kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
30 Ocak 2009, Cuma
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Çizerler
Sabah Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Buzz
 
24 Saat
24 Saat
YAVUZ DONAT

"Erken kalkan yol alır" ama...

Anadolu'da yaygın sözdür:
- Erken kalkan yol alır, erken evlenen döl alır. Siyasette de "erken kalkmak iyidir" fakat... Seçim kampanyasını "erken başlatmanın" da riskleri vardır. Zira:
1. Yola erken çıkan bakarsınız yoruluverir.
2. Ve seçim yaklaştıkça temposu düşüverir.
Oysa "yarışın sonuna doğru tempoyu yükseltmek gerekir."
İstanbul'da seçim yarışının "görünür ana malzemesi" çamur.
Kadir Topbaş "İstanbul tertemiz" dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu da "çamurlu yolları" gösterdi.
Bizce "birinci etap" çamur üzerine olmamalıydı.
Önümüzde şubat var, mart var.
Yağmur yağacak, kar yağacak.
"Takke düşecek, kel görünecek."
Yollar temiz mi olacak pis mi, yağmurda karda İstanbul ne hal alacak?
Bunun için "1-2 hafta beklemek" yeter.
Şimdiden "nerede çamur var, nerede su birikintisi" diye yollara düşmeye ne hacet?
"Yolsuzlukla mücadele" de ince ayar isteyen işlerden.
Toplumun "yolsuzluktan yakındığı" kesin. Kılıçdaroğlu'nun "müfettişliğinin" prim yaptığı da ortada.
Ama burada "ölçü iyi tutturulmazsa" yarın "şu söylenti" çıkar:
- Bakkalın manavın, kasabın işportacının da defterine bakacakmış.
Söylenti yaygınlaşınca "al başına belayı."
Kampanyanın "başlangıcı" önemlidir, fakat...
"Bitişteki tempo" çok daha önemlidir.
Ve günümüzde bu iş bir "bilimdir."
Siyasetçiye düşen ise:
1. Gaza gelmemektir.
2. Bilime kulak vermektir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Ayrıntılar için lütfen tıklayın