kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
21 Nisan 2009, Salı
Sabah
 
Haberler Spor Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Magazin Sağlık Televizyon Yazarlar Kültür Sanat
 
24 Saat
24 Saat
Burçin Büke: "Oğlum Sarp ilk tekmesini İdil Biret konserinde attı. O tekmeyi Kenan Doğulu’da da atabilirdi. Çok ağlayan bir bebekti. Klasik müzik dinletince duruldu.

Anne karnındaki bebekler klasik müzik dinleyecek!

İLKER GEZİCİ
20.04.2009
Piyanist Burçin Büke ve ressam İsmail Acar, bebekler için 'Haydn for Babies' adlı bir klasik müzik albümüne imza attı. İkili, klasik müziği anne karnından başlayarak sevdirmeye amaçlıyor..
Ünlü ressam İsmail Acar ve ünlü piyanist Burçin Büke 'Haydn for Babies' adlı klasik müzik albümü için güçlerini birleştirdi. Klasik müziği sevdirmeye anne karnından başlamayı amaçlayan Büke bu albümde, 200'üncü ölüm yıldönümü sebebiyle Joseph Haydn'ın eserlerini bebekler için çaldı. İsmail Acar da bu albümün kapağı için bebekler, kelebekler ve meleklerden oluşan bir tablo yaptı. Burçin Büke albümü yapma nedenini oğlundan örnek vererek şöyle anlattı: "Oğlum Sarp eşim 4 aylık hamileyken ilk tekmesini İdil Biret'in konserinde attı. O tekmeyi Kenan Doğulu konserinde de atabilirdi. Sonra aklımda düşünceler başladı." Acar ise bu çalışmayla ilgili olarak, "Keşke benim annem de bana böyle bir şans verebilseydi" diyerek her annenin çocuğuna bu albümü dinleterek yatırım yapması gerektiğini söyledi.

ASKERDE TANIŞTIK
* Sizi bu albüm için biraraya getiren şey neydi? Burçin Büke: Bizi biraraya getiren şey askerlikti. Malatya'da askerdik ve orada dost olduk. Ama ne zaman bir çalışma hazırlığı içinde olsam, ilk olarak yakın dostlarıma danışırım. Bir gece saat 3'te İsmail'i aradım ve 'Böyle bir iş yapıyorum' dedim. İsmail Acar: Burçin'in müziğini yakından biliyordum. Bebeklere yapılan bir iş olduğunu anlatınca etkilendim ve Türkiye'deki bir müzisyenin eserine katkı sağlayabileceğimi düşündüm. Bebeklerle kelebekleri ve melekleri sonsuz doğanın içinde birleştirip resmettim. B.B.: Albüm kapağına da İsmail'in bu çalışmasını koyduk. Bebeklere klasik batı müziğini yapan ilk sanatçı benim. İsmail de ilk defa böyle bir iş çıkarttı. Sonuç olarak Türkiye'de ilk kez yapılan bir işe imza attık.

* Daha önce de çocuklara Mozart çalmıştınız. Bu albümde neden Haydn çaldınız?
B.B.: Bütün dünyada bu sene Haydn'ın 200. ölüm yılı anılıyor. Hayatı boyunca 800'ün üzerinde besteye imza atmış, klasik müzik tarihinin en verimli sanatçılarından biridir. Haydn'ın müziği çok çıplak ve rafine olduğu için çocukların çok kolay anlayabileceği, eğlenebileceği bir tür. Yani onları pozitif yöne götürecek bir müzik türü... Artık klasik batı müziğine ilgi çok azaldı. Bunu özellikle bebeklere yapıyorum ki; klasik müziği anne karnından itibaren sevdirmeye başlayalım. Bu çalışma da hakikaten özverili bir iş oldu.

* Peki albümden ne gibi beklentileriniz var?
B.B.: Bu albümü ya bir kişi ya da bir milyon insan dinlesin. Arada bir şey istemiyorum. Ben ikinci şıkkı düşünüyorum. Çünkü çok dolu bir albüm oldu... 100 haneli bir köye, iki tane CD sokarsak bence büyük başarıdır. İ.A.: Bence güzel bir eser çıktı ortaya. Bunu bütün anne adaylarına ve annelere tavsiye ediyorum. Bu çocuklara gelecek adına çok büyük bir şans. Bunu çocuğunuza bir yatırım gibi de düşünebilirsiniz. Bu CD bence Türkiye'de yüzbinler, milyonlar satması gereken bir CD... Bence bu şansı anneler çocuklarına vermeli. Keşke benim annem de bu şansı bana verebilseydi.

BEBEĞE DE AYNI YORUM

* Aslında klasik müziğin çocukların gelişmesindeki etkisi bilimsel kaynaklarla da açıklandı. Peki siz böyle bir çalışma yapmaya nasıl karar verdiniz?
B.B.: Benim oğlum (Sarp) eşim dört aylık hamileyken ilk tekmesini İdil Biret'in konserinde attı. O tekmeyi Kenan Doğulu konserinde de atabilirdi. Bu tabii ki ayıplanacak bişi değil. İdil Biret benim çok saygı duyduğum bir insan olduğu için, oğlum da o konserde tekme attı. Ondan sonra benim aklımda düşünceler başladı. Doğduktan sonra da Sarp çok ağlayan, zırlayan bir çocuktu. Bir sene boyunca uyamadık yani. Ben ona, sonrasında klasik batı müziği ve Jazz Kitcheners dinlettim. Baktım çocuk durulmaya başladı o müziği dinlerken...

* Çocuklar için çaldığınız müziğin büyüklerinkinden farkı nedir? Çalış şekliniz mi yoksa yorumlama şekliniz mi değişti?
B.B.: Hayır kesinlikle hiçbir şeyideğiştirmiyorum. 60 yaşında bir insana ne çalıyorsam, nasıl bir yorum yapıyorsam, bebeğe de aynı yorumu yapıyorum. Bir büyüğün algısıyla, bir bebeğin algısı aynı şekilde... Duygusallığı da aynı, romantizmi de...
Haberin fotoğrafları