kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
21 Ocak 2009, Çarşamba
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Çizerler
Sabah Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Buzz
 
24 Saat
24 Saat
EMRE AKÖZ

Oyunun kuralı 2: 'Vay bana ördek dedin'

Oyunun kuralını anlayamama ya da kurala uymama durumu başka alanlarda da karşımıza çıkıyor.
Mesela bir yazıda, Kemalistlerin, Anadolu girişimcisinin cüzdanına hitap edemediğini, öte yandan Gülen cemaatinin tam da bunu başardığını anlatmaya çalışmıştım.
Bir okurumuz şöyle demiş:
"Ben Kemalist'im. Ve Romanya'da kurduğum şirketle Balkanlar'da faaliyette bulunuyorum. Sizin söyleminize göre ya ben Kemalist olamam veya benim Gülen cemaatinden olmam gerekiyor."
İşte oyunun kuralını anlamamış (ya da siyasi kaygılarla anlamaya niyet etmemiş) bir arkadaş daha.
Ben " Yurtdışında faaliyet gösteren Türk girişimciler arasında hiç Kemalist yoktur " dedim mi?
Hayır, demedim! Peki ya ne dedim? Tekrarlayayım:
Anadolu girişimcisinin işlerini geliştirmesine Kemalistler katkıda bulunmuyor. Gülen cemaati ise bunu başardığı için ilgi görüyor.
Bu kadar basit bir bağlantıyı görmemek, ancak siyasi katarakt olmakla mümkün!
Evet, ben bir bağlantıdan söz ediyorum. Bir eğilimi, bir ilişkiler ağını anlatmaya çalışıyorum.
Derdim tek tek insanlarla değil, farklı topluluklar arasındaki etkileşimlerle...
Yazar bunları anlatmaya çalışırken, siz her yerde kendinizi görürseniz oyunun kuralını anlamamak bir yana, " Vay bana ördek dedin " diyen fıkradaki aşırı alıngan adama benzersiniz.
Eğer iletişim kurmaya niyetliyseniz; oyunun kuralına uymanız gerekir. Yani tavla pullarıyla, satranç oynamaya kalkışmayacaksın!