kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 23 Şubat 2008, Cumartesi
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
İkili, nisan ayında düzenlenecek Dünya Nefes Konferansı'na katılıp, dans ve nefesin iç içe geçtiği bir workshop yapacak.

Ben de Nişantaşı sokaklarında aç yatanlardandım!

ECE SARUHAN - GÜNAYDIN
Transformal nefes eğitmeni Ayça Tuluce ile beraber sokak çocukları yararına 'Bir Nefes, Bin Umut' adlı bir proje yaratan ünlü oryantal Tanyeli ilk kez açıkladı: İki yaşındayken annem ve babam ayrıldı. Çocukluğum sokaklarda geçti. Şimdi ünlü biri olarak gezdiğim Nişantaşı sokakları bir zamanlar evimdi. Aç-susuz apartman girişlerinde yattığım o günleri hiç unutmadım, unutmam!..
Bir hafta önce IBF'nin (Uluslararası Nefes Federasyonu) Türkiye koordinatörü Ayça Tuluce aradı. Kendisi yaşam koçu ve transformal nefes eğitmeni... Bir süredir çocukların bilinçaltlarını temizlemek için çalıştığını biliyordum. "Bu sefer sıra sokak çocuklarında. Tanyeli ile onlar için 'Bir Nefes, Bin Umut' adlı bir proje başlatıyoruz." dedi. Soluğu hemen yanlarında aldım.

BU KEZ HİÇ KIVIRMADI
Sohbetimiz Tanyeli için zaman tünelinde yolculuk gibiydi. Mesleği oryantallik; yani kıvırmakta üstüne yok. Ama iş gerçeklerden konuşmaya gelince ne kıvırdı, ne de kaçtı. Şimdi ünlü biri olarak geçtiği sokakları bir zamanlar evi bildiğini kimi zaman gözleri dolarak, kimi zaman uzaklara dalarak anlattı...

* Nefesle nasıl tanıştınız?
Tanyeli:
2000 yılında uçakla Avustralya'dan dönerken ağlama krizine girdim. Yanımda Budist bir çocuk vardı. Bana bir mantra verdi ve "Bunu inanarak yap" dedi. Mantrayı yaparken acım mutluluğa dönüştü. Çocuk bana, "Bundan sonra bir sürü enerjiyle tanışacaksın" dedi. Öyle de oldu. Bu süreçten sonra Yoga, Hinduizm, Budizm derken farkındalığım çok arttı ama nefesim bana yetmiyordu. O dönemde beni Ayça aradı.
Ayça Tuluce: O dönemde IBF, Türkiye'de nefes konulu bir konferans düzenliyordu. Aklıma nefes ve dansı birleştirmek geldi ve içimden bir ses, "Tanyeli'yi de davet etmelisin" dedi. Tanyeli o konferansta nefes dansı yaptı, nefesin faydalarını anlattı.

GÜVENMEYİ ÖĞRENDİM
* Nedir bu faydalar?
T.:
Ben modern gözüken ama çok fazla tabusu olan biriyim. Çok zor bir çocukluk yaşadım. En başta, iki yaşındayken ayrılan annem ve babam hayalkırıklığına uğrattı beni. Nefes terapisi ise bana güvenmeyi öğretti. Kendimi ve sevdiğim herkesi affettim.
A.T.: Ben aşığım Tanyeli'ye... O, saf sevginin yeryüzündeki temsilcisi.
T.: Teşekkürler. (Gözleri doluyor) Zor günlerimde hep, "İyi olmak suç mu?" derdim. Biliyorum insanlardan kazık yiyeceğimi ama yine de onları seviyorum. Arkadaşlarım bunu ahmaklık olarak görüyor. İçimdeki kırgınlık ve kızgınlıklar çok çabuk geçiyor. Çok karaktersizim bu konuda. Ailem beni dışladığı için içimde hep istenmeme duygusu oldu. Kendimi helak ettim beni sevsinler diye. Niye girdim ben bu duyguya ya! Çok acı veriyor bana. (Ağlamanın eşiğine geliyor. O kadar içten anlatıyor ki; elini tutup ona destek olmaya çalışıyorum)

* Şimdi birlikte sokak çocukları için bir şeyler yapacaksınız...
A.T.:
Bir süre önce tasavvufla ilgilenmeye başladım ve 'hiç' olmayı deneyimlemek için her şeyimi satıp, kendimi sokaklara attım. Konya'dayken yanıma Arjantinli eski bir evsiz oturdu ve bana, "Misyonunu yerine getir" dedi. O gece çantamdan, bir sokak çocuğunun bana yazdığı bir kart çıktı. Kartta, "Eğer sen bir meleksen, hep yanımızda ol" yazıyordu. Hemen Umut Çocukları Derneği Başkanı Yusuf Ahmet Kulca'yı aradım. Çocuklarla yaptığım nefes çalışmalarına sokak çocuklarını da dahil etmeye karar verdim ve Tanyeli'den destek istedim.

DAYAKTAN KAÇTIM!
* Ve Tanyeli o desteği verdi...
T.:
Benim çocukluğum Çocuk Esirgeme Kurumu ile sokaklar arasında geçti. Şu anda saf sevgi olan 3 ruhun birbirimize çekildiğimize inanıyorum. O yüzden bunları ilk kez sana açıklıyorum Ece. Ayça'nın deneyimlemek istediği hiçliği ben yaşadım. Anne-babamın kavgalarına ve dayağa dayanamayıp Alsancak sokaklarında yattığımda 3. sınıfa gidiyordum. O zamanlar sabah kalktığımda ilk düşüncem karnımı nasıl doyuracağım, geceyi nerede geçireceğim olurdu. Gözüme bir apartman kestirirdim ve orada kalırdım. Nişantaşı sokaklarında da çok yattım. Merhaba Bar'ın kapısına sığınırdım ya da arkadaşlarıma beni evlerine almaları için yalvarırdım. Bazılarının anneleri rahatsız olurdu, beni gizlice eve alırlardı. 4 ay böyle yaşadım. 12-13 yaşında da uzun bir dönem sokakta kaldım.

* Şimdi Nişantaşı'ndan ünlü biri olarak geçiyorsunuz...
T.:
(Derinlere dalıyor) O dönem kendime, "Bir gün hayat bana gülerse asla bugünleri unutmayacağım. Benim elimi hep bıraktılar ama ben kimsenin elini bırakmayacağım" diye söz vermiştim. Bu projeyle, sözümü tutuyorum.
Haberin fotoğrafları