kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 19 Ocak 2008, Cumartesi
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC

Başörtüsü ile niye bu kadar uğraşıyorsunuz?

Yeni Haber
İLİŞKİLİ HABERLER
Başörtüsü ile niye bu kadar uğraşıyorsunuz?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, başörtüsünün insanların ve vatandaşın bireysel tercihi olduğunu belirterek, "Bu milletin başörtüsü ile niye bu kadar uğraşıyorsunuz? Nasıl giyiniyorsa giyinsin ne karışıyorsunuz" diye konuştu.

Erdoğan, partisinin stanbul Ümraniye Kadın Kolları toplantısındaki çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, "Bu 'din ve vicdan özgürlüğüne girmezmiş' ne özgürlüğüne girer. Bizim önümüze iki de bir anayasayı çıkarmasınlar, biz de en az onlar kadar bu anayasayı biliyoruz" dedi.

Erdoğan, "Bu ülkede kuvvetler ayrılığı prensibi varsa, bu ülkede yasama, yürütme yargı erki birbirini müdafaa etmeyecekse; herkes yerini, konumunu gayet iyi bilmeli. Yargı makamı, ihsası rey makamı değildir. Onlar makamın gereğini gerekli olduğu zamanda, Anayasa'nın tayin ettiği şartlar içerisinde yapmaya mecburdur" dedi.

Erdoğan, "Demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partileri baskı altına almaya kimse gayret etmesin. Biz ne dediğimiz gayet iyi biliyoruz" dedi.

Başbakan Erdoğan, "Bakıyorsun bir rektör çıkıyor darbe çağrısı yapıyor. Orduya akıl verme, ordu ne yapacağını senden çok daha iyi bilir.

ONLARIN İŞİ GÜCÜ BAŞÖRTÜSÜ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''medyanın bunları yazmadığını'' ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti:

''Onların işi gücü başörtüsü; şu, bu... Türkiye nereden nereye geldi, bunu yazsana kardeşim. Bu ülkede, milletin kılığıyla kıyafetiyle kimsenin uğraşma hakkı yok. Olmamalı... Bu, insanların, vatandaşların bireysel tercihidir. Bırak, bireysel tercihi olarak nasıl giyiniyorsa öyle giyinsin. Sen ne karışıyorsun buna. Bu 'din ve vicdan özgürlüğü'ne girmezmiş. Ne özgürlüğüne girer? Bizim önümüze ikide bir Anayasa'yı çıkartmasınlar. En az onlar kadar Anayasayı biz de biliriz.

Bu ülkede eğer kuvvetler ayrılığı varsa, bu ülkede yasama, yürütme, ve yargı erki birbirine müdahale etmeyecekse, herkes yerini, konumunu gayet iyi bilmeli. Kimse yasama, yürütme organının üstünde kendini göremez, bulamaz. Özellikle de kimse ihsası reyde bulunamaz. Yargı makamı ihsası rey makamı değildir. Onlar da görevini, Anayasanın tayin ettiği şartlar içerisinde yapmaya mecburdur. Demokratik hayatın temel unsurları olan siyasi partileri, baskı altına almaya kimse gayret etmesin.Bizim gayemiz, Atatürk'ün ifade ettiği, muasır medeniyet seviyesine Türkiye'yi çıkarmak.''

MİLLETİN TALEBİ ÜZERİNE KURDUK

Başbakan Erdoğan, ''14 Ağustos 2001... Milletin bahtı, ülkemizin bahtı kapandı deniyordu, kapanmadığını gördük ve Allah'ın izniyle bu şerefli emanet bizim omuzlarımıza yüklendi'' diye konuştu.

AK Parti'nin siyasetinin, milleti ve ülkeyi güçlendirme siyaseti olduğunu dile getiren Erdoğan, bu yolda çok kısa zamanda büyük başarılara imza attıklarını, çok daha büyüklerine de imza atacaklarını ifade etti.

Recep Tayyip Erdoğan, ekonomiden uluslararası ilişkilere, enflasyondan büyümeye kadar karanlık bir tünelden Türkiye'yi çıkardıklarını ve aydınlığa kavuşturduklarını anlatarak, ''Biz gençlerimize, kadınlarımıza, siyasetçilerimize ve sanayicilerimize hitap ederken ayrı bir dil ile seslenmiyoruz. Biz Türkiye'yi bütün meseleleri ile bir bütün içinde ele alıyoruz. Türkiye, sizin heyecanınızla, aklınızla, ideallerinizle ve ülke sevginizle geleceğe doğru daha emin adımlarla ilerliyor'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Türkiye'de siyasetin ve yönetimin, halkın enerjisi ve heyecanına büyük ihtiyacı olduğunu, bu ihtiyacın her zaman sürdüğünü ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti:

''Biz AK Parti'yi kendi özel duygularımızın sesiyle kurmadık. Biz AK Parti'yi milletimizin talebi üzerine kurduk. AK Parti, milletimizin bir ihtiyacı olarak, bir talepten dolayı ortaya çıktı. 81 vilayette kamuoyu araştırmalarımızı yaptırdık ve bu kamuoyu araştırmalarımızın neticesinde milletimiz dedi ki, 'Evet bu işe ihtiyaç var, zamanı geldi. Sizi bekliyoruz. Kurunuz partiyi.' AK Parti böyle kuruldu ve bu helecan tüm ülkemizi 780 bin kilometrekareyi sardı.''

KADINLARIN HEYECANI

Başbakan Erdoğan, kadınların gayret ve heyecanın içerisindeki yerinin çok farklı olduğunu ifade ederek, gerek kadın, gerekse gençlik kollarının heyecanlarına heyecan kattıklarını dile getirdi.

Erdoğan, ''Türkiye'de şu anda kadın kolları olarak 852 ilçede örgütü olan başka hiçbir siyesi parti olmadığını'' belirterek, 81 vilayetin tamamında örgütlü kadın kollarının bulunduğunu söyledi.

Kadınların siyasetle ilişkisinin, ülkenin bütün meseleleriyle, bütün dünya ve bütün insanlık ile ilişkisi anlamına geldiğini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Biz 'bu şarkı burada bitmez' derken, 'beraber yürüdük bu yollarda' derken, Türkiye'nin geleceğini, bugünlerini ve emin adımlarla varacağımız yarınlarını kastettik. Açıkça ifade edeceğim ki, hanımların etkili olmadığı bir siyasi hareketi sadece renksiz ve derinliksiz bulmakla kalmıyor, demokrasinin temsil kabiliyeti bakımında da sakıncalı ve sağlıksız buluyorum. Bu nedenle sizler, siyaset anlayışımızın yenilenmesinde, Türkiye'nin değişim hedeflerinin yakalanmasında ve siyaset kültürümüzün zenginleşmesinde ağırlığınızı koymak durumundasınız.Hanımlar sadece bu ülkenin, bu nüfusun yarısını teşkil etmiyor; Türkiye'nin yaşadığı bütün kriz ve bütün dar boğazların aşılmasında en büyük yükü yükleniyor, en büyük fedakarlığı yapıyor. Hanımların engin maharet ve fedakarlıkları olmasa, bu toplum, bu büyük ekonomik depremlerin enkazından çıkamazdı. Yaşanan onca sıkıntıya, yokluğa, yoksulluğa rağmen ailelerimizi ayakta tutan, çocuklarımızı karnı tok, sırtı pek dolaştıran, bütün eksik ve gedikleri kapatmak için çırpınan kadınlarımız, bugün ayağa kalkıp geleceğe doğru yürüyen Türkiye'nin de mimarlarıdır.''

(AJANSLAR)