kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 27 Ağustos 2008, Çarşamba
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
ERGUN BABAHAN

Bodrum ve çevre yağması

Bodrum, Türkiye'nin yurtdışına satabileceği en iyi markalardan biri.
New York Times'tan, Wall Paper'a kadar dünyanın önde gelen gazete ve dergilerinde övgüyle söz edilen bir tatil beldesi.
Denizi, havası, güneşi ve yeşiliyle gerçek bir doğa harikası.
Asırlardır bu özelliğini koruyor.
Ama artık sıradan bir merkez haline dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya.
Ege'nin en güzel koyları tuhaf bir şekilde balık çiftlikleriyle doldurulmuş durumda.
Yunanlılar bile kendi kıyılarında kuramadıkları çiftlikler için Türkiye'de ortaklık arıyor çünkü bizde kural yok.
Aynı şekilde sayıları gittikçe artan konutların ihtiyacını karşılayacak altyapı da yok.
Ne kanalizasyon, ne temiz su sistemi yeterli değil.
Dünyanın parasını vererek kaldığınız otellerin önündeki denizin temiz olup olmadığından bile emin değilsiniz.
Gürültü kirliliği had safhada.
Ve şimdi de yeşillik tehdit altında.
Güvercinlik'teki ormanlık alan yandığında SABAH gazetesi olarak buranın yeniden yeşillendirilmesinin takipçisi olacağımıza söz vermiştik.
Bu sözümüzü tuttuk.
Ama bize "Burası yeniden ağaçlandırılacak, kesinlikle tek bir çivi çakılmayacak" diye söz verenler, sözlerinde durmadı.
SABAH'ın dünkü manşeti, Güvercinlik'te yanan bölgenin Türkiye'nin en güzel kıyılarına birbirinden çirkin yapılar dikmekle ünlü bir şirkete tahsis edildiğini ortaya koydu.
Bu çevreye saygısızlığın dışında en azından etik değildir.
Bodrum'un en güzel yeşil alanlarından birine yine ucuzcu turist çekecek dev beton yapılar dikilmesi, turizme katkı sağlamaz, turizmi öldürür.
Bodrum'un geleceği küçük butik tarzı otellerdedir.
Devlet, Antalya'da yaptığı yanlışı Bodrum'da da tekrarlarsa, bu doğa harikası belde "Her şey dahil sisteminin" bir parçası haline gelir.
Bodrum çok özel bir bölge ve kıymetini çok iyi bilmek gerekiyor.
Belki şu anda her türlü tahsis ve yapılaşmayı durdurmak ve Bodrum için özel bir yasa çıkarmak en doğrusu olacak.
Türkiye turizmden gelir elde etmek istiyorsa, Bodrum'un daha da kötüleşip taş yığınına dönmesine izin vermemeli.
Bu sadece ekonomik bir kaygı değil, gelecek kuşaklara da bir borcumuz.