kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
31 Ocak 2009, Cumartesi
Sabah
 
Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Gündem Siyaset Ekonomi Yaşam Dünya Teknoloji Turizm Otomobil
 
24 Saat
24 Saat

''Çöp, çukur, çamur tarihe geçti"

Giriş Saati : 31.01.2009 17:12
Güncelleme : 31.01.2009 23:05
Yeni Haber
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''bir zamanlar İstanbul'u çamur deryasına çevirenlerin, şimdi seçim meydanlarında kendilerine, belediyeye çamur atmaya çalıştıklarını'' söyledi.

Erdoğan, Topkapı Fetih Parkı'nda inşa edilen Türkiye'nin ilk panorama müzesi olan ''Panorama 1453 Tarih Müzesi''nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin tamamladığı Şişhane-Maslak arası metro hattının açılışını dün yaptıklarını hatırlatarak, oradaki büyük coşkuyu bugün burada görmenin kendilerine ayrı bir mutluluk verdiğini belirtti.

İstanbul'u bir taraftan raylı sistemle ördüklerini, metro ile donattıklarını ifade eden Erdoğan, ''Bugün ise burada İstanbul'un tarihi kimliğini ve tarihi mekanlarını yeniden ihya eden bir düzenlemeyle inanıyorum ki, kendi kültür dünyamızın gönül raylarını döşüyoruz'' dedi.

Erdoğan, İstanbul'da ilk metronun 1875 yılında inşa edilen Karaköy-Tünel hattı olduğunu, bu hattın aynı zamanda, dünyanın da ilk metro sistemleri arasında bulunduğunu, Cumhuriyet'ten sonra İstanbul'da toplu ulaşımda ağırlıklı olarak sadece tramvayın mevcut olduğunu anlattı.

1953 yılında tramvaydan troleybüse geçildiğini, 1984'te de troleybüs işletmesinin tasfiye edildiğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Yerine ne kondu? Trafik çilesi kondu. Yerine trafik keşmekeşi kondu, trafik kargaşası kondu. İstanbul'a, İstanbullu hemşehrilerime hizmet yerine eziyet sunuldu. Çöp, çukur, çamur sunuldu. Bir zamanlar dünyada ilk metro hatlarına sahip İstanbul, kifayetsiz eller yönetiminde bütün şehircilik avantajlarını yitirdi ve biz geldik. İstanbul'a yeniden avantaj kazandırdık. Biz geldik, yeniden İstanbullular'a yeniden hizmet kazandırdık. Biz geldik, İstanbullu kardeşlerime yeniden İstanbul'un güzelliklerini kazandırdık.''

Başbakan Erdoğan, ''AK Parti iktidarı olarak İstanbul'da 5 yılı belediyecilikte de geride bıraktıklarını ve geçen 5 yıllık dönemde ak belediyecilik farkını ortaya koyduklarını'' dile getirdi.

AK Partili belediyelerin özellikle İstanbul'a ulaşım başta olmak üzere, büyük yatırımlar, büyük hizmetler kazandırdıklarını ifade eden Erdoğan, ''Çöp, çukur, çamur. Bunlar büyük ölçüde hamdolsun tarihe geçti, oralarda kaldı''dedi.

Erdoğan, şu anda Londra ve Paris'in metro hatlarıyla yarışan, modern ulaşım imkanlarıyla boy ölçüşen bir İstanbul'un var olduğunu kaydetti.

HABİTAT'TA İSTANBUL

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''kendilerinden önceki dönemde İstanbul'un çöp yığınları içinde olduğunu'' ifade ederek, Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldiği ilk yıllarda İstanbul'da ''Habitat-2'' toplantısını yaptıklarını, bu toplantının sonuç bildirgesine İstanbul'un, ''dünyanın en temiz kentlerinden biri olarak geçtiğini'' söyledi.
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Fakat biz iktidarda olmasaydık, önceki iktidar döneminde bu 'Habitat-2' toplantısı yapılmış olsaydı, İstanbul rezil olacaktı. Niçin? Çünkü İstanbul o zaman çöp dağları ile hava kirliliği ve susuzlukla anılıyordu. Gelen misafirler, muslukları açtığı zaman o musluklardan ne renk su akacaktı? Yeşil mi, kahverengi mi? Herkes bunu merak ediyordu. Çünkü, zaman oluyor yeşil akıyordu yosundan dolayı, zaman oluyor kahverengi akıyordu. Şu anda alt yapısıyla, üst yapısıyla, ulaşımıyla, bütün bu imkanlarıyla, tarihiyle, medeniyetiyle, bütün dünya şehirleriyle, yeniden boy ölçüşen bir İstanbul var.''

''AZİZ İSTANBUL'U YERLE BİR ETTİLER''

''Dikkat edin 'yeniden' ifadesini kullanıyorum. Çünkü İstanbul zaten büyüktü. Çünkü İstanbul zaten azizdi. İstanbul zaten muhteşemdi. İstanbul bizden önceki dönemlerde dünyaya bu vizyonunu göstermişti. Bu aziz İstanbul'u adeta yerle bir ettiler'' diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

''Bizden önceki iktidarları biliyorsunuz. Bunun içinde hangi zihniyetlerin olduğunu biliyorsunuz. Rüyalar şehri İstanbul onların elinde. Bir anda kabuslar şehrine dönüştü. Masallar şehri İstanbul, bir anda kara delikte adeta kayboldu gitti. İşte İstanbul'u yutan, İstanbul'u yok eden o kara delik CHP zihniyetiydi. İşte İstanbul'un üzerine bir karabasan gibi çöken o kabus, o CHP zihniyetiydi. O çöp yığınlarının altından, o çamur deryasından, o çukurların içinden yolsuzluk çıktı. Biz geldik yolsuzluğu bertaraf ettik. Bir zamanlar İstanbul'u çamur deryasına çevirenler, şimdi seçim meydanlarında bizim iktidarımıza, belediyemize çamur atmaya çalışıyorlar. Ve diyorlar ki, 'Siz İstanbul için hiçbir hizmet üretmediniz'. Elinize, dilinize dursun. Gelin şurayı bir görün.''

''BİZ EDEBİYATIMIZDAKİ, TARİHİMİZDEKİ İSTANBUL'U
CANLANDIRIYORUZ''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, tarihteki, edebiyattaki İstanbul'u canlandırdıklarını bildirerek, ''Yavrularımız, geleceğe o tarihin mehabetiyle bakacaklar ve 'Ben neymişim' diyecekler, bunu görecekler'' dedi.

Topkapı Fetih Parkı'nda inşa edilen ''Panorama 1453 Tarih Müzesi''nin açılışında konuşan Erdoğan, büyük bir cihan imparatorluğunun mirası olan İstanbul'un, Bursa, Van, Diyarbakır, Trabzon, Sivas, Konya, Edirne ve Sakarya'yı temsil ettiği gibi, Saraybosna, Gümülcine, Üsküp ve Priştine'yi de temsil ettiğini söyledi.

''Burası İstanbul, İskeçe'nin, Girne'nin, Gazi Magusa'nın, Kerkük'ün, Kırım'ın, Hicaz'ın, Şam'ın, Bağdat'ın, Yemen'in, Trablus'un da emanetini, hatırasını yüreğinde hisseder'' diyen Erdoğan, İstanbul'da, Bakü'nün kardeşliğinin, Karadağ'ın acısının da yüreklerde hissedildiğini vurguladı.
Başbakan Erdoğan, İstanbul'da herkesin kendi çapına, anlayışına, felsefesine uygun, kendine yakışan şehirler inşa ettiğini belirterek, şöyle konuştu:

''Biz şiirlerdeki İstanbul'u canlandırıyoruz. Biz masallardaki İstanbul'u canlandırıyoruz. Biz şarkılardaki, türkülerimizdeki İstanbul'u canlandırıyoruz. Biz edebiyatımızdaki, tarihimizdeki İstanbul'u canlandırıyoruz. Bugün burada açılışını gerçekleştirdiğimiz Panorama 1453 Tarih Müzesi, Topkapı Kültür Parkı ve Sosyal Tesisleri de bu anlayışımızın bir yansıması.''

Projenin kendisinin İstanbul Belediye Başkanı olduğu dönemde başladığını, Kadir Topbaş'ın başkanlık dönemine kadar projede bir durgunluk olduğunu ifade eden Erdoğan, kendi döneminde, alt geçitlerin bir kısmının büyük ölçüde bittiğini ama üst düzenlemelere girilemediğini söyledi.

Başbakan Erdoğan, ihalesine varıncaya kadar projenin tamamının kendi döneminde bittiğini belirterek, ''İstanbullu hemşehrilerimizin hizmetine sunmak da şimdi hamdolsun Kadir başkanımıza nasip oldu. Sayın Topbaş'ı ve bu projelerde emeği geçen mimarından, mühendisine, işçisine kadar, yüklenici firmanın değerli yöneticilerine kadar herkesi şahsım, İstanbullular, ülkem, milletim adına tebrik ediyorum kutluyorum'' dedi.

TOPKAPI'NIN ESKİ HALİ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Değerli İstanbullular, sizler bu Topkapı'yı, bu sur diplerini, bu sur çevresini çok iyi hatırlarsınız. Burası bir mezbelelikti. Tinercilerin, şehir eşkiyalarının, dolandırıcıların kol gezdiği yerlerdi. İnsanlarımız, kadınlarımız, çocuklarımız belli bir saatten sonra dolaşmaya korkarlardı. Biz dedik ki 'Topkapı, tarihi İstanbul'un, sur içi İstanbul'un giriş kapısıdır. Burası 29 Mayıs 1453 günü İstanbul'u fetheden o şanlı komutanın, o şanlı askerin İstanbul'a girdiği kapıdır. Burası Ulubatlı Hasan'ın Türk bayrağını diktiği yerdir. Mehter marşlarıyla İstanbul'u titrettiğimiz yerdir' hani o şiirde de, marşta da söylendiği gibi...Diyor ya, (Yürekler kabarık gözlerde damla/Mehteri saygıyla dur da selamla/Bir huşu içinde dinle gülbankı/Sesleniyor tarih bu ses o yankı/Sen böyle yürürken tuğla, sancakla/Türkün savaşları geliyor akla/Asırlar boyunca çınladı serhad/Doğudan batıya Yemen, Belgrad/ Duyarak bakışan gözler görüyor/Fatih Topkapı'dan şehre giriyor.) Değerli İstanbullular işte bugün o marşlarımızdaki ruhu, ecdadımızın, atalarımızın ruhunu, o 29 Mayıs 1453 gününü yeniden yaşıyoruz. Topkapı'yı yeniden tarihi hüviyetine kavuşturuyoruz. İstanbul'u o günkü coşkuyla bir kez daha selamlıyoruz.''

Erdoğan, projelerin tamamlanmasıyla çocukların anne ve babalarıyla buralara geleceğini hem dinleneceğini hem de tarihle iç içe olacağını kaydederek, ''Yavrularımız, geleceğe o tarihin mehabetiyle bakacaklar ve 'Ben neymişim' diyecekler bunu görecekler. Bir aşağılık kompleksi içinde yetişen gençlik istemiyoruz, tam aksine kendine öz güveniyle yetişen bir gençlik istiyoruz. İşte bununla olacak bu'' dedi.

Başbakan Erdoğan, buranın sosyal tesisleri, alışveriş merkezleri, çocuk oyun alanlarıyla Osmanlı mimarisine, Selçuklu mimarisine uygun camileriyle, evleriyle, peyzajıyla, otoparklarıyla İstanbullulara uzun yıllar hizmet edecek bir meydan olduğunu söyledi.

İLK PANORAMİK MÜZE

Bu proje kapsamında ''Panorama 1453 Tarih Müzesi'' adını verdikleri müzeyi de İstanbul'a kazandırdıklarını hatırlatan Erdoğan, müzenin Türkiye'nin ilk panoramik müzesi olma özelliğini taşıdığını vurguladı.
Başbakan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

''Panoramik, yani sizi sağınızdan, solunuzdan, üstünüzden tamamen kuşatan kubbe halinde bir resim. Dünyada şu anda buna benzer yaklaşık 30 kadar müze var. Ancak bugün burada açılışını yapacağımız müze, üstü kapalı olan tek panoramik müze olarak bir ilk olma özelliği taşıyor. O gün 1453'te gök kubbe altında yaşanan fetih coşkusu, bugün bu kubbe altında bir kubbe şeklinde müzede resmediliyor. İstanbullular buraya geldiklerinde İstanbul'un fethini adeta bir film izler gibi izleyecek, fetih coşkusunu yüreklerinde hissedeceklerdir.''

''Medeniyetler beşiği İstanbul''un 2010 Avrupa Kültür Başkenti ilan edildiğini anımsatan Erdoğan, tarihi ve kültürel eserleri restore ederek, önemli caddeleri, caddelerdeki binaların cephelerini, çehresini değiştirerek İstanbul'u gerçek anlamda bir dünya şehrine dönüştürdüklerini söyledi.
Başbakan Erdoğan, tarihi eserleri yeniden ihya ederek, sosyal ve kültürel yaşamına kazandırdıklarını, bunun için Büyükşehir Belediyesinin bir proje hazırladığını ifade ederek, ''Bunu birlikte hazırladık. Önümüzdeki dönemde Kadıköy'den Sultanahmet'e, Süleymaniye'den Eminönü'ne, Fatih'ten Maltepe'ye kadar 57 adet tescilli eseri restore edeceğiz. Aynı kapsamda belli başlı meydanları ve büyük caddeleri de inşallah bütünüyle elden geçirerek İstanbul'u sadece Avrupa değil, bir dünya başkenti haline getireceğiz'' diye konuştu.

''BURASI BİR EMNİYET YURDUDUR. HUZUR ŞEHRİDİR.
TAHAMMÜL, UZLAŞI ŞEHRİDİR. BURASI MEDENİYETİN
BEŞİĞİDİR, MEDENİYETLERİN ÇEYİZ SANDIĞIDIR.
BURASI İSTANBUL'DUR''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'un, bir emniyet yurdu, huzur, tahammül, uzlaşı şehri olduğunu belirterek, ''Burası medeniyetin beşiğidir, medeniyetlerin çeyiz sandığıdır. Burası İstanbul'dur'' dedi.

Başbakan Erdoğan, ''Panorama 1453 Tarih Müzesi''nin açılışında yaptığı konuşmada, dün Şişhane-Maslak arası metro hattını hizmete açtıklarını anımsatarak, ''Bu metroya hiç binmeyecek misiniz? Taksim-4. Levent Metro hattına hiç binmediniz mi? Bunları kim yaptı? CHP mi yaptı? Bunları bir görün'' diye konuştu.

Her zaman, ''Bunlarda göz var, görmezler. Bunlarda kulak var, duymazlar. Bunlarda dil var, ama gerçekleri konuşamazlar'' dediğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Şimdi onlara buradan tekrar soruyorum. Şu İstanbul'da dikili ağacınızı söyleyin de, bir ziyaret edeyim. İstanbul'da başlayıp bitirdiğiniz bir eser söyleyin de, ziyaret edeyim. İstanbul'un 2010 Avrupa Kültür Başkenti ilan edilmesinde sizin ne katkınız oldu? İstanbul'un kongre turizminin merkezi olmasında sizin ne katkınız oldu?
Biz İstanbul'un 148 yıllık rüyasını Marmaray Projesi'ni gerçekleştirdik. Siz İstanbul'un önüne taş koymaktan, Marmaray Projesi'ne engel olmaktan başka ne yaptınız? İstanbul ile Ankara arasını 3 saate indirmek için çalışıp çabalarken siz Ankara ile İstanbul arasında milletle devlet arasında psikolojik duvarlar örmekten başka ne yaptınız? Biz İstanbul-Bursa arasını 75 dakikaya indirirken, siz İstanbul'un büyümesine gelişmesine set koymaktan başka ne yaptınız? Biz sizin ne yaptığınızı çok iyi biliyoruz. İstanbullu hemşehrilerim sizin ne yaptığınızı çok iyi biliyor. Siz İstanbul'u kuruttunuz. Her yanı denizlerle çevrili İstanbul'u susuz bıraktınız.''

HALİÇ'İN DÜNÜ BUGÜNÜ

Çeşme, hayrat, sebil ve sarnıçlarıyla dünyanın en gelişmiş su medeniyeti olan İstanbul'un, susuzluğa, kuraklığa, mahkum edildiğini kaydeden Erdoğan, ''Yolları çamurlara terk ettiğiniz yetmediği gibi, musluklardan çamur ve yosunlu su akıttınız'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, ''İstanbul'un tüm değerlerinin ve güzelliklerinin mahvedildiğini'' ifade ederek, gençlere Haliç'in eski halini anlattı.
Somut ve ispatla konuştuğunu ifade eden Erdoğan, ne yapacaklarını değil, ne yaptıklarını anlattığını, insanların İstanbul'un ''Altın Boynuz''u olan Haliç'ten burnunu kapatarak geçtiği dönemlerin yaşandığını, Haliç'te denize girebilmek bir yana bir balığın bile yaşayamaz hale geldiğini hatırlattı.

Başbakan Erdoğan, Haliç'i kirlilikten kurtardıklarını, yeni çevre düzenlemesiyle ve mimarisiyle bir kültür merkezi haline getirdiklerini dile getirerek, artık Haliç'te, Boğaz'da yüzme yarışlarının düzenlendiğini, onlarca çeşit balık yaşadığını, Galata Köprüsü üzerinde insanların balık tuttuğunu vurguladı.

Recep Tayyip Erdoğan, ''Artık oltalar boş çekmiyor, dolu çekiyor. Çünkü AK Parti belediyeciliğinde bereket var. Onlarda ise bereketsizlik var'' dedi.
Sütlüce Kongre Merkezi'ni, seçim öncesi hizmete açacaklarını ifade eden Erdoğan, bu merkezle tarih ve kültürün yeniden buluşacağını söyledi.

Feshane Kültür Merkezi'nin, belediye başkanlığı döneminde tamamlandığını anımsatan Başbakan Erdoğan, ''Önceki yönetim orayı bir özel sektör vakfına vermişti. Kurtaramadılar. Biz geri aldık. Şimdi halkımıza hizmet veriyor''dedi.

''MEDENİYETLE NE ALAKANIZ VAR''

Katılımcılara, ''Pierre Loti'nin eski halini bilir misiniz?'' diye soran Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Hani bunlar medeniyetten kültürden bahsederler ya... Ne medeniyeti be... Sizin medeniyetle ne alakanız var. Pierre Loti'ye çıkıp, Haliç'i, Boğaz'ı şimdi nasıl seyrediyorsunuz? Gidin bakın. Eskiden orası işgal altındaydı, kamulaştırdık. Bir başka güzel yaptık. Çünkü bir medeni ülke olmak lafla olmaz, yatırımlarla olur. Türk Cumhuriyetleri'ne atılan adımlarla olur. Şu çevrede bazı kuruluşlar var. Buradan sesleniyorum. Önümüzü tıkamayın, ne ise bunun ücreti, bedeli veririz. Gelin siz de buna İstanbul'a katkıda bulunun. Bu güzellikler önünde bunlar olmasın. Bu yaşamı farklı yerlerde yaparsınız. İş yerini de kurarız. Bunlarda da yardımcı oluruz. Ama tarihte bunlar yoktu. Gelin burada tarihi yeniden ayağa kaldıralım. İstanbul'a ülkenize, katkınız olsun. Bu güzellikler yanında engelleyici unsur olmaktan çıkalım.(Ben İstanbulluyum) diyen, buradaki tarihi dokuyu hisseden, buradaki manevi iklimi hissederek yaşayan bir kez Sultan Fatih'in, bir kez Kanuni'nin, Eyüp Sultan'ın kabrini ziyaret eden küçük düşünemez, düşünmemelidir. Süleymaniye'nin ihtişamını gören, Topkapı'yı, Dolmabahçe'yi ziyaret eden, bir kez şehirdeki şehitlikleri selamlayan, bu şehirde bütün farklı inançların yüz yıllarca bir arada yaşadığını bilen hiç kimse küçük düşünemez. Burası bir emniyet yurdudur. Huzur şehridir. Tahammül, uzlaşı şehridir. Burası medeniyetin beşiğidir. Burası medeniyetlerin çeyiz sandığıdır. Burası İstanbul'dur.''

Başbakan Erdoğan, daha sonra Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile Topkapı Fetih Parkı'nda inşa edilen Türkiye'nin ilk panoramik müzesi olan ''Panorama 1453 Tarih Müzesi''nin açılışını gerçekleştirdi.

TÜRKİYE'NİN İLK PANORAMİK MÜZESİ

''Panorama 1453-Tarih Müzesi''nde, 10 bin Osmanlı ve Bizans askerinin detaylı olarak resmedilerek hazırlanan tabloda, İstanbul'un fethi canlandırılıyor. 555 yıl önce 29 Mayıs'ta, Topkapı sur dışında, resmin sergilendiği noktada yaşananlar yansıtılıyor. Müzenin, dünyada mevcut 30 kadar yarım panoramik müzeden ayrılan tarafı, tam panoramik olması. Surların karşısında yer alan ağaç resmi, bugüne kadar yapılmış en büyük ve en detaylı ağaç resmi olma iddiasını taşıyor. 3000 metrekarelik resmin, 650 metrekarelik alanı gerçek üç boyutlu.

Müzede yer alan resim, İstanbul'un fetih anının anlatıldığı, 38 metre çapında, 20 metre yüksekliğinde kubbesel bir yapı. İçinde 30 metre çaplı ve zeminden 5 metre yükseklikte bir platform mevcut. İzleyici platformun odağında bulunan 11 metrelik dairesel bir alandan, panoramik resim ile buluşuyor. Bu etkinin sağlanması için izleyici resme ancak 14 metre mesafeden bakabiliyor. Tarihi surların kapanmaması için binanın üçte ikisi yer altında inşa edildi.

Tam panorama, her yönde panoramik olmayı anlatıyor. Gökyüzü de, kubbesel olarak kesintisiz bir şekilde resmin üst bölümünü kapatıyor.

FETİH PARKI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Yapı İşleri Müdürlüğünce yapımı gerçekleştirilen Topkapı Fetih Parkı, Anadolu ve Trakya bölgeleri olarak iki kısımdan oluşuyor.

İçindeki ''Panorama 1453-Tarih Müzesi'' ile 147.5 milyon TL'ye mal olan Topkapı Fetih Parkı'nda, otopark, sosyal tesis, dükkanlar, süs havuzu, gölet, çocuklar için oyun alanları yer alıyor. Park alanında ayrıca restorasyonu tamamlanan bazı tarihi binalar da bulunuyor.