kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 23 Mayıs 2008, Cuma
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
MUHARREM SARIKAYA

Gül'ün hakemliği

İsrail ile Suriye arasındaki barış görüşmelerinde arabuluculuk görevini başarıyla yerine getiren Ankara, kendi sorununu çözmek için hakem bulabilecek mi?
Kastımız, yargı ile iktidar partisi arasında bir süredir yaşanan ve her geçen gün alevi yükselen, yargının bütününü kapsama alanına alan kriz...
Sistemin çözüm üretme yeteneğini ortadan kaldıran boyuta ulaşan krizin aslında adresi de belli:
"Anayasa Mahkemesi ve görülmekte olan AK Parti davası..."
Davanın nasıl sonuçlanacağı bilinmez; ancak şunu söyleyebiliriz ki Ankara'ya geçen haftadan çok daha farklı bir hava hakim...
AB çevrelerinden gelen açıklamalarla geçen hafta AK Parti açısından ortaya çıkan ılıman hava, AB yetkililerinin "sözlerinin ölçüsünü iyi ayarlamaması" dolayısıyla bugün yerini farklı bir iklime bırakmış.
Hatta yurtiçinden yargıya yol, yöntem gösterenlerin de yarattığı etkiyle daha da soğumuş.
Sonuçta kriz kurumlar arası kavgaya dönüşmüş bulunuyor.
Yöneticilerinden bazılarıyla yaptığım görüşmeden yola çıkarak söyleyebilirim ki, AK Parti bu süreçte kavgadan kaçınmayacak.
Hatta gerekirse kavganın alevini yükseltecek.
Yargının da sessiz kalmayacağı, Danıştay Başkanlar Kurulu'ndan da dün açıklama gelmesinden anlaşılıyor.

Hakem kim olacak?
İşin ilginç tarafı, bugün ortaya çıkan bu krizde arabuluculuk yapacak kişi veya kurum sayısı da oldukça az.
Zaten, çatışma Anayasa'nın üç temel kurumu; yargı, yürütme ve yasama arasında olunca hakem bulmak da zorlaşıyor.
Çünkü bulunacak hakemlerin çoğunluğu sorunun tarafı...
Sıralamak gerekirse; Anayasa Mahkemesi zaten davanın görüldüğü yer.
Muhalefetin desteğiyle seçilen Meclis Başkanı Köksal Toptan ise "üçüncü yol" arayışı dolayısıyla yargı tarafından "karşı cepheye" konulmuş.
Nitekim Yargıtay'ın bildirisinde de bu açıkça görülüyor.
Ana muhalefet ve muhalefet partilerinin hakemliği de olanaksız...

Gül görev üstlenmeli
Geriye bir tek Cumhurbaşkanı Abdullah Gül kalıyor.
Nitekim MHP lideri Devlet Bahçeli de dün Cumhurbaşkanı'na, hakemlik yapması çağrısında bulundu.
"Devlet organlarının düzenli çalışmasını gözetme yetkisini kullanmasını" istedi.
"Yasama, yürütme ve yargı kurumları başkanlarını" bir araya getirmesini önerdi.
Anayasa Mahkemesi'ndeki AK Parti davası kendisini de kapsadığı için Gül bu görevi üstlenmek ister mi?
Cumhurbaşkanı, dün MHP liderinin çağrısını "değerlendireceğini" söyledi.
Gül, değerlendirme sürecini uzatmadan bir adım ötesine geçmeli, diyalog ortamının yeniden kurulabilmesi için uğraş vermeli.
Çünkü hakemlik görevini yapabileceğini Anayasa'nın türbanla ilgili değişikliklerinde gösterdi, bir orta yol bulmak için uğraştı.
Çözüm bulunmayınca, değişikliği onaylarken teamülde olmayan bir yöntemle gerekçesini açıklarken, çağrıda da bulundu.
"Bazı vatandaşlarımızın endişelerinin de anlayışla karşılanmasında ve bu endişeleri giderecek düzenlemelerin hayata geçirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır..." dedi.
Başta da söylediğimiz gibi Gül görevi üstlenmeli; hakem düdüğünü başkalarına bırakmamalı.