kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 11 Ağustos 2008, Pazartesi
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
OKUR TEMSİLCİSİ
Okur Temsilcisi

Savaş fotoğrafları

Geçen hafta bu köşede terör, kaza ve felaket görüntülerinde hangi kurallara ve duyarlılıklara özen gösterilmesi gerektiğini anlatmaya çalışmıştım.
Görüntüler, fotoğraflar gazete sayfalarında, okur açısından çok güçlü, etkili unsurlar. Zihinlere kolay kazınır, harflerden, cümlelerden daha uzun süre akıl tedavülünde kalırlar. Bellekten kolay silinmezler.
Şiddet fotoğrafları böyledir.
Peki, savaş fotoğrafları?
Unutmayalım, savaş fotoğrafçılığı gibi (sanata bile dönüşmüş) bir meslek vardı bir zamanlar.
Hâlâ yaşayan bir muhabirlik türü bu.
Ya bu tür fotoğraflar? Ölü, yaralı askerler?
Geçen hafta bu köşe terör ve felaket fotoğraflarını işlerken, New York Times'ın (NYT) ombudsmanı Clark Hoyt da işte bu konuyu işlemekteydi.
New York Times, genel olarak Amerikan askerlerinin cesetlerini gösteren fotoğraf yayımlamıyor. Yaralıların fotoğraf basımı için yakınlarının mutlaka rızası gerekiyor.
Ama bu kuralın da istisnaları var. (Gazetecilik biraz da istisnaları kabullenme işidir.) 26 Temmuz tarihli NYT, bir istisnaya kapı aralamış ve haziran ayında Irak'ta düzenlenen bir intihar saldırısı ardından cesetlerle dolu bir odayı gösteren fotoğrafı basmış. Ön planda, yüzü görülmeyen bir deniz piyadesinin cesedini gösteren bir fotoğrafı...
Haberde, fotoğrafçının, ABD ordusu tarafından "aforoz edildiği" de belirtilmiş. NYT haberi, ayrıca, çeşitli uzmanların ağzından, ordu ile gazeteciler arasındaki gerginliğin nasıl sürmekte olduğunu da anlatmış uzun uzun. Bir yanda "itibar ve moral" peşinde subaylar, öbür yanda "savaş gerçekliğini ve acımasızlığını" kayda geçirmeye kararlı muhabirler.
Ombudsman Hoyt, yazısında, savaşın görüntülerini yayınlamaktan "imtina edilmesinin" okurları temel bilgilerden yoksun bırakma anlamını taşıdığının altını çizen yorumlara da yer vermekte. Bir uzman "geçen yüzyılda Amerikan gazeteleri çok daha cesurdu" mealinde görüş belirtiyor.
NYT, daha sonra ölecek olan bir askerin ağır yaralı sedyede taşınırken çekilmiş fotoğrafını yayımladığı için zorluklar yaşamış. Ordu, NYT ekibini görev yapmaktan men etme tehditleri savururken, ölen askerin ailesi kendilerinden izin alınmadığı için, "acı yaşattığı için" NYT'ye öfke yağdırmış. Ombudsman araya girmeye çabalamış ama nafile...
Dediğim gibi, şiddet haberleri duyarlılık gerektirir, her bir olay için ayrı ayrı düşünmek, dengeyi tutturmak gerekir.
Savaş da böyle. NYT Genel Yayın Yönetmeni Bill Keller'in sözleriyle noktayı koyalım:
"Savaşın tüm hikâyesi elbette ölüm ve vahşet değil. Tabii ki savaş kahramanlık, bunalım, başarı, yenilgi ve arkadaşlık, zaman zaman insanlık suçu anlamına da gelir. Ve eğer biz bunları tüm hikâyeden arıtmaya çalışırsak, (okura) doğru hizmet vermemiş oluruz."