kapat
E-gazete
|
Hava Durumu
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
English
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
13 Eylül 2008, Cumartesi
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Yazarlar Çizerler
Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Emlak
 
24 Saat
24 Saat
Meryl Streep, Mamma Mia! müzikal projesini tereddütsüz kabul etmiş.

Streep'in 'ABBA'sı

17.07.2008
İki Oscar ödüllü oyuncu Meryl Streep, ABBA grubunun müziği üzerine şekillenen ve dünya sinemaları ile aynı anda dün gösterime giren Mamma Mia! müzikalini çığlık çığlığa kabul etmiş. Film için ABBA üyeleriyle prova yapan Streep'in favori ABBA parçası, The Dancing Queen..
İLİŞKİLİ HABERLER
Streep'in 'ABBA'sı
İsveç kökenli pop müzik dörtlüsü ABBA'nın müzikal hafızası üzerine işlenen Mamma Mia! isimli müzikalden uyarlanan film, dün Türkiye'de de gösterime girdi. Filmin en önemli unsurlarından biri, başrol kadrosunda boy gösterip, şarkı söyleyerek dans eden Oscarlı sinema yıldızı Meryl Streep. Film, babasının kimliğini keşfetmeyi ümit eden genç bir kız olan Sophie Sheridan'ın öyküsünü ünlü pop grubu ABBA'nın hit şarkıları eşliğinde anlatıyor. Evlenme aşamasına gelmiş genç bir kız olan Sophie, nikâhtan bir gün öncesinde, annesi Donna'nın 20 yıl önce ziyaret ettiği Yunan adalarında yaşadığı geçmişinden üç erkeği birden tekrar ortaya çıkarıyor. Bugüne kadar tam 14 defa Oscar'a aday gösterilen, iki kez bu ödülü kazanan Streep, film hakkında kendisine gelen teklifi büyük bir zevk ve heyecanla kabul ettiğini anlatıyor.

-Müzikale nasıl katıldınız?
- Menajerim beni telefonla aradığında 'büyük olasılıkla seni ilgilendirmeyecek bir teklif var; ama bunun sana önerilmesi bile büyük bir olay' diyerek, konuyu bana açtı. Ona projenin ne olduğunu sordum. Mamma Mia! cevabını alır almaz ise 'AMAN TANRIM! ONLARA EVET DE!' diye bağırarak yanıtımı verdim.

-Bu kadar net bir kabuldü yani...
- Ah, evet! Bu müzikali çok sevdim ben. Broadway'de izlemiştim zaten. Hatta tam da 11 Eylül'ün ertesine rastlıyordu. Müzikali üstlenen kadro da çok endişeliydi ve beğenilmeyeceklerinden korkuyordu. Tamamı genç olan bu kadrodan bir kızla bu filmin yapımında ve dans sahnelerinde birlikte çalıştım. Bana, 'Biliyor musunuz kimsenin gelip bizi seyretmeyeceğini zannettik,' diyordu. O günlerin karanlık New York'una rağmen izleyiciler müzikale geldi ve başardılar tabii. Bunda, müzikale sinmiş olan yaşam sevinci ve hayatta kalmış olmanın değeri gibi duyguların, âşık olma halinin de payı çok büyük oldu.

-Şarkı söylemek durumunda olmak, sizi bir sahne sanatçısı olmaya daha mı zorladı?
- İkisi arasında ayrım gözetmiyorum. İkisi de, uzanıp erişme ve içeridekini açığa vurmaya dayalı. Aynı yani. Müzik, kimi unsurlara erişiminize izin veriyor ve bunu yaptığınızın farkında bile olmayabiliyorsunuz. İnsanlarla daha öncelikli bir temasa olanak tanıyor. Çünkü insanlar müziği, arkalarına yaslanarak bir karakteri izlemenin dışında ele alıyor. Projenin başında, Benny (ABBA'nın üyelerinden) New York'a uçmuştu. Onunla Lincoln Centre'da buluştuk; prova odalarında bir araya geldiğimiz o gün sinirleri yerle bir edebilecek cinstendi. O, kendi uçağıyla gelmişti. Geldi ve elindeki parça notalarıyla bana, 'Hadi, müzikal repertuvarının tümünü birden çalalım,' dedi. Onu, 'Aman Tanrım!' diye karşıladım, zira ben o ana kadar önceden edinmiş olduğum toplama ABBA hit parçaları albümü üzerinden bu şarkıları söylemeye alışkındım; ve şimdi, ABBA'nın kurucu üyelerinden biri, bana bu parçaları, hem de alışkın olduğumdan çok farklı bir tempoda çalıyordu. Ama Benny'yi bilirsiniz, güldükçe yüzüne ışık vuruyor gibidir, harika bir insandır. Bunun üzerine bana döndü ve "İstersen farklı bir aralıkta da çalabiliriz ama ben senin şu anda çaldığım biçimine ne kadar uyum sağlayacağını görmek istedim," dedi. Onunla geçen bu çok keyifli öğle sonrasının akabinde, yalnızca ikimiz ve eğlenceli dakikalar kaldı aklımda. Oradan ayrıldığımda adeta ayaklarım yerden kesilmişçesine yürüyordum. Birkaç gün geçmedi, arayıp Benny'nin sesimden ve tarzımdan hoşnut olduğunu bildirdiler. O an, doğru iz üzerinde olduğumu gördüm. Benny'nin yönlendirmesi bu yönde olmasaydı, bu işin üstesinden gelemeyebilirdim.

- Önceden ABBA albümü almış mıydınız ?
- Evet, bu albümlerin plaklarını edinmiştim. Ancak çok fazla CD sahibi değildim. Zaten artık bir pikabım da yok. Tüm plaklarım garajda, paketlenmiş halde. Ama daha sonra en iyiler toplama albüm CD'si elime geçti.

- En favori ABBA şarkınız hangisi ?
- The Dancing Queen harika bir parça. Gerçekten içinizde dans etme isteği uyandırıyor. Tabii ayrıca, Waterloo da muhteşem. Ve biliyor musunuz, benim hep The Winner Takes it All parçasıyla aramda özel bir bağ olduğuna inanmıştım. Ancak şimdi, film yapım süreci ile birlikte, senaryonun da etkisi ile bu duygu ve fikirlerimin hepsi iç içe geçmiş oldu. Bu yüzden hepsini üst üste koyduğumda bakıyorum; yine de kararım The Dancing Queen olacak gibi.

- Ailenize Mamma Mia! kadrosunda olacağınızı söylediğinizde tepkileri ne oldu ?
- Kızlarım haberi alır almaz benim etrafımda dört dönerek "Anne, anne, anne, n'olursun bize spandex (bir tür tayt) giymeyeceğini söyle!" diye bağrıştılar. Hatta aralarında konuşurken, eğer böyle bir şey olursa Alaska'ya taşınacaklarını bildiren de oldu. Ama son kertede kızlar olup bitenden oldukça etkilendi diyebilirim. Bu yaşadığım durumu ben şuna benzetiyorum; hani, yılbaşı için sevdiğinize ta temmuzdan bir hediye alır da onları aralık sonuna kadar bekletirsiniz ya, öyle bir his içindeyim. Ama beklediklerine değeceğine inanıyorum. Bunun onların da seveceği bir hediye olduğunu düşünüyorum. Bence kesinlikle izlemek isteyecekler.