kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 29 Kasım 2007, Perşembe
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC
UMUR TALU
Dipsiz Kuyu

Saygı talebi

Hayatınıza elbet çok mana veriyorsunuzdur. Çok manasız bulmuyorsanız. En büyük derdimiz muhtemelen "hayattaki maddi, manevi varlığı saygı gören ve o sayede hayatı mana bulan" birisi olabilmektir.
Bu arayış inançla olabilir;
Mücadeleyle, hırsla, ideallerle, ideolojiyle;
Eser, iz, şan bırakarak;
"Çok çalışarak", çok gezerek, "çok kazanarak", çok hükmederek;
Servetle, kudretle, şöhretle, gösterişle;
Aşkla, nefretle; şefkatle veya gaddarlıkla;
Fedakârlıkla, kahramanlıkla yahut ezerek, zulmederek;
Hayırla veya şerle;
Sollayarak, yol vermeyerek, gazlayarak;
Statü, makam, rütbe ile; Belki en sıradan şeyleri yaparak belki çok farklı güzergâhlar deneyerek;
Her hâlükârda "doğal" veya "tercih ederek seçilmiş", belki "kazanılmış" ya da "mecburen edinilmiş" kimliklerin saygı görmesini isteyerek.
Toplumun ortalama ve ortak huzur ile mutluluk harcının temeli "saygı görme" ile "saygıda kusur etmeme" seviyesidir.
Öyle küçükleri sevip büyükleri sayarak değil.
Koşulların, kökenin ne olursa olsun kimliğine, kişiliğine, yolculuğuna saygısızlık yapılmadığını, yapılırsa toplumdan ve hukuktan cevap göreceğini bilerek;
Başkasının kimliğine, kökenine, yolculuğuna saygısızlık yapmamayı öğrene öğrene, sindire sindire.
Aşağılanmayı reddederek, aşağılamaktan kendini men ederek. Dik durarak ve boyun eğdirmeyerek.
Sadece şahsi terbiyeyle filan değil; hukuk, demokrasi ve cumhuriyetin özünü de öyle idrak ederek.
Sadece, millet, milliyet, din, mezhep, bayrak, marş gibi "insan ötesi, insan üstü, bir üst" değerlerin kutsallığına değil, onlara bağlılığı olan insanlara da;
Ve onlara bağlı insanlar olarak da başkasının kutsallarına, bağlılıklarına, inandıklarına, değerlerine, hayatlarına saygı göstererek.
İnsanı "özünde eşit" insan sayarak.
Dinlerin en azından, "doğma, yayma, ezilmeme, koruma, gizlenme, hicret, hoşgörü" gibi kökenleri büyük ölçüde "saygı talebi"dir.
Bazen dinler ya da kimi temsilcileriyle de, mutlak iktidarlarla çatışmaya girmiş cumhuriyet, demokrasi gibi ideallerin kökü de "insana saygı talebi" yle güçlenmiştir.
Sonuçları ne olursa olsun, mezhep, etnisite, milliyet çatışması, kalkışması; sosyalsınıfsal isyanlar, devrimler; bağımsızlık savaşları "toplu saygı talepleri"ne dairdir.
"Tarih" aynı zamanda "bireysel ve kitlesel saygı talebi, saygı elde etme, aşağılanmama mücadeleleri"yle de yazılır.