kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 19 Ocak 2008, Cumartesi
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC

Farklılıklarımız zenginliklerimizdir

Mine Gültekin
Tam bir yıl önce bugün, İstanbul Harbiye'de, saat 15.00'te bir gazeteci, ensesine sıkılan kurşunla katledildi. Milyonları yasa boğan bu olay, potansiyel ırkçı dalgayı ve ırkçıları bir kez daha gün yüzüne çıkarmıştı ama onlara inat bir arada yaşamı savunanları daha çok kenetlemişti. Artık bu gidişata "Dur," denilmeliydi. Onlar da kampanyalarının adını böyle koydular: 'Irkçılığa ve milliyetçiliğe DurDe!'. Hrant Dink'in ölüm yıldönümünde, DurDe aktivistleriyle bir araya geldik. Bu aktivistler kim olduklarının önemi olmadığını söyleyerek, yaşlarını veya mesleklerini açıklamak istemiyorlar.

- DurDe nasıl ve ne zaman başladı?
- Ahmet Yıldırım:
Hrant Dink'in katledilmesinden sonra ortaya çıkan bir fikir. Bu ülkedeki milliyetçi agresifliğe tepki verilmeli diye düşündük.
- Levent Şensever: DurDe bir örgüt değil, bir kampanya birliği. İlk başladığımız dönemde çok az kişiydik. Bir çağrı yapıp kendimizi anlattık ve o çağrı çok ses getirdi.

- Neydi o çağrı?
- L.Ş: Milliyetçiliğin yükselişine, bunun arkasında duran güçlerin aslında sandığımızdan daha az güçlü olduğuna, cenazedeki kitlenin büyüklüğüne vurgu yaptık. Irkçılığı ve milliyetçiliği vicdanlarda mahkûm etmek gerekir, bunun için de kitlesel olmak lazım.

- Dink'in katli üzerine çok sayıda benzer grup oluştu ama şu an pek sesleri çıkmıyor, neden sizce?
- Sibel Erduman:
Hrant'ın ölümünden sonra ortaya çıkan gruplar o anki duygusallıkla kuruldu. Ama biz 'Irkçılığa ve milliyetçiliğe dur de,' derken olayı politikleştiriyoruz.
- Cengiz Algan: DurDe sıyrıldı, çünkü biz sokak aktivizmine önem verdik. Türkiye'de, 90 yıldır kemikleşmiş ve yüceleştirilmiş büyük bir milliyetçilik var. Ama bunun karşısında bir de antimilliyetçilik var. Hrant Dink'in cenazesi ve 22 Temmuz seçimleri bunu çok net kanıtladı. Yani her iki kişiden biri milliyetçi olmayan bir partiye oy verdi, demek ki bu halkın yüzde 50'si 'Hayır kardeşim biz bu milliyetçilikten sıkıldık,' diyor.

İHTİYACIMIZ YOK

- Milliyetçiliğe neden karşısınız, kötü bir şey mi milliyetçilik?
- A.Y:
Bazen soruyu tersinden sormak lazım, niçin milliyetçiliğe ihtiyacımız olsun? Bütün milliyetçiliklerin kökeninde 'Etrafımız düşmanlarla çevrili,' paranoyası var. Birey olarak farklı ülkelerde yaşayan insanların birbirlerinden ne farkı var, hepsi yaşam mücadelesi içinde.
- C.A: Mesela komşu ülke Yunanistan... Hayatında hiç Yunanistan'a gitmemiş, hiç Yunan tanımamış bazı Türkler onlara düşman. Neden? Nedeni milliyetçilik. Çünkü milliyetçilik bir milleti diğerinden üstün görmeye neden oluyor.
- L.Ş: Milliyetçilik ve ırkçılık arasında fark var ama birbirini bütünleyen iki ideoloji bunlar. Bu, toplumda bir homojenleşmeye neden oluyor. Oysa farklılıklarımız bizim zenginliklerimiz.

- 22 Temmuz sonuçlarına bakarak, Türkiye'de milliyetçiliğin yaygın bir ideoloji olmadığını söyleyebilir miyiz?
- C.A:
Tabii, aksi olsa bu millet, adında milliyetçilik olan MHP'yi iktidar yapardı. Ama bu potansiyel tehlikeyi ortadan kaldırmıyor.
- Müge Karalom: Fakat şunu eklemeliyim, DurDe olarak baktığımızda AK Parti'yi onaylamamız mümkün değil. Çünkü AK Parti döneminde Hrant Dink yargılandı. AK Parti söyleminde milliyetçi hamaset yapmasa da, Dink'in yargılanma ve ölümüne giden sürecini yaşatan o. Biz zaten şu anda 301'in kaldırılması için yoğun bir çaba içindeyiz, yakında da bir miting düzenleyeceğiz.

- 19 Ocak 2007 ve sonrasındaki cenaze, size neler düşündürdü?
- M.K:
Ona zamanında sahip çıkmalıydık. Cenazede o kalabalığı görünce kendimi suçlu hissettim ve vicdanımı buraya gelmiş olmakla yıkayamam diye düşündüm. Hrant gözümüzü açtı ve bizi bir araya getirdi.
- A.Y: O cenazede ortaya çıkan tablo, Türkiye'deki milliyetçi ideolojiye en büyük darbeyi indirmiştir.
Haberin fotoğrafları