kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
14 Mart 2009, Cumartesi
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Emlak Buzz
 
24 Saat
24 Saat

Sizin hayranınız olabilir miyim?

SAMİ TOSUN
13.03.2009
"Vay anasını sayın seyirciler!.." Evet efendim, tam da bu lafı söyleyebileceğimiz bir durumla karşı karşıyayız... Geçen haftaki 'rap' ve 'Sagopa Kajmer' muhtevalı yazımdan sonra, kimi kendisini 'fan' olarak adlandıranlar olmak üzere bir kısım arkadaştan tam 418 tane mesaj aldım. Bunların bir kısmı, anladığım kadarıyla, rakip 'rap' ekollerinden, karşı-taraf-hayranlarından, tebrik yolluyorlar; bir kısmı ise mükerrer, hırsını alamayıp arka arkaya sövgü mesajları yollamış; bir kısmı da benim zaten 'Sago'nun derinliğinden ne anlayacağım üzerine döktüren ve takriben 16-17 yaşlarındaki gençlerden oluşan bir 'hayran' kitlesi...

ÖZÜR DİLESENE LAN!
Aslında ben bu 'hayranlık' müessesesini hiç anlayabilmiş değilim. Sağlıklı insanların, "Ben falancanın fanatiği Mükerrem, memnun oldum," gibi cümleler kuruyor olmasına da aklım pek ermez, ezelden beri. Neyse, onca küfür arasında, ayrıca bana ille de özür diletme merakındaki bir kısım genç kardeşimizin olduğunu da hayretle müşahade ettim. İçlerinden birinin mesajı hayli enteresandı, harf vesaire hatalarına dokunmadan aktarmak isterim: "sami tosun beyfendi hakkında örgütlenmiş bulunmaktayız bızden we sagopa kajmerden özür dileyeceksınız..gerek gazetede gerek açtığımız gurupta...

ÖZÜR DİLEYİN..."
Durdum, düşündüm. Genç kardeşlerimiz örgütlenecek başka bir şey bulamamış, benim hakkımda örgütlenmiş, dedim kendi kendime. Ne güzel... Öte taraftan, örgütlü küfür toplumu olmuşuz da haberimiz yokmuş... "Benden özür dile! Benden özür dile lan bilmem ne, bilmem ne evladı!.." Sonra, yazı hayatım gözlerimin önünden bir film şeridi gibi geçmeye başladı. Ne çok özür diletmeye çalışan olmuş. "Çankırılılara laf ettin, bütün Çankırılılardan özür dile!" "Bak örgütlenir attırırız seni gazeteden!" "Özür dilesene lan!" E, özür falan dilemiyorum tabii, öylece geçip gidiyor zaman... Ama gençliğin hali beni fena halde endişelendiriyor. Şahsen bu memleketin gençlerinin geçirdiği evrimi şu Abbas Güçlü İle Genç Bakış programı üzerinden haftalık olarak takip ediyorum. Aslında genel durum pek de bizim Sagopa Kajmer 'hayranları'ndan farklı değil. (Böyle Abbas Güçlü'ye böyle gençlik, mi desem ya da?) İçimde hep bir his var, gençliğin geriye doğru evrildiği yönünde. (Dolayısıyla, Bilim ve Teknik dergisinin kapağından 'Darwin ve evrim' meselesini çıkarttıran TÜBİTAK zihniyetinin mutlaka bilimsel bir açıklaması olduğu kanaatindeyim. Öyle inanmak istiyorum da diyebiliriz.) Etrafımda görebildiğim kadarıyla, geçtim liseyi falan, üniversite mezunu gençlerin çok azı iş bulabiliyor. "Ey hükümet, ey devlet, bize iş bulsana!" diye örgütlenmek yerine, "Hadi hayran ve fan arkadaşlar, hep beraber Sami Tosun'a sanal ve banal postalar yollayıp ona özür diletmek için örgütlenelim," diye teyakkuza geçiyorlar.

ABBAS GÜÇLÜ UYARIYOR!
(Bu arada, Genç Bakış'taki performansıyla beni hayretlere gark eden Abbas Güçlü hakkında da bir not düşmek isterim. Hazır seçim atmosferine de girilmişken, çıkarıyor adayları ekrana, "Ankara'da kime oy vereceksiniz?" başlıklı bir de anket düzenliyor, herkes kontör -yani para- karşılığı cep telefonundan mesaj yolluyor, Abbas Bey hasılatı artırmak için, "SMS mesajınızı yollayın, yoksa seçim günü şu oldu, bu oldu deme hakkınız olmaz," diye 'uyarı'larda bulunuyor, vatandaş daha fazla SMS yolluyor, hasılat büyüyor... Ne acayip bir memleket burası yahu!..) Sagopa Kajmer meselesine tekrar dönersek... Değerli gençler, 'isyankâr' olmak ve/veya gözükmek için böyle şeylere -kendini 'rap evliyası olarak tanıtan kimselere- hakikaten ihtiyacınız yok. Muhtaç olduğunuz kudreti aradığınız takdirde, bir yerlerde mutlaka bulursunuz...