kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 27 Eylül 2007, Perşembe
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC

Sinemadan uzaklaştım 20 yıldır dizilere demir attım

BUGE CANKAT Fotoğraf: Korkut KALAYCI
atv'nin yeni dönem dizisi 'Elveda Rumeli'de canlandırdığı 'Sütçü Ramiz' karakteriyle yine harikalar yaratan usta oyuncu Erdal Özyağcılar: 20 yıldır durmadan TV dizisi çekiyorum. Dizileri bırakıp sinema yapacağım desem bu kadar istikrarlı olmazdım..
Züğürt Ağa'nın Kekeç Salman'ı 'Bizimkiler'in Şükrü'sü, 'Şehnaz Tango'nun romantik Muhsin'i, 'Yabancı Damat'ın Antep'li Kahraman'ı Erdal Özyağcılar Türk Sineması'nın başrol oynamadan parlamayı başaran ender oyuncularından biri, yan rollerin kralı... Özyağcılar, bu yıl atv'nin büyük prodüksüyonu 'Elveda Rumeli' ile sevenlerinin karşısına çıkıyor. Usta oyuncu; dizinin çekimlerinin yapıldığı Makedonya'daki Manastır Köyü'nün büyüleyici olduğunu söylüyor: "Evlerin içine girdim, hayran oldum. Öyle sahiciydi ki... Zaman tüneli gibiydi. İlk gördüğümde 'O kadar sahici ki; ne olacak, giyeriz kostümleri oynamasak da yer seyirci' dedim!" Erdal Özyağcılar, yeni dizisini ve neden 20 yıldır sinema filmi yapmadığını anlattı:

PUROYA BAŞLADIM

* 'Bizimkiler', 'Şehnaz Tango', 'Yabancı Damat' gibi uzun soluklu ve başarılı dizilerde oynadınız. Bu işin matematiğini mi biliyorsunuz? Bu işin matematiği yok. Bir yapımcı elindeki işe gerçekten inanmışsa, o proje yüzde 80-90 tutuyor. 'Yabancı Damat'ta mesela; Türker İnanoğlu bana, o koca cüssesiyle, ilk 3 bölümü oynamıştı. Bir saat onu seyretmiştim. Öyle çocuksu bir coşkuyla oynamıştı ki... İşte bu ekipte de aynı duyguyu hissettim. Bir de bazı konular vardır, erteleyemezsiniz. Bu proje ertelenecek bir proje değildi.

* Ne açıdan ertelenmeyecek bir projeydi? Bu projeyi ben 3 sene sonra çekemeyebilirdim. Yurtdışında çekildiği için her an oranın şartları değişebilir. Bizi bu kadar destekleyen bir kanal bulunmayabilir. Serdar Akar'ın başka bir işi olur, o çekmiyor olabilir. Bir de ben şu an 58 yaşındayım. Bundan birkaç sene sonra, bir dönem dizisi çekecek kadar enerjim olmayabilir. Çünkü bu rol çok emek ve performans istiyor. Ben 18 senedir sigara içmiyordum, bu dizinin stresinden akşamları puroya başladım.

* 'Elveda Rumeli'de neydi sizi çeken peki? Benim hoşuma giden; sütçü bir baba ve beş kızının öyküsü anlatılırken, Balkanlar'ın 1890'lardaki durumunun da abartılmadan, göze sokulmadan hikayenin içine yerleştirilmiş olması. Ayrıca dönem dizisi olması beni çekti. Hiçbir dönem dizisini yakalayamam gibi geliyordu. Çünkü bu tarz diziler 'ha' deyince olmuyor.

'VERGİ AĞACI' GERÇEK


* Dizinin 'Damdaki Kemancı' müzikalinden uyarlandığını söyleyebilir miyiz? Orada da sütçü bir baba ve beş kızının dramı var... Tabii bir esinlenme var ama çıkış noktamız 'Damdaki Kemancı' değil. Bizim elimizde oraya gitmiş, orada yaşamış dört kaymakamın hatıratları var. Tamamen özgün, yaşanmış ve gerçeklere dayanan hikayeler. Ayrıca o gerçekliği yaşamış Türkiye'deki göçmenler de kendi yaşadıkları olayları anlattılar bize. Çok acı, yürek burkan hikayeler var. Ayrıca o yıllardaki Balkanlar'ın durumu hakkında bütün kitaplar okundu, çok derin araştırmalar yapıldı...

* Dizi, 1890'ların siyasi fonu önünde fakir bir sütçü ailesinin komik öyküsünü anlatıyor. Bu siyasi fon ne kadarıyla ekrana yansıyor? Dizide; Osmanlı Dönemi'nin çöküş yılları, Fitrat Devri, çeteler, azınlıkların durumu, özgürlük mücadelesi, Jön Türkler ve o yıllarda yaşanan gerçek öyküler var. Mesela orada bir 'Vergi Ağacı' olayı var ve hakikatten bir hatırattan aldık. Kaymakam Makedonya'ya geliyor. Bir ağaçta birtakım adamların durduğunu görüyor. "Bu ağaç ne?" diyor; "Vergi Ağacı. Vergisini vermeyenleri buraya çıkarıyoruz. Vergisini veren iniyor aşağıya, vergisini veremeyen kalıyor" diyorlar. "Peki ödeyemeyen ne oluyor?" diye soruyor, "Düşürülüyor" diyorlar.

ÇENESİNE VURMUŞ

* Gelelim canlandırdığınız Sütçü Ramiz karakterine... Tam bir Nasreddin Hoca. Köyde yaşayan fakir bir sütçünün beş çocuğu, bir de baskın bir karısı olursa ne olur? Hafif sıyrık olur (gülüyor). Çok konuşuyor, lafları unutuyor, Allah'la konuşuyor. 1890 Makedonya'sında ne yapabilir, adamın çenesine vurmuş. Kendi ezikliği içinde olan, kızlarını çok seven bir baba Sütçü Ramiz.

* Rolünüze hazırlanırken Rumeli şivesini öğrendiniz. Bu zor oldu mu sizin için? Bu konunun biraz abartıldığını düşünüyorum. Çünkü bu çok özel bir durum değil, bütün tiyatrocuların yapması gereken bir şey. Bize burada Makedon arkadaşlar da yardımcı oldu. Bu konuda 11 tane kitap buldum. Deyimlerini öğrendim. Çok zor bir şey değil. Çünkü bir fonetiği var, ses uyumları var, harf ve vurgu değişiklikleri var; onları da kitaplardan öğreniyorsunuz. Sonra da o ağzı konuşan insanlarla birkaç gün bir arada olmanız yetiyor.
Haberin fotoğrafları