kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 29 Şubat 2008, Cuma
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
ŞEREF OĞUZ
ÖNERİ-YORUM

Tersanede ölüm dersi

Tuzla Tersanesi'nde " güvenliği " eylemi, halı altına süpürdüğümüz "pisliklerin " ayağımıza dolanmaya başladığının en canlı örneği gibi.
İş güvenliğini umursamadığı için 2 ayda 6 can kaybı yaşayan bir tersane...
Sokağa dökülmüş oturma grevindeki işçilerin yükselen talebine bakıyoruz; "ölümler olmasın! " deniyor.
Ortada eylem olur da muhalif söylem olmaz mı ; Hükümetten IMF'ye dek herkesi suçlayan ama gerçekleri halı altına süpüren "eski normal"in kafaları...
Suçlu aramadan önce olup bitene aklı selim ile bakmak gerekiyor.
Neticede son 2 ayda 6 işçi öldü ve bu hiç normal değil. Belli ki ortada, iş güvenliğine dair birtakım sorunlar var.
İş güvenliği, kazalarını ve meslek hastalıklarını ortadan kaldırmak veya en aza indirmek, makine teçhizatı üzerindeki hasarları önlemek ve üretimin devamlılığını sağlamak amacıyla alınan tedbirlerin ve yapılan metotlu çalışmaların tümü anlamına geliyor.
İş güvenliği yasal olarak yerine getirilmesi gereken bir görevdir ve işverenin keyfine tabi değildir.
Bir tersane sahibi çıkıp " tedbir almak masraflı, işine gelirse " diyemez.
Olsa olsa kar odaklı ve sipariş yetiştirme telaşındaki eski moda patronun iş güvenliğini sorumsuzca ve " adice " ihmali vardır.
İş güvenliğinin sağlanabilmesi için Devlet, İşveren ve Çalışanlar yasalarla belirtilen esaslara göre birlikte çalışır. 4857 sayılı kanun
bunun için var.
İş güvenliği, patrondan işçiye dek bir kurallar manzumesine uyumu gerektirir. Bu kuralların mevcudiyeti kadar bunlara uyum disiplini, kazaları azaltabilir ancak.
Bu konuda işçiyi eğitmek, kuralları iyileştirmek ve tedbir almak, patronun sorumluluğunda.
Devlet, bu denetimi yapma noktasında devreye giriyor.
Yoksa Bakan'ın gelip tersanedeki işçiyi koruyacak hali yok.
Ama devletin kanun, tüzük ve yönetmelikleri zamanında çıkarmak, kontrol ve denetim örgütü kurmak, denetimi yapmak ve yaptırım uygulamak gibi bir fonksiyonu var.
Belki bu ölümler, tedbir almayan tersane sahibini, denetim ve yaptırım uygulamayan devleti ve güvenliği disiplinini ihmal eden işçiyi "gerçeğe dönüş" yolunda uyarıcı etki yaratabilir.
Değilse ne yazık ki tersane ölümleri sürecek.
Zira tedbir geliştirmek yerine söylem ve eylem üretmek, ölüme çare olmuyor.