kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 2 Eylül 2007, Pazar
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC
Nobu

'Dünya' restoranları yolda...

SİNAN ÖZEDİNCİK
29.07.2007
İstanbul, dünya devi markaları kendine çekmeye devam ediyor. Sadece modada değil, yiyecek-içecek dünyasındaki önemli isimler de kente girme çabasında. Yıl sonuna kadar ünlü birçok restoran İstanbul'da açılmış olacak..
"Son aylarda İstanbul'da güzel şeyler oluyor!" diye yazıp duruyorum. Gerçekten de eğer bir aksilik olmazsa, yıl sonuna kadar dünyaca ünlü birçok restoran İstanbul'da açılmış olacak... İstanbul'un 2010 Dünya Kültür Başkenti ilan edilmesi ve New York Times, Wallpaper ve Guardian'a sayfa sayfa konu olup, ödüller alan Türk restoran ve otellerinin başarısı üzerine dünyanın her yerinden yatırımcılar şehre akmaya başladı. Bunların arasında Londra, Paris ve New York gibi kentlerin dünyaca ünlü restoran ve kulüpleri de var.

EN PAHALI RESTORAN...
İlk olarak Londra'nın ünlü Çin restoranı Hakkasan'ın adı duyuldu. Kasım ayında Levent'teki Kanyon Alışveriş Merkezi'nin içinde açılacak ve maliyeti 5 milyon doları bulacak olan Hakkasan, Türkiye'nin en pahalı restoranı olma yolunda. Hong Kong asıllı Alan Yau'nun sahibi olduğu Hakkasan, dünyanın "Michelin" yıldızlı tek Uzakdoğu restoranı olmasının yanı sıra İngiltere'nin ünlü gazetesi The Guardian'a ve Time Out dergisine göre dünyanın en iyi 14 restoranı arasında bulunuyor. Restoranın sahibi Alan Yau, her şehirde bir şube açma fikrine sıcak bakmıyor. Yau'nun İstanbul'daki şubeye onay vermesinin en büyük nedeni ise, eşinin bir Türk olması. Jale Yau sayesinde Türkiye'ye ve Türkler'e sıcak bakan Yau'nun Londra'daki restoranında personelin yüzde 70'ini Türkler oluşturuyor. Dünyanın en iyi Uzakdoğulu aşçılarının çalıştığı Hakkasan'ın aşçılarının bir kısmı İstanbul'daki şubede görev alacak. Alan Yau ve eşi Jale Yau da bir müddet İstanbul'daki restoranla ilgilenmek için Türkiye'de kalacak. Ünlülerin uğrak yeri olan Hakkasan'ın müdavimleri arasında David Beckham, Robert De Niro, Robbie Williams, Madonna-Guy Ritche ve Hugh Grant bulunuyor. Bunun dışında Londra'ya giden Türk sosyetesi de Hakkasan'dan başka bir yere gitmiyor. İki yıl önce Londra'ya giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da restoranın yemeklerinden tatmıştı. Hilton Otel'de kalan Erdoğan'ın yemekleri, özel olarak Hakkasan Restaurant'tan getirilmişti. Başbakanın tercihi karabiberli et, ördek ve sebzeden oluşan mönü olmuştu.

Londra'daki Hakkasan'ın fiyatlarından bazıları ise şöyle:
- Beluga havyarlı pekin ördeği: 140 pound (328 YTL) - Kendi suyunda pişirilmiş karışık deniz mahsulleri: 120 pound (280 YTL) - Kısık ateşte pişirilmiş abalone (bir çeşit deniz kabuklusu): 68 pound (160 YTL) - Tayland usulü ahtapotlu köpekbalığı yüzgeci çorbası: 50 pound (117 YTL) - Sha cha usülü gümüş morina: 32 pound (74 YTL)

UKALA GARSONLAR
Bir başka dünyaca ünlü restoran da Zuma. Garsonları ukala, fiyatları uçmuş (kişi başı minimum 40 Pound), Londra'nın en gözde mekânlarından olan Zuma, suşinin en iyi yapıldığı, Japon mutfak trendlerini ve geleneklerini tam anlamıyla yaşayabileceğiniz, ultra şık ve popüler bir restoran. Buraya gelenler de şehrin en gözde bekâr gençleri. Hatta restoranın kurucularından olan Hintli zengin, Semiramis Pekkan'ın eski eşi Gulu Lalvani'nin ilk eşinden olan kızı Divia Lalvani, geçen yıl Pukhet Adası'nda evlendiği Joel Cadbury ile bu restoranda tanıştı. 2001 yılında açılan ve Rainer Becker'ın şefi olduğu Zuma'dan bugüne kadar kimler gelip geçmedi ki? Ünlü yıldız Gwyneth Paltrow, 34'üncü doğum gününü arkadaşlarıyla burada kutladı. Beyonce ve John Travolta, bu restoranı çok seviyor. Hatta Russell Crowe, bu mekânda olay çıkarmış ve dayak yemişti. Zuma'nın favori yemekleri arasında, wasabi mayoneziyle sunulan yengeç, susam yağına batırılmış, yeşil çay ve barbekü sosla tatlandırılmış ızgara tavuk dilimleri ve jalapeno sosunda marine edilmiş organik domuz eti var. Chelsea bölgesindeki ve Harrod's mağazasının arkasındaki bu restoranın Türkiye ortağı Doors Group. Restoran, Ortaköy Radisson Sas Oteli'nin terasında, kasım ayında açılacak.

TERASTA BİR ASYALI
Önümüzdeki aylarda tamamlanacak 50 milyon dolar'lık Akaretler Projesi, Serdar Bilgili'nin yönetim kurulu başkanlığını yaptığı bir yer. Akaretler Turizm tarafından restore edilen Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk toplu konut projesi Akaretler Sıraevleri Projesi, konut ve mağazanın yanı sıra dünyanın en hızlı büyüyen lüks otel markalarından W Hotel'ini de içeriyor. Bu otelin terasında ise New York'un dünyaca ünlü restoranı Spice Market olacak. Günümüzde Batı ülkelerinde mutfaklar Uzakdoğu rüzgarının etkisinde. Bu rüzgar Avrupa'ya önce Japonya'dan suşiyi getirdi. Avrupa lokantalarına gidenler suşiden bıkınca, devreye diğer renkli Uzakdoğu lezzetleri girdi. Tabii restoranlar, müşterilerine yemekleri Batı insanının damak alışkanlığına göre tatlandırarak sunuyor. Spice Market da New York'un en trendy Asya restoranlarından biri. Bu restoranın sahibi de New York'un çok ünlü Fransız şefi Jean-Georges Vongerichten.

DEVLER YARIŞI
İstanbul'un en pahalı bölgelerinden Esentepe'de Aşçı İnşaat tarafından hayata geçirilen Kempinski Astoria'nın son iki katı, dünyaca ünlü lüks restoranlara ev sahipliği yapacak. Yaklaşık 100 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen 27 katlık iki kuleden oluşan projenin 25 ve 26'ncı katlarında, dünya mutfaklarının en ünlü markalarından Cipriani, Robert de Niro'nun Japon'u Nobu ve Paris'in en ünlü restoran-barı Buddha Bar markalarından ikisi yer alacak. Ön görüşmelere son nokta önümüzdeki haftalarda konacak. 1800'lü yılların sonlarında kurulan Cipriani, aralarında yazar Ernest Hemingway'in de bulunduğu birçok ünlünün favori mekânı olarak da tanınıyor. Nobu'ya gelince... Her yıl "Nobu İstanbul'da açılıyor" diye yazılır, ancak bir türlü gerçekleşmez. Bu restoran, Japon mutfağını Güney Amerika tadıyla birleştiriyor. Nobu'nun kurucularından biri de Robert de Niro... Tom Ford, Madonna, Nicole Kidman ve Tom Cruise gibi isimlerin müdavimi olduğu Nobu, adını ünlü şefinden alıyor.

TROPİKAL ORMANDA YEMEK
İstanbul'un son dönemdeki en büyük projelerinden biri kuşkusuz Orjin ve Doğuş Grubu'nun ortaklığı ile hayata geçirilen İstinye Park AVM... 250 milyon doları bulacak olan yatırım, sonbaharda kapılarını açmayı planlıyor. Burada dünyaca ünlü bir kafe yer alacak; Rainforest Cafe...Çoğu Amerika'da olmak üzere dünyanın çeşitli şehirlerinde (Toronto, Londra, Paris, Tokyo, Cancun...) 36 restorana ulaşan, ciro rekortmeni Rainforest Cafe, Kahire ile birlikte İstanbul'da da açılacak. Bir yılda 25 milyon kişiyi ağırlayan ve 2006'yı 350 milyon dolar ciroyla kapatan Rainforest Cafe, ikisi Amerikalı biri Türk, üç ortağın 1994 yılında oluşturduğu konseptle faaliyette. Kafenin içinde dev suni filler, timsahlar ve tropikal iklim hâkim. Ortam, uygun müziklerle de destekleniyor. Restoranın arka bölümündeki bilgisayar, gece boyunca süren şovu yönetiyor. Yarım saatte bir ortalık kararıyor, gök gürüldemeye başlıyor ve birden yağmur sesi mekânı kaplıyor. Sonra ortalığı sis basıyor. Geniş bir mönüye sahip olan restoran, hizmet verdiği her ülkede listesine yerel yemekleri de alıyor. Tamamen doğal yağmur ormanları dekoru ile süslenmiş, yemek yerken tropikal hayvanların seslerini dinlediğiniz mekân, yıldızların olduğu bir tavana ve dev akvaryumlara da sahip.

GİZEMLİ SOS TÜRKİYE'DE
Gülaylar Group'un bu kış açılacak olan Nişantaşı City's Alışveriş Merkezi'nde, dünyaca ünlü Cafe de Paris soslu antrkotlu mönüsüyle L'Entrecote Cafe de Paris de var. Bu sos, İsviçre'de, dağların eteklerinden toplanan gizemli 49 çeşit baharat ve tereyağının harmanlanmasıyla oluşuyor. Sosun tarifi, Coca Cola'da olduğu gibi sır gibi saklanıyor. Cafe de Paris soslu antrkot, çeşitli restoranların mönüsünde var. Ancak patentli, hakiki Cafe de Paris soslu antrkot sadece L'Entrecote Cafe'lerde. Şu an dünyanın çeşitli yerlerinde 20'ye yakın şubesi olan L'Entrecote Cafe de Paris'in meşhur Cafe de Paris antrkotunun sosu, uçak kargosu ile Cenevre'den düzenli olarak geliyor. Yani mekân değişiyor, sos değişmiyor. Rezervasyon kabul etmeyen bu restoran, açılış saati itibariyle gelenleri, kuyruktan sırayla içeri alıyor.

ZENGİNLER KULÜBÜ YER ARIYOR
Zenginler kulübü Soho House, yeni mekânını İstanbul'da açmak için yer arıyor. Soho House'un kurucusu Nick Jones, geçtiğimiz aylarda Doors Grubu ve Kemer Country'nin sahiplerinden Edin Ailesi ile görüşmüştü. Berlin'de Hitler'in Gençlik Evleri'ni otele çevirerek dikkat çeken İngiliz işadamı Jones, bir süre önce İngiliz Telegraph gazetesine yakın zamanda Miami, İstanbul ve Madrid'te yeni yerler açacağını belirterek, İstanbul yatırımının gerçekleşeceğinin sinyallerini verdi. Sadece ünlü ve zenginlerin üye olduğu bu kulübün en tanınmış oteli ise New York'taki Soho House. Otel, New York'ta üç yıldır en trend bölge olan Meatpacking District'te bulunuyor. Eskiden tamamında et toptancılarının olduğu bölgede artık en iyi ve en trendy restoranlar var.
Haberin fotoğrafları