kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 12 Nisan 2008, Cumartesi
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
Seda Sayan

İlişkinizi nasıl alırdınız?

Sami TOSUN
Eveeet! Geldik yine yeni bir haftaya... Meraklı takipçilerimiz, başlıktan gerekli sonucu çıkarmış olmalı. Kimse bana kızmasın, büyük gazetelerimiz, artık nereden buluyorlarsa buluyorlar, acayip birtakım haberleri bize servis etmeye bayılıyorlar. Misal, geçen gün 'İlişki süresi yüzden okunabiliyor' başlıklı bir habere rast geldim; hemen etrafa şüpheli şüpheli bakarak, yüzümü gizledim ve haberin ilerleyen noktalarında, meselenin 'erken boşalma'yla ilgili olmadığını, yani 'dar manada' münasebete değil, uzun süreli ilişkiler ile, kısa süreli ya da tek gecelik ilişkiler meselesine odaklandığını anladım, rahatladım... Şimdi, biraz açık konuşayım; bir İngiliz ile iki İskoç üniversitesi, işi gücü bırakmış, ortak araştırma yapmışlar; kişilerin uzun süreli ilişkilere mi, yoksa tek gecelik birlikteliklere mi yatkın olduğunun, yüze bakınca hemen anlaşıldığını tespit etmişler. Araştırmada 700 kişiye, karşı cinsten insanların fotoğrafları gösterilmiş. Deneklerden, fotoğraftaki kişilerin hangilerinin tek gecelik birlikteliklere ya da aşksız seks fikrine daha açık olduğunu tahmin etmeleri istenmiş. Deneklere fotoğrafları verilen kişilerin ilişkilere bakış açıları da bir anketle belirlenmiş. Anketin sonuçları deneklerin tahminleriyle karşılaştırılınca, deneklerin çoğunlukla doğru tahminlerde bulundukları görülmüş... Yani, bizdeki üniversite sisteminin bozukluğundan dem vuruyoruz ya, halimize şükredelim; zira bu Britanya adasında eğitim sistemi topu atmış da, haberimiz yokmuş. Nedir bu arkadaşım? Şimdi ODTÜ ile Boğaziçi, işi gücü bıraksa, 'kim nasıl münasebete girer' olayına dahil olsa, demeyecek miyiz, "Vay vergilerim vay!" diye? Hayır, mevzu o değil, 700 kişiyi nereden toplamışlar, onlara gösterecekleri fotoğrafları çektiren kimseleri nasıl ikna etmişler, orası da ayrı konu. Yani gidip fotoğraf çektiriyorsunuz, "Ben meseleyi ayaküstü geçiştirmeyi tercih ederim," gibisinden profil veriyor, tabii denekler de sizin fotoğrafınıza bakıp, "Bu biraz yollu görünüyor," diye cevaplar veriyor, bilimsel zincir tamamlanıyor. Öyle mi?! (Tabii mevzu 'üniversite'nin ne kadar konusudur, bir kenara bırakırsak, adamlar en azından denek menek kullanmış. Halbuki, bizim Posta gazetesinde bir 'Aşk Doktoru' bulmuşlar, ikide bir Esra Ceyhan'a ya da bir kısım 'Sabah Dümbülleri'ne çıkıp anlatıyor da anlatıyor. Şöyledir, böyledir diye doktora tezlerini sunuyor. Britanya'da 700 kişilik araştırmaların yaptığını o tek başına yapıyor...) Neyse, hakkını yemeyelim, söz konusu araştırma bir tarihsel gerçeği daha açığa çıkarmış: Erkek denekler, kısa süreli ilişkiye açık olan kadınların fotoğraflarını, kadınlar ise uzun süreli ilişkilere yatkın olduğunu tahmin ettikleri erkekleri daha çekici bulmuş. Kadınlar uzun süre istiyor, erkekler kısa zaman takılıp kaçayım peşinde. Tüm insanlık münasebet tarihi bu yüzden saçma bir hal almış olabilir mi, bilemiyorum. Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi'ne havale ediyorum bu sorunun cevabını, kuş gibi hafifliyorum...

KADINLAR ÇEŞİTLİDİR
Öte taraftan, araştırmada bari detaya girilseydi, diye düşünmeden de edemiyorum. Çünkü, en azından bizim memlekette, bu iki tip dışında, yani 'tek gecelik münasebetlerden yana olanlar' ile 'uzun ilişki peşinde koşturanlar' kategorileri dışında, özellikle kadınlarda ciddi bir çeşitlilik olduğu kanaatindeyim: Gösterip de arzda bulunmayanlar, annelerinin 'öptür ama elletme' nasihatine bağlı kalanlar, işi ebediyen yokuşa sürenler, 'çirkin olsun benim olsun'cular, 'seri şekilde nikah yaparım, icap ederse anında boşarım'cılar, 'yaşım biraz var ama yine de senden çocuğum olsun istiyorum'cular... Bari böyle kapsamlı bir araştırmaya girilseydi... Ya da ne bileyim, tek gecelik münasebetleri tercih edenlerin durumu madem yüzlerinden anlaşılıyormuş, gazete haberinde bize bazı ipuçları verilseydi de, hangi yüz hatlarından durumun fark edilebildiğini öğrenseydik, kamusal fayda sağlansaydı. Ben yine de bu meselelerde sadece Seda Sayan'a güveniyorum. Neticede 'güvenilirlik' anketinde bir numara çıktı Seda Sayan. Sahi, kaç denekle yapılmış anket, nerelerde yapılmış, İskoç üniversiteleri olaya karışmış mı, herkes mi deli, bunlar açıklansın artık...