kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
21 Şubat 2009, Cumartesi
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Çizerler
Sabah Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Buzz
 
24 Saat
24 Saat
ERDAL ŞAFAK

İzlenimler...

Doğan Yayın Holding'in üç üst düzey yöneticisi, Mehmet Ali Yalçındağ, Ertuğrul Özkök ve Soner Gedik dün kendileri dışındaki medya kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldiler.
Yemekli sohbet toplantısına SABAH adına biz katıldık.
Konu malum; Maliye Bakanlığı inceleme elemanlarının 2003-2007 dönemini kapsayan denetimleri sonucu Doğan Yayın Holding'e 862 milyon 440 bin TL vergi aslı ve cezası tebliğ edilmesi.
Doğan Grubu yöneticileri, bizimle sohbetten sonra tüm medyanın çağrılı olduğu bir basın toplantısı düzenledikleri için, konuyla ilgili açıklamalarını ve savunmalarını Ekonomi sayfalarında bulabilirsiniz.
Biz yalnızca izlenimlerimizi paylaşacağız.
Her şeyden önce, sadece Doğan Yayın Holding'in değil Aydın Doğan patronajındaki tüm şirketlerin, maddeten ve manen yıpratıcı, zor bir sürece girdiklerini belirtmemiz gerekiyor.
Çünkü; gruba tebliğ edilen 862.44 milyon liralık vergi aslı ve cezası, sadece bir şirketle, Doğan Yayın Holding'le ilgili. (Not: O tutar da gecikme zammı ve faiziyle daha şimdiden 988 milyon lirayı aşmış durumda.)

Uzun yargı süreci başlıyor
Oysa Maliye'nin 20'ye yakın uzmanı Aydın Doğan'a ait 7 şirkette eşzamanlı olarak denetim başlattı. Doğan Grubu'nun tüm faaliyetinin yüzde 90'ını gerçekleştiren bu 7 şirket şöyle: Doğan Yayın Holding ile onun iştirakleri olan Hürriyet, Doğan Gazetecilik, Doğan Dış Ticaret, Işıl Ticaret. Ayrıca, POAŞ ile tüm grubun asıl sahibi olan Doğan Holding. (Yani Doğan'ın aile şirketi.)
Diğer 6 şirkette de denetim bitti, halen raporlar hazırlanıyor. (Bir not daha: Sadece Doğan Yayın Holding'le ilgili 17 rapor yazıldı.)
- Peki, yazımı süren veya henüz gruba tebliğ edilmemiş olan bu raporlarda da "Şok cezalar" kesilmiş olabilir mi?
Doğan yöneticileri, "Her şey mümkün" diyorlar ve ekliyorlar: "Henüz bilgiye sahip değiliz, Ama kaygılarımız var. Umarız yanılırız."
Soruyla başladık; sora sora gidelim...
- Bundan sonra ne olacak?
Denetçi raporunun geri çekilmesi de, Maliye'nin işleme koymaması da yasal olarak mümkün değil. Ayrıca "Vergi kaçakçılığı" ile suçlanıldığı için geçmişte POAŞ'ta olduğu gibi uzlaşmaya da gidilemiyor. Bu durumda oklar tek yönü gösteriyor: Yargı. Doğan Grubu vergi mahkemesine dava açacak. Çıkacak karara göre Maliye Bakanlığı veya Doğan Grubu, Danıştay nezdinde itiraz edecek. Daha sonra Danıştay'ın kararına da Maliye veya Doğan Grubu itirazda bulunacak ve dosya Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulu'na gidecek.
Tüm bu dava sürecinin tamamlanmasının 4-5 yılı bulabileceği ifade ediliyor. (Hatta bir yönetici 7 yılı bile telaffuz etti.) Bir başka deyişle, Doğan Grubu'nun en önemli 7 şirketi için -iyimser tahminle- en az 5 yıl sürebilecek zor mu zor bir dönem başlıyor. Bu döneme "Belirsizlik" hâkim olduğu için, grup bir dizi sıkıntıyı göğüslemek zorunda kalacak: Bankalarla kredi ilişkilerinde, yabancı ortaklarıyla ve yabancı yatırımcılarla ilişkilerinde, 70 bini aşkın küçük ortağıyla ilişkilerinde...
- Bu gelişmeleri siyasi baskı mı tetikledi? Başlıca etken siyasi iktidarın Doğan medyasının yayınlarından duyduğu rahatsızlık, hatta öfke mi?
Doğan Yayın Holding'in üst düzey yöneticilerinin bundan böyle konuyu bu nedene bağlamaktan kaçınmaya hazırlandıkları izlenimini edindik. Bir meslektaşımızın yaptığı hatırlatmaya onlar da katıldı: Hiçbir bürokrat, iktidarın talimatıyla böyle bir rapor hazırlamaz. Birincisi, Maliye'nin köklü geleneğinden ötürü. İkincisi, Cumhuriyet tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir cezaya siyasi baskılarla hükmederse, ilerde bunun hesabının sorulacağı korkusuyla.
- O halde gerçek ne?
Bu tür uygulamanın kapısını aralayabilecek ciddi bir muhasebe hatası veya işleminden söz edilebilir. Örneğin, sorunun can alıcı noktasını oluşturan Doğan TV Holding'in yüzde 25'inin 375 milyon avroya Axel Springer'e satışının defterlere işlenmesinde ortaya çıkan yorum farkları gibi. Doğan Yayın Holding, hisse satışını muhasebe kayıtlarına önce 26 Aralık 2006 tarihiyle işliyor, ancak Noel tatili nedeniyle Almanya'dan para transferinin gecikeceği anlaşılınca, bu işlem bir ters kayıtla iptal ediliyor. Daha sonra da kayıtlara işlemin 2 Ocak 2007'de tamamlandığı notu düşülüyor. Denetçi bu düzeltmeyi "Muhasebe hilesi" diye yorumluyor, Doğan Grubu mali uzmanları ise yapılan işlemin Vergi Usul Kanunu'na uygun olduğunu savunuyor.
Gerçekler uzun yargı sürecinde ortaya çıkacak. Ama yukarda da dediğimiz gibi, Doğan Grubu o tarihe kadar zor ve zorlu günlerden geçecek...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın