kapat
E-gazete
|
Hava Durumu
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
English
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
13 Eylül 2008, Cumartesi
Sabah
 
Haberler Spor Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Yazarlar Çizerler
Magazin Sağlık Televizyon Yazarlar Kültür Sanat
 
24 Saat
24 Saat
Hastalığından bahsederkengözyaşlarına boğulan Balamir, antibiyotik tedavisi görüyor.

Ölümden değil ailemi üzmekten korkuyorum!

Özlem AVCI
11.09.2008
2005 yılından beri tanı konulamayan bir hastalıkla savaşan oyuncu-şarkıcı Esra Balamir, iyileşmek için dua ediyor. Önce boynundaki lenfleri şişen, ardından da dalağı alınan Balamir, "Ölmekten değil, sevdiğim insanları üzmekten korkuyorum. Dalağım alındığında anneme felç inmişti" diyor... ..
Ünlü oyuncu-şarkıcı Esra Balamir, üç yıldır doktorların tanı koyamadığı bir hastalıkla mücadele ediyor. Boynundaki lenfleri şişen ve dalağı alınan güzel oyuncu, üzüntüden evden çıkmak istemediğini ve tek dileğinin sağlığına kavuşmak olduğunu söylüyor...

*ESRA BALAMİR FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ...

* Hastalığınızın adı ne?
Tam bir adı yok. Bir sabah kalktığımda; boynumda lenf şişmesi olduğunu fark ettim. O günden beri, kafamı yastığa koyup huzurla uyuyamıyorum. Boynumun acımayacağı bir açı arıyorum sürekli. Halsizim. Hastalık 39.5 dereceye kadar varan ateş yapıyor. 2005'ten beri çekiyorum ve her şey daha kötüye gidiyor. Normalde hastalığım ara ara beni yokluyordu ama 6 ay hiçbir şey hissetmediğim de oluyordu. Ama bu son gelişi çok güçlü oldu. Her geçen gün daha kötü uyanıyorum.

KÖTÜYE GİDİYOR!
* Doktorlar ne diyor?
Dediğim gibi; hastalığımın adı bilinmiyor. Üzülüyor ve "Keşke size daha fazla açıklama yapabilseydik" diyorlar.

* Peki sizi tam olarak nasıl etkiliyor bu hastalık?
Ateş yapıyor, halsiz bırakıyor, dalağım alındı. El ve ayaklarımda şişmeler oluyor. Ne öldürüyor, ne de güldürüyor. Ölecek miyim, ömür boyu çekecek miyim yoksa geçecek mi hiç bilmiyorum. Doktorlar da bilmiyor. Geçenlerde "Bir üniversite hastanesine yatayım, her testi yaptırayım. Ne olacaksa olsun" dedim. Sonra annem aradı. "Öyle bir hastaneye yatırmam seni, ya başına bir şey gelirse" diye bana karşı çıktı. Etrafımdaki insanlar benden daha çok korkuyorlar.

BULAŞICI DEĞİL!
* Bu hastalıktan sonra ölümü düşündünüz mü?
Bana, "Ölecek misin?" diye soranlara; "Bilmiyorum" diyorum. Doktorum da bilmiyor. Ölümü aklıma getirmemeye çalışıyorum. "Ben, bunu da atlatırım" diyorum. Ama üç sene sürünce, insan bazen umudunu kaybediyor. Ölümden korkmuyorum. ama düşünmüyor da değilim. En çok; sevdiğim insanları ve ailemi düşünüyorum. Dalağım alındığında annemin yüzüne felç indi. Benim, daha yapmak istediğim çok şey var.

* Arkadaşlarınız arayıp soruyor mu sizi?
Depresyonda değilim ama kimseyle görüşmek istemiyorum. Hastalığım boyunca öyle yalnızdım ki... Bana ilaç verecek arkadaşım olmadı. "Geçmiş olsun, ben de akşam yemeğe çıkıyorum" deyip, telefonu kapadılar. Sanat dünyasından da iki-üç kişi aradı. Biri; Zeynep Mansur'du. Bir gün sosyetik bir kuaföre gittim. Arkamdan, "Bu kız manikür, pedikür yaptırıyor. Ya hastalığı bize de bulaşırsa?" demişler. Benim hastalığım bulaşıcı değil!
Haberin fotoğrafları