kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
20 Aralık 2008, Cumartesi
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Emlak Buzz
 
24 Saat
24 Saat
Cumartesi SABAH  
Sinema
Mevsimler gelir mevsimler geçer...
İşte genç Türk sinemasından gelen yumruk gibi bir 'ilk film'. Aslında tümüyle nefis çekimlerin ve melankolinin yumuşak tüllerine sarılmış bir filmle yumruk sözcüğünü bağdaştırmak zor. Ama filmi izleyince midenize bir yumruk yer gibi olduğunuz da söylenebilir. Romantik sözcüğünün en klasik ve soylu anlamında sanki yeniden canlandığı bu film, garip biçimde güçlü bir siyasal öz de içeriyor. Ama romantizmle siyasetin bağdaşmadığını kim söylemiş ki? 1990'lı yılların siyasal fırtınası içinde oradan buraya savrulmuş, karıştığı eylemler nedeniyle tutuklanıp 10 yılını kimbilir hangi koşullarda, hangi 'F tipi hücreler'de geçirmiş ve sonunda serbest kalıp memleketi olan Hopa'ya dönmüş Yusuf'un öyküsü bu...