kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
8 Ocak 2009, Perşembe
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Çizerler
Sabah Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Buzz
 
24 Saat
24 Saat
EMRE AKÖZ

Tepeden verilen haklara kuşkuyla bakmak gerek

Doğrular ile gerçekler arasında gidip geliyoruz. Genellikle gerçekler, yani mevcut şartlar, doğrulara galebe çalıyor. Mesela şu TRT 6 konusu.
Gerçekler açısından bakıldığında, devletin bu girişimi olumlu bir hamledir. Zaten çoğu Kürt aydını da bunu söylüyor.
Peki, doğrusu bu mu? Bence değil. Bugün Kürtçe yayın yapan devlet, yarın vazgeçebilir de.
Tepeden 'verilen' haklar, yine tepeden yapılan müdahaleyle geri alınabilir çünkü.
Biliyorsunuz, ben CHP'deki çarşaf açılımı ile Kürtçe yayını aynı paketin parçası olarak görüyorum.
Bürokratik elit bir yandan makul Sünnilere, diğer yandan da makul Kürtlere göz kırpıyor.
Bu tip hamlelerin ihtiyatlı bir biçimde desteklenmesi gerekir. Amiyane tabirle söylersek, her adımda, " Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü " diye sormak şart. Çünkü:
Eğer bir hak, ' taban' mücadelesi sonucunda elde edilirse bunda kuşkulanacak bir durum yoktur. Nihayetinde bir talep karşılanmıştır.
Ama haklar ' tavandan' inerse, işte o zaman "Ne oluyoruz" diye sormak gerekir.
Çok değil üç ay öncesine kadar, türban düşmanı olanlar çarşaf açılımı yaparsa; " Kürtçe yayın ülkeyi böler " diye bağırıp çağıran yüksek bürokratlar, Hükümet'in girişimini sessizce izlerse... " Bunlar yine ne çeviriyor " diye sormak şart olur.
Yani mesele sadece hakların tepeden verilmesi değil.
Bir talebin sonucu olmayan hak, siyasi bir oyunun parçasıdır. Sorunu olan insanlar bir hakkı elde edebilmek için manevra yapar.
Bürokrasi ise o hakkı, başka bir amaca ulaşmada manevra aracı olarak kullanır.
Aniden ortaya çıkan olumlu gelişmeleri, şuursuz bir hevesle değil, ihtiyatla desteklemeli.