kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 29 Ocak 2008, Salı
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
MUHARREM SARIKAYA

Özgürlük tercihi...

Hükümetin özgürlük tercihindeki önceliğini daha iyi anladık..." Sözün sahibi, medya diliyle; "AB çevrelerinin etkin ismi..."
Söylemesindeki amaç da belli.
AK Parti hükümetinin "kısa sürede çıkacak" sözüne karşın, Türk Ceza Kanunu'nun 301'inci maddesindeki değişikliği öteleyip "Üniversitede türban serbestisini" birinci önceliği haline getirmesi...
Yani, Türkiye'nin AB yolunda önemli bir açılım yapacak düzenlemeyi bir kenara bırakıp; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin de olumsuz kararı bulunan "türban" konusunu birinci maddesi haline getirmesi.
Aslında AK Parti açısından bu alışıldık bir durum.
Daha önce de belirttiğimiz gibi, AK Parti grubu hiperaktif çocuk gibi...
Bir konuyu ele alıyor; kısa sürede sıkılıp bırakıyor; bir başkasına yöneliyor.
Örnek mi; TCK 301 veya "etkin pişmanlığı" düzenleyen 221'inci maddesi...
Son günlerde yeni açılımlar getiriliyor gibi gösterilen diğer konularda da durum farklı olmayacak.

Üzerinden siyaset
Türban konusuna gelirsek...
AK Parti Genel Başkanı, Başbakan Tayyip Erdoğan "Kimseyi rencide etmeden meseleyi çözün" talimatı verse de parti içinden gelen sıkıntı sürecek.
"Kamuda türbanı serbest bırakmak için planlarımız var" diyen Konya milletvekili Hüsnü Tuna ve Isparta Belediye Başkanı Hasan Balaman hakkında disiplin soruşturması için adım atılmış olsa da sorun bitmeyecek.
Çünkü parti içinde onlar gibi düşünen sayısı çok.
Belki Erdoğan, genel seçimde yaptığı gibi, parti içindeki katı unsurların bir bölümünü de yerel seçimde törpüleyecek.
Ancak o zamana kadar sorunun giderilmesinin önüne aşılmaz setler yaratmak isteyenlerin çabası da artarak sürecek.
Nedeni de sorunun siyasi bir amaçla giderilmeye çalışılıyor olması...
MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural'ı dün ziyaret eden iki üniversite öğrencisinin Tuna ve Balaman'ın sözlerine atıf yapıp, "Çözmek değil, engel çıkarmak istiyorlar; yine üzerimizden siyaset yapıyorlar" kaygısını dile getirmesi de bundan.
Yani AK Parti'nin önceliği türban konusuna vermesi de MHP'nin kendi deyimiyle "blöfü görüp" konuya sarılmasının nedeni aynı; yaklaşan yerel seçim...

Amaç seçim olunca
MHP Grup Başkan Vekili Mehmet Şandır da dünkü sohbetimizde bunu gizlemedi.
Şandır, "AKP iki de bir toplumun duyarlılığını rencide ederek oy topluyor; buna geçit vermeyeceğiz" deyip devam etti:
"Başörtüsüne üniversitede özgürlük alanı yaratıp, dışındakileri de cumhuriyet karşıtı olarak göstereceğiz. Endişemiz yerel seçimin de dindarlık çerçevesine oturtulmasıydı. Bu kez bunu yapamayacaklar."
Şandır "bu kez yapamayacaklar" dese de Isparta Belediye Başkanı Balaban'ın bu kez nasıl yapacaklarına ilişkin yöntemi ortada:
"MHP sadece üniversitede başörtüsünün serbest bırakılmasını istiyor. Böyle şey olmaz, yasak her yerde kalkmalı..."
Daha Meclis'ten geçip geçmeyeceği; Anayasa Mahkemesi ve AİHM engellerinin aşılıp aşılamayacağı belli olmadan, tartışmanın bu zeminde yapılması bile sorunun çıkmazını göstermeye yeter.
O zaman özgürlüğün ne için ve hangi amaçla istendiğinin anlamı da kalmaz...