kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 16 Mart 2008, Pazar
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
YAVUZ DONAT

10 gözlü köprü

DİYARBAKIR

Dicle'nin üstünde "10 gözlü köprü" var. Üstündeki yazıya göre "Emevi hükümdarı Hüsam tarafından 724 yılında yapılmış."
Köprü "tarihi eser." Ama hala "trafiğe açık." Diyarbakır'dan "Bozdemir, Tonoğlu, Kozan, Satı veya Kervanpınar" köylerine mi gideceksiniz? "10 gözlü köprüden" geçmeniz lazım.
Köprünün "az ötesinde" Kırklar dağı başlar. Dağın "düzlüğünde" bir "ziyaret" vardır. Çocuğu olmayan anne, ziyarete gider. "Adak" adar.
"Fi" tarihinde, Ermeni bir kadın da "ziyaretten medet ummuş."
Ve nurtopu gibi bir kızı olmuş.
Adını "Suzan" koymuş.
Suzan büyümüş, büyüdükçe güzelleşmiş. Komşunun oğlu ile Suzan "birbirlerini sevmişler." Ama komşunun oğlu "Müslüman'mış." Evlenmelerine izin verilmemiş.
Bir gün iki sevgili "ziyarete" gitmişler, "birbirimize kavuşalım" diye adak adamışlar.
Sonra "10 gözlü köprüye" gelmişler. Suzan, Dicle'ye girmiş. Dicle o gün
"acımasızmış... Suzan'ı yutmuş."
Sevgilisi "Suzan'ım" diye Dicle'ye atlamış. O da boğulmuş.
İki sevgili üzerine masallar yazılmış.
Türküler yakılmış. "10 gözlü köprü" nün yanındaki "Nar restorana" gittik. Bir yandan Diyarbakırlılarla sohbet ettik. Bir yandan da "Suzan ile sevgilisinin" türküsünü dinledik.
Kırklar dağının düzü,
Ziyaret çarptı bizi,
Kahrolasın Suzan suzi.
............
Köprü altı kapkara,
Suzan gel beni ara,
Saçlarıma kum doldu,
Tarak getir sen tara.
Masadakilerden biri dedi ki:
- Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Ermeni, Rum kaynaşmış gitmişiz... Kız almışız kız vermişiz... Barış içinde yaşasak da, ölenler için sonradan türkü yakmasak daha iyi değil mi?