kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
22 Mart 2009, Pazar
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Çizerler
Sabah Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Buzz
 
24 Saat
24 Saat
MUHARREM SARIKAYA

Kurtulmuş: AKP'nin oylarını CHP artırdı

ERZURUM / TRABZON

Tanımadan sesini dinleseniz, İngiliz İşçi Partisi veya Avrupa'daki sosyal demokrat bir partinin lideri konuşuyor sanırsınız.
Emperyalizme karşı çıkan, "Kapitalizm çöktü" diyen bir yaklaşım sergiliyor.
Birinci sıraya emeğin hakkını koyuyor, neo-liberal politikaları yerden yere vuruyor, "ABD'nin Ilımlı İslam Politikası, emperyalist amaçları için İslam'dan medet ummaktır" diyor.
Bu sözlerin sahibi Saadet Partisi lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş...
Erzurum ve Trabzon'da düzenlediği mitinglere giderken uçakta sohbet ediyoruz...
Başlangıçtaki tespitimi kendisine aktarıp, "Yeşil sosyalist söylemler" dediğimde; "Artık sağ-sol kalmadı, biz merkezdeyiz" tepkisini gösteriyor.
Uzmanlık alanı olan ekonomi ile sohbete devam ediyoruz.
Hükümetin tarımdaki yanlış politikaları sonucu, bütün üretim alanlarının kapandığını, çiftçinin ekonomik olarak öldürüldüğünü söylüyor.

'Kapitalizm çöktü'
Bu aşamada neo-liberal politikaları eleştiriyor. Küresel krizin de bu politikaların çökmesi sonucu ortaya çıktığını belirterek, "Bu kapitalizmin de çöküşüdür" diyor.
Burada, eleştiri oklarını Başbakan Erdoğan'a çeviriyor.
Dikkat ediyorum vücut dilinde ve cümlelerindeki kurguda Başbakan Erdoğan'ı anımsatıyor. Sözü Erdoğan'ın işverenlere söylediği söze getiriyor:
"İşvereni işçi çıkarmaması için tehdit etmek yerine teşvik etmeyi başarmalı. Bunu kamu kurumlarını özelleştirirken düşünmeliydin."
Geniş aile dayanışması sayesinde toplumun ayakta durduğunu, ancak sosyal bir patlamaya doğru da hızlı adımlarla ilerlediğini belirtiyor.

Sorumlusu derin CHP...
Hedefine Erdoğan'ı koyunca "Krizde kitleler hükümete desteğini sürdürüyor" diyorum.
Kurtulmuş şu tespiti yapıyor:
"AK Parti'nin bu kadar olumsuzluğa rağmen başarı elde etmesinin gerisinde yatan neden, gerilim çatışma siyaseti üretmesinden kaynaklanıyor. Bilinen soğuk savaş siyaseti yapıyor. CHP'nin de AK Parti'nin bu siyaseti uygulamasında vebali var. CHP muhafazakâr kesim üzerinden çatışmaya girdi. AKP oyları CHP sayesinde arttı. 22 Temmuz öncesi anketlerde AK Parti'nin oyu yüzde 26-29 bandındaydı. CHP 'Eşi türbanlı biri Cumhurbaşkanı olur olmaz' tartışmasına girdi, AK Parti'yi yüzde 47'ye fırlattı..."
Bugün de durumun aynı olduğunu ileri sürüp devam ediyor:
"CHP, Kuran kursu ve çarşaf açılımı yaptı, bunu sürdürebilirdi. Yine derin CHP devreye girdi ve açılımın önünü kesip tartışmayı yine dindarlaik çatışmasına çekti..."
AK Parti'nin, Doğu'da DTP üzerinden "Onlar kazanırsa terör gelir", Batı'da da CHP üzerinden "Aman din düşmanı gelmesin" propagandası yaptığını, diğer taraftan soğuk savaş dönemindeki söylemde bulunup, "iktidar partisinin adayına oy vermezseniz size hizmet gelmez" tehdidinde bulunduğunu söylüyor.

'Değiştim, demekten değiştiremiyor'
SP'nin bu seçimde alacağı oy konusunda rakam vermiyor; "SP bu seçimde işaret fişeğini atacak. Hedefimiz 2011" demekle yetiniyor.
Siyasetin merkezinin SP olacağını ileri sürüp devam ediyor:
"Bu seçimde tabii ki sihirbazın değneği yok. Bir anda büyük oy zıplaması yapmamızı kimse beklemesin. Ama 2011'deki seçimde muktedir siyasetin merkezi SP olacak."
Eski Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın gölgesinin SP üzerinde olmadığını söylüyor.
Sözü yine AK Parti'ye ve Erdoğan'a getiriyor:
"Ama hükümet maksimum desteğe karşı minimum hizmet veriyor. Millet, refahın topluma yayılması, özgürlük alanının genişlemesi, statükonun ortadan kaldırılması ve sivil Anayasa için oy verdi. AK Parti bunları bıraktı; 'Ben değiştim' diye ispata çalışmak için statükoyu değiştiremiyor."
Erdoğan'ın imam hatiplerdeki katsayı problemini, Kuran kursları sorununu çözmek yerine "Cargill'in menfaatini koruyan yasayı 10 dakikada tüm tepkilere rağmen Meclis'ten geçirdiğini" söylüyor.
Tarikatların AK Parti'ye desteğinin sürdüğünü anımsattığımızda sorumluluğu yine CHP'ye yüklüyor:
"CHP'nin söylemleri onları diğer tarafa itiyor. Oysa bünyelerinde ciddi eleştiriyorlar..."
"Milli Görüş" söyleminden hiç söz etmediğini belirtip, "Siz de gömlek mi çıkardınız?" dediğimde Mevlana'nın "Bir ayağın değerlerinde sabit, diğer ayağın ise toplumun bütün kesimlerine açık, engin düşünceli olmalı" sözünü hatırlatıp ekliyor:
"Biz emperyalizme karşı, özgürlük taraftarı, maneviyatçı her kesimle bir arada oluruz. Çimentomuz Müslümanlıktır. Onlar sabit ayağı kaybetti..."
Erzurum ve Trabzon meydanlarında da hedefine yine Erdoğan'ı koyuyor.
Vatandaşın kendisine, "Numan, Numan ortalık toz duman" dediğini belirterek, ekonomi ile birlikte, milli, manevi değerler üzerinden hükümete yükleniyor.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın