kapat
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
Okur Temsilcisi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
28 Ekim 2008, Salı
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Çizerler
Sabah Günaydın Cuma Cumartesi Pazar
 
24 Saat
24 Saat
MELİHA OKUR

Yabancı sermayeyi nasıl çekeceğiz?

Ey Türk halkı! Bu ülke sermaye fukarası! Ne petrolü, ne bol hammaddesi, ne de sermaye birikimi var. Kısa vadede yerli tasarrufla istediği yere ulaşması mümkün değil.
Çünkü milli gelir içinde yerli tasarrufun oranı ortalama yüzde 20'lerde geziniyor. Üstelik bu tasarrufun dağılımı çok kötü.
Dolayısıyla dünyanın durgunluğa girdiği bir dönemde sermaye birikimini dış tasarrufla karşılayan bir ülke olarak Türkiye'nin vakit kaybetme lüksü yok.
Adı ister sıcak, ister doğrudan sermaye olsun fark etmez, çok acil yabancı sermayeye ihtiyaç var. Yabancı sermayeyi çekmek için kendimize çeki düzen vermeliyiz...
Öyle ya; "Bu nasıl olacak?"
Öncelikle yapmamız gereken şey belli.
* Ülke olarak asla fiyat elastikiyetinden vazgeçmeyeceğiz. Kur, faiz, vergi rejimi bugün olduğu gibi yarın da serbest olmalı!
Bu krizden çıkışta yabancı yatırımcı tek bir göstergeye bakacak. Kim, sözünde ne kadar durdu? Buna göre pozisyon alacak. Az şey mi?
* Krizi az hasarla atlatmak için asla "Seçim ekonomisi" uygulamamalıyız!
* Kamu, israftan yani verimsiz yatırımlardan vazgeçmeli. Kısa vadede üretimi artıracak yatırımlara yönelmeli.
* Yolsuzluk ve rüşvetle çok sıkı bir mücadeleye girişmeliyiz. Çünkü yabancı yatırımcı yatırdığı paranın nereye gittiğini bilmek ister. Rüşvet ve yolsuzluktan çekinir.