kapat
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
Okur Temsilcisi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
2 Ekim 2008, Perşembe
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Çizerler
Sabah Günaydın Cuma Cumartesi Pazar
 
24 Saat
24 Saat
YAVUZ DONAT

Of destanı

OF (TRABZON)

Trabzon'un "dünyaca ünlü" Of ilçesindeyiz. Sulaklı Mahallesi, Filiz Sokak'taki "Of ve Çevre Köyleri Avcılar Derneği"nde.
Dernek Başkanı "Tahir Hacı Murtazaoğlu."
Oflu avcılarla sohbet ediyoruz.
- Ey Oflular... Halkın durumu nasıl?
Tahir bey:
- Ben AK Parti İlçe Başkanlığı yaptım... Tarafsız olamam... Ama esnafın durumu iyi değil... Aksini söylersem günaha girerim.
Oflulardan biri diyor ki:
- Of'ta kazanılan çay parası Of'ta kalsa, Of kısa zamanda Paris olur.
- Adam mahsulünü Of'taki fabrikaya veriyor... Ama parasını Gürcistan'da çekiyor.
"Neden" diye araya giriyoruz.
"Diğer Oflu" gülerek yanıt veriyor:
- Parayi Gürcistan'daki karilar ile yiyor.
Şimdi sıra Kadir Koç'ta.
Bütün Karadenizliler gibi "heyecanla" anlatıyor:
- Gübre, ilaç, işçilik pahali.
- Çay ile fındık para etmiy.
- 4 çocuk ellerinden öper... 2'si okula gider.
- 13 dönüm çay... 15-20 ton mahsul... Kalem hesabı yapalım, emeğimin karşılığını alamıyorum.
Sonra Harun Yazgı konuşuyor.
Oflu gazeteci Harun Yılmaz "dinliyor, not tutuyor."
Eskiden Gürcistan'dan "kaçak, ucuz işçi" geliyormuş.
Ama onlar "sınır dışı edilince", işçi maliyetleri artmış.

Hem "işsizlikten" dertliler.
Hem de "Gürcü işçi" istiyorlar.
Neyse biz yine Ofluları dinleyelim:
- Özel sektörün fabrikasına çayını veriyorsun, bazen 16 ayda paranı alamıyorsun... Devlet bu işe müdahale etsin.