kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 27 Ocak 2008, Pazar
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
Günaydın 
ELVAN DEMİRKAN

Sigara içmek gerçekten bir seçim mi, değil mi?

Sigara yasasının onaylanması içmeyenleri ferahlatırken, sigara tiryakilerini daha çok strese soktu. Aldığım mail'lerde tiryakiler "Sigara içmek benim seçimim" derken, içmeyenler de "Bir restorana gittiğimde midem bulanmadan, zehirlendiğimi hissetmeden yemek yiyebilmek, leş gibi kokan kıyafet ve saçlarla eve dönmemek de benim seçimim" diyor. Sigara tiryakilerinin çoğu entelektüel, akıllı ve de başarılı insanlar değil mi? Ama bu kadar akla rağmen, defalarca sigarayı bırakmaya çalıştıkları halde çoğu başaramıyor. İçenler sigaranın erken yaşlandırdığını, hasta ettiğini ve de ölümü yaklaştırdığını ellerine aldıkları pakette okuyor. Peki zararlarını bildikleri halde, iradeleri zayıf olduğu için mi sigarayı bırakamıyorlar? Hayır! Tiryakilerin çoğu sigaranın beyinlerini nasıl etkilediğinin farkında değiller. Sigaradan çekilen bir nefesle, nikotin beynin insula denilen bölümüne saniyeler içinde ulaşıyor. İnsula vücutta arzulama yaratan dürtüleri tespit ediyor ve bu dürtüleri hissetmemizi sağlıyor. Bir sonraki sigarayı yakmak istemenizin sebebi bu.

NİKOTİN YANILTIYOR

Sigarayı söndürdükten yarım saat sonra beyin bir sonraki nikotin dozu için sinyal vermeye başlıyor. Sigara tiryakisine 'sigara içme' dendiği zaman onun beyni 'içmemeyi' değil, 'sigarayı' algılıyor ve alışkanlığı körükleniyor. Richard Bronson ve Anthony Hopkins gibi pek çok ünlü ve başarılı kişi dahil, 25 milyon insanın sigarayı bırakmasını sağlayan 'bağımlılık gurusu' Allen Carr, dünya çapında milyonlar satan 'The Easy Way to Stop Smoking' (Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu) adlı kitabında tiryakilerin alışkanlıklarındaki yanılgıyı şöyle açıklıyor: Sigarayı söndürdükten sonra nikotinin etkisi geçtiğinde bir boşluk, tedirginlik ve emniyetsizlik hissi başlıyor ve bu hissin sadece başka bir sigara yaktığınızda giderileceğini düşünüyorsunuz. Bu, ayağınızı sıkan bir ayakkabıyı, çıkartınca rahatlayacağınızı bildiğiniz için giymek gibi. Bir sonraki sigarayı yaktığınızdaki rahatlama hissi ise aslında sigaraya hiç başlamadan önceki hissiniz. Yani yaptığınız şey, sigaranın vücutta yarattığı kötü hissi kapatabilmek için başka bir sigara yakmanız.

STRESİ ARTTIRIYOR!
Peki sigara tiryakileri bunu nasıl fark edemiyor? Çünkü nikotinin hem uyarıcı, hem de sakinleştirici etkisi çok yanıltıcı. Onlar sigaranın performansı ve konsantrasyonu arttırıp, stresi ve sıkıntıyı giderdiğini düşünüyor. Halbuki iki sigara arası yaşadıkları semptomlar aslında vücudun nikotin ihtiyacının belirtileri. Asıl çelişki, sigarayı içerken nikotinin anlık terapik etkilerini hissediyorsunuz ama sigarayı söndürdüğünüz gibi nikotinin asıl etkileri ortaya çıkıyor. Mesela kalp atışının hızlanması ya da tansiyonun yükselmesi gibi... Stresi yatıştırıyormuş gibi görünen nikotin; aslında kalp ve akciğer gibi yaşamsal organlarda ve vücudun genelinde büyük hasar yaratıyor ve daha çok strese neden oluyor. Bu stresi yatıştırmak için ihtiyacınız olan, bir sonraki nikotin dozu. Bu çember sigaraya bağımlı olduğunuz sürece ölene kadar sürüyor. Bunun mantığını anlayan bir insanın sigarayı bırakması daha kolay oluyor.

TUZAKTAN KURTULUN!
Şimdi sigaranın kendi seçimleri olduğunu söyleyen okurlarıma bir sorum var. Sigarayı ilk denediğinizde "Aa ne güzel tadı varmış" demiş miydiniz? Ya da çocuğunuzu sigara içmeye teşvik eder misiniz? Eğer cevabınız hayır ise, o zaman düştüğünüz tuzağın farkındasınız ve seçiminiz olduğu için değil, bırakamadığınız için içmeye devam ediyorsunuz. Nikotin alınmaya başladığından iki gün içinde bağımlılık etkisini gösteriyormuş. Eskiden uzun süreli ve aşırı kullanımın bağımlılığa yol açtığını düşünürdük. Halbuki durum tam tersi. Bağımlılık uzun süreli ve aşırı kullanıma yol açıyor.