kapat
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
Okur Temsilcisi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
19 Ekim 2008, Pazar
Sabah
 
Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Yazarlar Çizerler
Gündem Siyaset Ekonomi Yaşam Dünya Teknoloji Turizm Otomobil
 
24 Saat
24 Saat

'Bazıları güçlü olmamdan korktu'

18.10.2008
Almanya'da gelecek yıl yapılacak genel seçimlerde milletvekili adayı olması partisi tarafından engellenen Özdemir SABAH temsilcisi Fikret Aydemir'e içini bu sözlerle döktü..
Almanya'da üyesi olduğu muhalefet partisi Birlik 90/Yeşiller'in eşbaşkanlığına soyunan Avrupa Parlamentosu'nun Türk üyesi Cem Özdemir gelecek yıl yapılacak genel seçimler için milletvekili adaylarının belirlendiği listeye ön sıradan girememenin şokunu yaşıyor. Milletvekili listesinde önce 6'ncı, daha sonra 8'inci sıradan aday olmak için katılan Özdemir delegeler tarafından her iki sıra için de veto yiyince "Mücadeleme devam edeceğim" demişti. Bu sonuçla eşbaşkanlık için de yolunun tıkandığı yorumları yapılan Baden- Württemberg eyalet meclisi üyesi Cem Özdemir içini SABAH Brüksel temsilcisi Fikret Aydemir'e döktü. İşte Aydemir'in Almanya'nın Frankfurt kentindeki kitap fuarında konuştuğu Özdemir'in seçilmemesinin nedenlerini anlattığı röportajdan çarpıcı notlar:

* Ben hem parti başkanı hem de meclis üyesi olmakla birlikte parti yönetimini düzeltmeyi amaçlıyordum. Parti güçlenecekti. Partimizde bu biraz geleneksel bir sorun. Baştaki insanların çok da güçlü olmasını istemiyoruz. Gücümden korkuldu.

* Partimizde, geleneksel olarak hem parti yöneticisi hem milletvekili olmak bugüne kadar yasaktı. Bu yeni değişti. Parti yönetiminin biri ancak milletvekili olabiliyor. Rakiplerimize hızmet etmiş oluyoruz.

'VETO BANA İLTİFAT'
*
Yeşiller, biraz anti otoriter bir gelenekten geliyor. Bu ayrıcalık ama unutmamak gerekiyor ki gerçek dünyada yaşıyoruz. Gerçek dünyada ancak, gerçekçi insanlar siyaset yapabilir. Onlara çalışabilir bir imkân sağlamak gerekiyor. Benim başkanlık için özel şartlarım var.

* Oy veren de vermeyen de en çok beni alkışladı. Oy vermeyenlere 'neden alkışladıklarını sorduğumda', beni parti başkanı olarak alkışladıklarını söylediler. Böyle şizofrenik durumlar olabiliyor. Delegeler beni parti başkanı olarak görmek istediklerini ama milletvekili olmamı istemediler. Biraz korktular, ben demek ki onları korkutmuşum. Vetoyu iltifat kabul ediyorum.

* Yeşiller Partisi, Türkiye'nin AB üyeliğini destekliyor. Milletvekilliği için delegelerin onayını alan diğer başkan adayı Claudia Roth, Türkiye'yi benden daha çok savunuyor. Hatta Claudia'nın Türkiye'de yazlığı var, benim yok. Her yaz tatilini Türkiye'de geçiriyor. Dolayısıyla, Claudia benden daha fazla Türkiyeli.
Haberin fotoğrafları