kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 2 Ekim 2007, Salı
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC
Günaydın 
RAHŞAN GÜLŞAN

İstanbul metrosunda korku filmi!

Ay sonları, sizlerin olduğu kadar benim için de bazen kabus anlamına gelebiliyor. Beklenmedik bir-iki harcama yaşadığım anda, ay sonunu 'Hint fakirleri' gibi geçiriyorum. Tasarruf tedbirleri 'ay üssü alfa' seviyesine çıkarılıyor. Burger King'den sipariş verilmiyor, Kentucky Fried Chicken, Domino's Pizza tarihe karışıyor. Fırından alınmış taze ekmek ve kahvaltı, üç öğün yenilebilen muhteşem bir lezzet fırtınasına dönüşebiliyor. Taksilerden vazgeçilip, toplu taşıma araçlarına yönleniliyor. İşte geçen hafta, benim 'kıt kanaat yaşamanın kitabını yeniden yazdığım' bir haftaydı. Ve metroya bindim. Metrodaki LCD ekranlarda gösterilen filmler gerçekten şaşırtıcıydı.

SEUL'E Mİ GİDİYORUM?
Filmlerin birinde 'Dost Seul, Kardeş Seul, hop hop Seul, Tonton Seul' temasına sahip bir tanıtım filmi oynuyordu. Filmde Seul kentinin güzellikleri gözler önüne seriliyordu. Etrafıma baktım, yanlışlıkla Seul'a giden metroya binmemiştim. Biz Taksim'e gidiyorduk. Kore'de bir işim yoktu o sabah. Sonra da başka bir film başladı. Bu filmde üzerlerinde, korkutucu hijyen kıyafetleri olan adamlar, metro trenlerine bir takım sıvılar sıkıyorlardı. Terörist bir zehir saldırısı sonrası metroya müdahale eden polisler gibi duruyorlardı. Arka tarafımda oturan turistler biraz gerildi. Ben şaşkınlıktan küçük dilimi çiğnemeye başlamıştım. Ama çiğneyip çiğneyip yutamıyordum. Meğerse bu ikinci film, metromuzun ne kadar hijyenik olduğunu anlatıyormuş. Hiçbir filmin, tanıtımın ve anonsun İngilizcesi olmadığı için, metroya binen turistler hiçbir şey anlamıyorlar. İstanbul'a getirip, metroya bindirdiğimiz turiste ülkemizin başka bölgelerini, mesela Kapadokya'yı, Nemrut'u gösterelim, oralara da gönderelim diye bir çaba kimsede yok anlaşılan. Biz Seul'u tanıtalım. Yazık onlar da turizmden para kazansın!