kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 4 Şubat 2008, Pazartesi
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
Feridun Düzğaç, hayranlarının kendisinden şiir kitabı istediğini söyleyip ekliyor: Asla şiir kitabı yazmayacağım.

Erkek sapkınlarım var! Tedirginim!

Geçtiğimiz haftalarda çıkardığı yeni albümü Uykusuza Masallar'la adından söz ettiren Feridun Düzağaç: Genelde benim erkek sapıklarım var ve beni tedirgin ediyorlar. Sapıktan kastım bana sapkın bir sevgi duyuyorlar!..
ayranları ona tapıyor. Herkes onu "Gel tanışalım önce/ Ben kısaca FD/ Ama sen bana uzun uzun/ Seni seviyorum de..." sözlerini taşıyan şarkıyla yani 'FD' ile seviyor. Kimisi onu müziğin Cemal Süreya'sı kimisi U2'nun solisti Bono gibi algılıyor. Ama onu seven sevmeyen herkesin ortak görüşü rock müziğin 'Romantik, hüzünlü prensi' olduğu yönünde... İki yıldır konserden konsere koşturan ama basında pek fazla yer almayan Feridun Düzağaç, suskunluğunu geçtiğimiz haftalarda çıkardığı 'Uykusuza Masallar' isimli albümle bozdu. Ünlü olma hallerinden pek hoşlanmayan, fotoğraf çektirirken üzerindeki hırkanın markası için 'Photoshop yaparak silin lütfen' diyen, 'canayakın' Feridun Düzağaç'la yeni albümünü, özel hayatını ve hayranlarını konuştuk.

* 'Uykusuza Masallar', promosyonu pek yapılmayan bir albüm...
Aslında bir önceki albümümün ardından daha planlı-programlı çıkan bir albüm oldu. Klibi çıkış tarihinden çok önce yayına verildi. İlk izlenimleri alıyoruz, gayet hoş!

* Peki olumsuz bir eleştiri geldi mi?
Beni ilk günden beri takip eden dinleyicilerimin, benim kendi içimdeki bu söz yazma mantığımdaki değişikliklerle pek barışık olduklarını söyleyemeyeceğim. Onlar sanki daha sade sözler yazmamın daha kötü bir şey olduğunu düşündükleri için biraz önyargılı bakıyorlar.

* Albümdeki yalınlaşma ihtiyacı neden?
Ben 22 yıl önce insanların karşısına çıkıp şarkı söyledim. Şimdi profesyonel anlamdaki 12'nci yılım. O zaman olduğum gibi bir adam değilim! Başka şeylerin peşindeyim: Daha gündelik ve hafif meşrep bir dil... Çünkü o zaman sınırlarım artıyor. Artık 40 yaşının da getirdiği cesaret ve cüretle daha bilgece laflar edebilmek istiyorum ki, bu albümde var.

KIZIM ACILI BİR ADAMI PARLATTI!


* 'Bir Devam Filmi' isimli albümünüzle ilgili olarak 'Biz acaba ne yaptık da bu albüm ön plana çıkmadı?' diyorsunuz...
Evet. 'Bir Devam Filmi'ndeki hatanın ne olduğunu çok merak ediyorum. Birçok şeyin üst üste gelmesiyle ilgili bence... O albümün yapımcısı 'Siz kötü bir albüm yaptınız'a benzer şeyler söyleyince, bütün enerjim bitmişti. İlk kez hayata aynı pencereden baktığımızı düşündüğüm insanlarla öyle bir trajediyi yaşamak benim için çok yaralayıcı oldu. Uzun süre kendi şarkılarımızı çalmak istemedik. Hayal kırıklığını ve kızgınlığı iç içe yaşadım.

* Bu kızgınlık dinleyiciye mi?
Hayır dinleyicime kırgın değilim! Bazen düşünüyorum. Fıkralarla dolu bir albüm çıkarsam bile alıp, ona anlam yükleyebilecek kadar fanatik ve organik bir dinleyicim var. Bu beni çok mutlu ediyor. O dönemde çok yaralayıcı şeyler yaşadım ama hepsi geçti. Kimseye ne kırgınlığım kaldı ne de kızgınlığım!

* Önceliklerinizin değiştiğini söylüyorsunuz. Hayatınızda ne ön plana çıktı?
Mesela; kızım Tuya Naz beni çok yumuşattı. İki günde üç tane çizgi film seyrettim. Bu benim hayatımın rutininde ve iyi ki de var. Masal da olsa kitap okuma dönemleri, onun heyecanı ve hayata dair masum kaygıları, acılı ve yaralı bu adamı parlattı. İyi ki de oldu. Onun dışında bence o kadar dünde kalmanın ve 'keşke'ci olmanın anlamı yok! Hayatta insanın başaramayacağı tek şey, zamanla ilgili... Benim gardım yavaş yavaş düştü. Zaten ne kadar korunaklı olursanız olun, geleceği varsa geliyor.

* Başınıza gelmesinden en çok korktuğunuz şey neydi?
Bütün insanların yaşadığı şeyler; ihanet, riya, unutulmak, özlemek...

* Yakın arkadaşlarınız tarafından sırtınızdan bıçaklandığınızı mı düşünüyorsunuz?
Hiç ummadığım dostlarımla hiç ummadığım ucuz ve basit, düzeysiz şeyler yaşamak zorunda kaldım. Para-pulla ilgili tatsız şeyler yaşadım. Ben dost delisiyimdir. Ama çok olması bir şeyi değiştirmiyor. Bunun yarattığı kırgınlığı günlük hayatı yaşarken atmanız mümkün olmuyor. Zaten albümdeki 'Kara Kara' da böyle bir şarkı... Onlara gönderme 'Bir dost az, ikisi çokmuş'. Bir saatten sonra hayata karşı korunaklı olmayı falan bırakıyorsun!

HAYATIMA GİRENİ BEZDİRİRİM!


* Artık daha mutlusunuz galiba...
Tabii... Algıda hep bir hata vardı, bu şarkıları yazan adam 'Bu şekilde yaşıyordur' diye düşünüp insanların üstüme yıktığı şeyler oldu. Dostlarım için gülen, güldüren neşe kaynağı bir kişi olduğum söylenemez ama aranan renkli bir kişiliğimdir. Müşkülpesentliğim gerçekten çok can sıkıcıdır. Çevremdeki bir sürü dostumu ve yer yer hayatımdaki kadınları bezdiririm. Zor bir insan modeliyimdir.

* Bir röportajınızda 'Beni hayatından atan iki kadın da şu anda çok mutlu' demişsiniz... Niye böyle olduğunu düşünüyorsunuz?
Bana aşkla ilgili şarkılar yazıyorsunuz 'Nasıl bir aşıksınız?' diye sordular. Ben de o cevabı verdim. Ben aşk bilirkişisi, aşk gurusu falan değilim. Ama o hissettirildi bana... Biten evliliğimle ilgili değil ama son ilişkimde sevmeyi ve şımartmayı bilmeyen bir adam olduğuma inandırıldım. Sonuçta olabilir bu... Yaşına inat, kadınlarla ilişkilerinde deneyimi çok olan bir adam değilim. Üniversite biter bitmez evlendim. Uzun yıllar da güzel giden bir ilişkimiz oldu. Sonra hayat beni başka bir yere attı, ben kendimi başka bir yere attım. Ben gerçekten aşka dair çok şey bilmem. Şarkılarımda düşümdeki, hayal ettiğim şeyleri yazıyorum aslında ben...

ERKEK SAPIKLARIM VAR!

* Rahatsız ediyorlar mı sizi? Kadın hayranlarınız sizin için ilginç bir şeyler yaptı mı?
Yer yer daha fazlasını hak ettiğini düşünen, beni tanımak ve sevgili olmak isteyenler oluyor. Ama kendini paralayanlar olmuyor açıkcası... Olmasın da zaten, olsa da paralandıklarıyla kalırlar. Konser mekanına geldiklerinde ayaküstü sohbet ederim, 'Lütfen fotoğraf çektirebilir miyiz?' diyenler olur, çektiririm. Sevdiği şarkıcı ve yazarla bir kare fotoğrafının olması hoş bir şey ama onun ötesini istemek neden? Genelde benim erkek sapıklarım var ve beni tedirgin ediyorlar. Sapıktan kastım bana sapkın bir sevgi duyuyorlar. Her konserde varlar, her şeyimi takip ediyorlar. Kendilerince bana beni hatırlatan analizler gönderiyorlar.

* Mesela ne yapıyorlar?
Bir film setinde çekilmiş fotoğrafımı gönderiyorlar. 'Sizin gibi duyarlı bir insanın herkesin görebileceği bir ortamda içki içerken fotoğrafının olması kötü' diye yazan adamlar var.

* Siz ne yapıyorsunuz bu durumda?
Ben hiç bulaşmıyorum. Varlıklarını inkar ediyorum ki ancak onlar böyle yola gelirler... 'Bir gün İstiklal Caddesi'nde John Lennon tarzı arkadan bıçaklanır mıyım?' bilmiyorum. Ama genelde bütünüyle çok ölçülü bir dinleyici grubum var. Dinleyicimle o, bu, şu sebeple özel bir ilişkiye girmem mümkün değil! Özellikle genç kadın ve kızlarla... Çünkü doğru bulmuyorum.
Haberin fotoğrafları