kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
30 Nisan 2009, Perşembe
Sabah
 
Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Gündem Siyaset Ekonomi Yaşam Dünya Teknoloji Turizm Otomobil
 
24 Saat
24 Saat
Genelkurmay Karargâhı'ndaki toplantıya 97 gazeteci katıldı. Toplantı öncesi gazetecilere simit ve kaşar ikram edildi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

'Demokrasiye bağlıyız darbeci barındırmayız'

Ceyda KARAASLAN ANKARA
30.04.2009
Org. Başbuğ darbe sorusuna şu yanıtı verdi: Silahlı Kuvvetler demokrasi ve hukuk devletine bağlı ve saygılı bir kurumdur..
İLİŞKİLİ HABERLER
'Demokrasiye bağlıyız darbeci barındırmayız'
Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) demokrasiye ve hukuk devletine bağlı ve saygılı bir kurum olduğunun altını çizdi. Başbuğ, TSK içinde bir dönem darbe hazırlığı yapılıp yapılmadığını soran gazetecilere, "Silahlı Kuvvetler demokrasiye ve hukuk devletine bağlı ve saygılı bir kurumdur. TSK bünyesinde farklı düşüncede olan kimse bulunamaz ve barınamaz" mesajı verdi. Darbe günlükleri için "Kayıtlarımızda belge ve bilgi yok" diyen eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın sözlerini anımsatan Başbuğ, "Bu konulara ilişkin olarak şu anda TSK bünyesinde böyle bir sorun ve bu soruna yönelik bir araştırma, inceleme ihtiyacı da yoktur" dedi. Başbuğ, darbe günlüklerinin savcılar tarafından ayrıca soruşturulacağını belirtti ve bunun sürecin devam edeceği anlamına geldiğini söyledi. Org. Başbuğ, birincisini 16-17 Eylül 2008 tarihlerinde yaptığı "İletişim Toplantısı"nın ikincisini dün Genelkurmay Karargahı'nda yayın yönetmenleri ve Ankara temsilcilerinin katılımı ile gerçekleştirdi. Toplantıya Diyarbakır'da 9 askerin şehit haberiyle giren ve üzüntüsünü paylaşan Org. Başbuğ, "Türkiye terörle yaşayan bir ülke. Terörle mücadelede karamsarlığa düşerseniz bitersiniz. Güvenlik kuvvetlerimiz daha kararlı olarak devam edecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın" dedi. 90 dakika planlanan ancak 45 dakika uzayan toplantıda şu konulara değindi:

* Silahlar TSK'nın Değil: (Başbuğ, silah ve mühimmat arasındaki farkı kullanılmış lavı eline alarak anlattıktan sonra sözü, İstanbul'da devam eden dava sürecine getirip) "Soruşturma kapsamında bugüne kadar bulunan 45 adet silahın hiçbiri TSK envanterine ait değildir. Bu bizim için önemli. Kime aittir? Ayrı konu. Silah, Ordu'nun namusudur" dedi.

GÖMÜLÜ SİLAHLAR
* Emniyet Envanterine Vurgu:
MKE tarafından üretilen mühimmatın hepsi TSK envanterine girmiyor. Bazıları Emniyet Genel Müdürlüğü'nün ihtiyaçları için onlara devrediliyor. 1988 yılında 3 bin 300 tane savunma el bombası üretilmiş. Bunun 3 bini Emniyet'e verilmiş. Bu el bombalarından bir kısmı da bulunan mühimmatın içinde.

* Gömülü Silah Yok: Özel Kuvvetler'in, 1986'ya kadar yurdun çeşitli yerlerinde gömülü silahları vardı. Bunlar, 1998 yılına kadar depolara alındı. TSK'nın ülke sathında hiçbir yerde gömülü silah ve mühimmatı yoktur.

* Poyrazköy'e Herkes girebilir: Poyrazköy, Milli Savunma Bakanlığına ait bir arazi değil. Arazinin statüsü, ikinci derecede kara askeri yasak bölgedir ve sadece yabancılar giremez. Gerekli izin alınırsa bina da yapılır oturulur.

* Boş Lav Manidar: Poyrazköy'deki kazılarda beş tane boş lav paketlenmiş olarak bulundu. Boş lavı kullanma olanağı yok. Ben de soruyorum: "Bunu yapanlar, gömenler kim?"

* Askeri Yargı Görevde: Silah ve mühimmat konusu olduğu anda, Askeri savcıların hemen olayla ilgili soruşturma açıyor. Şu ana kadar bu konuda askeri soruşturma açılmayan hiçbir konu yoktur.

* Silahlara İki Adres: Silahların kaynaklardan birisi Irak. 4-5 sene önce Irak'a gittiğinizde sokakta neredeyse Doçka uçaksavar parayı verip çantasına koyup getirirdiniz. Diğer kaynak, iç güvenlik harekatları. Operasyona çıkan bir birliğin operasyondan sonraki üzerindeki mühimmatı tam kontrol etmemiz güç.

* Mühimmata yeni kimlik: TSK envanterindeki el bombaları ve lavların her birine gizli, silinmesi imkansız stok numarası verilemeye başlandı. Bu sistem kurulursa, bir yerde hata olmuşsa, o hatalıyı bulmamız çok kolay. İç Güvenlik Harekatı'ndaki mühimmat için sarf belgelerinin daha üst komutanlar tarafından onaylanması zorunluluğu getirdik.

"GATAKULLİ" TEPKİSİ
* GATA'ya sahip çıktı:
GATA'ya yapılan sevklerle TSK'nın ilgisi olduğu yalan ve çirkin bir iftiradır. İstanbul Tabip Odası sevkleri ve hastaların durumunu inceledi, usulsüzlük tespit etmedi. GATA Haydarpaşa'da yapılan her şey kanuna, mevzuata göre yapılmakta. Bu konuyu çirkin şekilde yalan ve iftiralarla gündeme getirmek ahlaksızlıktır.

* Etkin Pişmanlıkta İnce Ayar: TCK 221 ve CMK 171'de bir sorun yok. "Maddeyi değiştirelim" demiyoruz, öyle bir önerimiz yok. Teröristin dağdan inmesini cazip hale getirmek lazım. Bunun için Topluma Kazandırma Merkezleri yeniden kurulacak.

* Ermenistan-Azerbaycan: Ermenistan'la sınır kapısının açılması işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekilmeden olmaz. Başbakan'ın sözlerine aynen katılıyoruz.

* ABD'nin Talebi Yok: Yakın zamanda ABD Genelkurmay Başkanı Mullen ve ABD Başkanı Barack Obama'nın Ulusal Güvenlik Danışmanı James Jones ile görüştüm. Türkiye'de bir şey var. "Birisi geldiği zaman Türkiye'den bir şey ister." Yeter artık. Niçin böyle görüyoruz? Türkiye gerçekten büyük bir ülke. Görüşmelerde Türkiye'den ne Afganistan ne Irak'la ilgili hiçbir somut isteği olmamıştır.
Haberin fotoğrafları