kapat
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
Okur Temsilcisi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
23 Kasım 2008, Pazar
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Çizerler
Sabah Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Buzz
 
24 Saat
24 Saat
NAZLI ILICAK

Kadın olmanın dayanılmaz zorluğu!

İsmi, Rachida Dati, yani, Reşide. Sarkozy hükûmetinde Adalet Bakanı; güzel ve şık bir kadın. Babası Faslı, annesi Cezayirli. 12 çocuklu bir ailenin 2'nci çocuğu. Annesini erken yaşta kaybedince, kardeşlerinin sorumluluğunu da üzerine almış. İş hayatına, 16 yaşında, bir klinikte bakıcı olarak başlamış. Gündüz çalışmış, geceleri tahsilini sürdürmüş. Hem ekonomi, hem hukuk okumuş. Bir anlamda, o, Fransızların Obama'sı. Bugünlerde pahalı bir yüzük dolayısıyla gündemde.
Le Figaro gazetesi, Dati'nin resmini yayınlarken, parmağındaki yüzüğü bilgisayarda sildi. L'Express dergisi, bunu açıklayınca, Fransa'da kıyamet koptu. Gazete yönetimi, Sarkozy'nin yakını olan patronları Serge D'assault'nun talimatıyla sansür uygulamadıklarını, Dati'nin, yüzüğü yerine sözleriyle ön plana çıkmasını istedikleri için böyle yaptıklarını açıklasa da, pek inandırıcı olamadı.
Acaba Dati, erkek olsaydı, giydiği, taktığı bu kadar tartışılır mıydı? Mamafih, yüzük, ilk vaka değil. Adalet Bakanı, daha önce de, Dior'dan, Chanel'den, Prada'dan aldığı pahalı kıyafetlerle ve Chaumet marka saatiyle gündeme gelmişti. Bir süre önce de, babasını açıklamadığı bir çocuk dünyaya getireceğini duyurmuştu. Rachida Dati, siyaset yaptığı için daha dikkatli davranabilir. Bu kadar medyatik olmasının bir sorumlusu da kendisi. Ama gene de, kadın siyasete girince, akıldan ziyade görüntü ön plana çıkıyor. Ne giymiş? Kiminle yakınlaşmış? Ne takmış?
Sarkozy, Fransa'daki göçmenlere hoş görünmek için Dati'yi seçtiyse, bu hatalı bir tercih; zira gündem, göçmen sorunlarından ziyade magazin haberleri ile doldu.
Bir öneri : Fransa başbakanı etkili olmak istiyorsa, Deniz Baykal yöntemini deneyebilir. Çarşaflı kadınlara parti rozeti takarsa, Kuzey Afrika'dan gelen Müslüman göçmenler dışlanmadıklarını ve kendilerine değer verildiğini belki daha iyi anlayabilir.