kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 16 Temmuz 2008, Çarşamba
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC

Dijital teknoloji gelen ruhsuzluğu yaşıyoruz!

MEHMET ÇALIŞKAN MAGAZİN
35 yıldır müzik dünyasının içinde olan Nilüfer, eski ve yeni şarkılar arasındaki farkı tanımladı: Eskilerde ruh vardı. Şimdi pek çok sektör gibi müzikte de dijital teknolojinin getirdiği ruhsuzluğu yaşıyoruz..
Türk Popu'nun divaları arasında yer alan Nilüfer, 1970'li yıllarda yorumladığı 'Dünya Dönüyor', 'Kalbim Bir Pusula' ve 'Göreceksin Kendini' gibi hitlerini, 4 Temmuz'da Kuruçeşme Arena konserinde yeniden seslendirdi. Yargıtay'ın Kayahan besteleri okumasına izin vermediği Nilüfer, "Yargıya saygım sonsuz ama benim o şarkıları tanıtmak için verdiğim emek hiçe sayıldı. Kayahan'ın hiç tanınmadığı bir dönemde yorumumu ve sesimi kullanarak, kendisinin şarkıları için çaba gösterdim. Ne yazık ki işin vicdani yanı atlandı" dedi. 30-31 Temmuz'da Rumeli Hisarı'nda vereceği konserlerde de eski şarkılarını söylemeye hazırlanan Nilüfer, 35 yıllık sanat yolculuğunu ve hakkında merak edilenleri anlattı.

SEVMEDEN YAPILMIYOR

* Bir ses yarışmasında birinci olarak kariyerinize başladınız. Şimdi yine aynı tarzda yarışmalar var. Ama bu yarışmalardan çıkanların kariyeri sizce neden kelebek ömrü kadar sürüyor? Benim yarışmaya katıldığım dönemlerde çok genç yaşta eline mikrofon alan kimse yoktu. Bir şarkı yarışmasından hemen sonra popüler olan da yoktu. Ben bu iki durumda da bir ilktim. Belki benim çıktığım dönemdeki koşullar bugünün şartlarına göre daha iyiydi.

* Sorun; şimdiki yarışmaların misyonundan mı, yoksa yarışmacıların sizin gibi meziyetlere sahip olmamasından mı kaynaklanıyor? Şimdi de yarışmalarda çok güzel sesler var ama çok güzel sesin olması yeterli değil. Şarkıya bir ruh katılabilmeli. İnsanlara o güzel sesi dinletebilmek için özel meziyetlere sahip olunmalı. Örneğin sahnedeki karizma bu meziyetlerden biri. Ayrıca donanımlı bir altyapıyla diğerlerinin arasından sıyrılmalılar. Belki albümlerin çok iyi satıldığı bir dönem olsa daha fazla şansları olabilirdi.

* Sanki günümüzde şarkı söylemek amaç değil popüler olmak için bir araç haline geldi. Bu görüşü paylaşır mısınız? Elbette benim için şarkı söylemek bir amaçtı. Popüler olmak yaptığımız işin doğasında zaten bulunuyor. Ne işi yapılıyorsa yapılsın, en iyi şekilde yapmanın ilk şartı sevmektir.

SOUNDLAR ÇOK BENZİYOR

* Bu yolda başarı için başka etkenler nelerdir? Az önce dediğim gibi, albümlerin çok fazla satmaması yapımcıların yeni isimlere yatırım yapmasını engelliyor. 100 bin satana 'Altın Ödül' verildiği günümüzde yapımcılar hangi parayla kime yatırım yapacaklar? Ayrıca bestecilerimizden, aranjörlerimizden kaynaklanan etkenler de söz konusu. Onlar da birbirine çok fazla benzeyen soundlar yapıyor.

* Sizce soundlar neden birbirine benzemeye başladı? Aranjörler mi tembelleşti, yoksa nota kombinasyonu mu kalmadı? Her şarkıda kullanılan müzik aletleri de sesleri de hemen hemen aynı. Örneğin davul sesi, keman sesi, piyano sesi, gitar sesi bir yerlere kayıt edilmiş. İsteyen gidip o sesleri satın alıp bir şarkıda kullanıyor. Eski şarkılara duyulan ilginin gün be gün artmasının nedeni, hepsinde bir ruhun olmasıdır. Dijital teknolojinin getirdiği ruhsuzluğu yaşıyoruz...

ÖDÜN VERMEDİM


* Yeni jenerasyon şarkıcıların sesleri, şarkılarda hep müziğin arkasında. Bunun nedeni seslerine güvenmemelerinden mi, yoksa sorun dijital sesler mi? Dijital sesler elbette işin duygusunu zedeliyor. Evet, yorumcuların sesi bu tarzda yapılan şarkıların arkasında kalıyor. Ben yine de sesi çok fazla olmadığı halde çaba gösteren insanlara saygılıyım.

* Nilüfer olmak mutlaka zor olmuştur. Peki Nilüfer'i korumak için hala çaba gösteriyor musunuz? Emin olun Nilüfer olmak, Nilüfer'i korumamın yanında çocuk oyuncağıymış. Benim şansım iyi bir sesimin olması, genç olmam ve güzel bir dönemde çıkmamdır. Nilüfer'i korumak için her adımımı iki kez düşünerek atmam gerekiyor. İlkelerimden ödün vermemek için didindim durdum. Belki çok para kaybettim, belki çok yoruldum ama bunca yıl ayakta kalabildim.

* Nilüfer'i korumanın bir sırrı var mıdır? Sesim yettiğince şarkı söyleyeceğim. Bu benim yaşam tarzım. Asla emekli olmak gibi bir niyetim yok. Elime mikrofonu aldığım günden bu yana Türkiye değişti. Bütün bunlara rağmen ben Nilüfer olarak varım, seviliyorum ve saygı duyuluyorum. İşte bu durum bana büyük bir sorumluluk yüklüyor. 35 yıldır müzik dünyasının içinde olan Nilüfer, eski ve yeni şarkılar arasındaki farkı tanımladı: Eskilerde ruh vardı. Şimdi pek çok sektör gibi müzikte de dijital teknolojinin getirdiği ruhsuzluğu yaşıyoruz