kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 24 Ekim 2007, Çarşamba
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC
YAVUZ DONAT

Yiğidin de şehidin de 'harman olduğu' yer

Ankara'da yedim taze meyvayı,
Boşa çiğnemişim yalan dünyayı" diye bir eski türkü vardır...
Bu bir "Keskin türküsüdür."
Türkünün "nakaratı" da şöyledir: "Söyleyin anama anam ağlasın, Gelin Haticem de kara bağlasın."
Dün bir kez daha tanık olduk ki...
"Ateş düştüğü yeri yakıyor."
Ve en çok da "analar ağlıyor."
Keskin Keskin olalı acep hiç bu kadar insanı bir arada görmüş müydü? Duyan gelmiş.
Ankara'dan, Kayseri'den, Kırşehir'den... Sefli, Kurşunkaya, Ceceli, Müsellim, Kavurgalı, Konur köylerinden.
Keskin'in verdiği şehidin haddi hesabı yok.
Ama bugün "gönüllü lazım" deseniz, Keskin'de "askere yazılacak çok."
Analar, bacılar yol kenarına dizilmişti.
Bir yandan "ciğerimiz yanıyor" diyorlardı.
Bir yandan da "evlatlarını, nişanlılarını askere yollamanın hazırlığını yapıyorlardı."
Keskinliler, Kurtuluş Savaşı sırasında aralarında para toplamışlar...
Ve "uçak" almışlar.
Belediye Başkanı:
- Ordumuza uçak alan ilk yerlerden biri Keskin'dir.
"Duyduk duymadık demeyin" Keskin'de bugüne kadar hiç "askerden kaçma olayı" olmamış.
Zira "Cumhuriyet'in kanunları" gibi Keskin'in de "kendine özgü kanunları" var:
Madde 1:
Askere gitmeyen adam sınıfına konmaz, ona kız verilmez.
Madde 2:
Askerden kaçmak vatana ihanettir... Askerden kaçan Keskin'de yaşayamaz.
Hani "yiğidin harman olduğu yer" diye bir deyim var ya...
Keskin de öyle.
Ve sadece "yiğidin" değil "şehidin de harman olduğu bir yer."