kapat
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
Okur Temsilcisi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
17 Ekim 2008, Cuma
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Çizerler
Sabah Günaydın Cuma Cumartesi Pazar
 
24 Saat
24 Saat
NAZLI ILICAK

Asker susmalı, siyasetçi konuşmalıydı

Herhalde en çok Erman Toroğlu mutlu olmuştur. Çünkü o, mevcut genelkurmay başkanlarını eleştirirken, "Öyle biri olmalı ki, kodu mu oturtsun" demişti. Doğrusu, İlker Başbuğ gibi zarif bir insana bu üslubu yakıştıramadım. Herhalde, kendisini seyredince ne demek istediğimizi anlamıştır.
Kim Türkiye'yi seviyorsa, gerginlik yaratmasın lütfen. Zaten, duygular doruk noktada. Herkesin içi kan ağlıyor. Geleceğe dönük endişeler mevcut. Böyle bir ortamda yangına körükle gitmek niye?
Türk Silâhlı Kuvvetleri ile polemik yapmayı doğru bulmuyorum. Çünkü, bir ülkenin bağımsızlığının ve özgürlüğünün temelinde ordusunun güçlü olması yatar. Türkiye'deki çarpıklık, askerin kendisini ortaya atıp, siyasi muhatap haline gelmesinde yatıyor. İlker Başbuğ, kuvvet komutanlarını arkasına dizip beyanat vereceğine, Başbakanla görüşmeli ve ordu mensuplarının bu tarz yayınlardan rencide olduğunu anlatmalıydı. Tayyip Erdoğan da, böyle sert bir konuşmanın ardından komutanlara sahip çıkacağına, önceden, yani Genelkurmay Başkanı konuşmadan evvel, Milli Savunma Bakanı'nı yanına alıp, daha ılımlı bir dille medyayı aydınlatmalıydı. Ortada bir iddia var. Birtakım raporlara dayanılarak deniliyor ki: "PKK saldırısının bilgisi önceden Genelkurmay'a ulaşmıştı. Gereken süratte tedbir alınmadı." Bu çok ciddi iddialar karşısında, siyaset adamlarımız "arazi" olmak yerine, kamuoyu önüne çıkıp, doyurucu açıklamalar yapmalıydı.
Etraf toz duman, gerginlik azami hadde ulaştı. Buna mukabil, hâlâ iddialara bir cevap alınamadı. Sözgelimi Kanal 1, koordinatları inceleyerek, yayınlanan belgenin Kandil Dağı ile ilişkili, dolayısıyla Aktütün'den çok uzak olduğunu ileri sürüyor. Öyleyse, neden İlker Başbuğ bu gerçeğe hiç temas etmedi? Ayrıca, Van Asayiş Güvenlik Komutanlığı Harekat Merkezi'nden Genelkurmay'a gönderilen raporlar da var. Biri 29 Eylül' de, diğeri 2 Ekim'de ilgili birimlere ulaştırılmış.
Taraf gazetesi de, dün, İnsansız Hava Aracı'nın çektiği görüntüleri ihtiva eden 2 Ekim 2008 tarihli bir belge daha yayınladı. Koordinatlar, Aktütün'e 1 km mesafedeki PKK'lıları gösteriyor. Türkiye saatine göre 9-9.30 sırasında, PKK'lı grubun, sırtlarında yükleriyle yürüdüğü görülüyor.
Kafalar karmakarışık, ama, bu defa Genelkurmay Başkanı değil, Başbakan Tayyip Erdoğan bir basın toplantısı düzenleyip, bizi aydınlatsın. Araştırmanın tamamlanması ve sorumluların belli olması için, bir süre daha beklenebilir. Fakat, düşmanlık üreten öfkeli üslûptan vazgeçelim.