kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 22 Ağustos 2007, Çarşamba
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC

MHP ve CHP arasında ip polemiği

Yeni Haber
MHP ve CHP arasındaki ip polemiği yaşanıyor. Baykal'ın "Meydanlarda ip atıldı. İp atıldığı zaman herkes zannetti ki bu ip, terörist başının idamı için atılmıştır. Şimdi ortaya çıkıyor ki bu Abdullah Gül'ün kuyudan çıkarılması için atılmış bir iptir" sözlerine MHP'den tepki geldi. MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı, ''CHP maalesef, siyasi inat ve ihtirasa dayalı politikasıyla demokrasi dışı gelişmelerden medet umar bir noktaya gelmiştir. Önemli olan, ipi demokrasinin boynuna geçirttirmemektir'' dedi.


CHP lideri Baykal, Cumhurbaşkanı seçiminde DSP ve MHP'nin Gül'e karşı olmalarını açıklamalarına rağmen, dolaylı yoldan Gül'e destek olunmasını da eleştirdi.

NTV'de katıldığı programda, Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin MHP'nin izlediği politikayı eleştiren Baykal, "Sakıncalı ama gelsin. Bu olmaz. Bu olursa da daha çok oy alırım, daha çok oy da almazsın" anlayışına tepki gösterdi. MHP lideri Bahçeli'ye seslenen Baykal, "Eğer sakıncalı ise gereğini yap. Eğer sakıncalı değilse bir takım insanları aldatma. Onlar sen sakıncalı dediğin zaman 'bu sakıncalı olduğunu görüyor, onun gereğini yapacak' diye sana oy veriyorlar. Oyu alıyorsun ama gereğini yapmıyorsun" dedi.

Bahçeli'nin bir miting sırasında ip attığını hatırlatan Baykal, "Meydanlarda ip atıldı. İp atıldığı zaman herkes zannetti ki bu ip, terörist başının idamı için atılmıştır. Şimdi ortaya çıkıyor ki bu Abdullah Gül'ün kuyudan çıkarılması için atılmış bir iptir" diye konuştu.

CHP'nin tarihi bir sorumluluk yaptığını ifade eden Baykal, Gül'ün son dönemde yaptığı açıklamaları da değerlendirdi. Baykal, "Bu sözleri söylemiş ve daha sonra da 'Anayasa kılavuzum olacak' diyen bir insan hakkında her şey söylenebilir de, 'özü sözü birdir' denemez. O zamanlar samimi konuştu arkadaşımız, şimdi de samimiyetle böyle düşünüyor. Onu aştık diyebilir. Eğer öyleyse bunu söylesinler anlayalım. Bunu söyleyecek insanların, 'Bunlar bizim çocukluk hastalıklarımız, bunları o zaman söyledik, bunlar ciddi şeyler değil demesi lazım' denebiliyor mu?" dedi.

DSP'NİN TAVRI


Cumhurbaşkanı seçimi için DSP'nin aday göstermesi ve Genel Kurul'a girmesini değerlendiren Baykal, polemik arayışı içinde olmadığını belirterek, Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda her siyasi partinin kendi anlayışı ve düşüncesi doğrultusunda karar aldığını ifade etti. DSP'nin ayrı bir parti olduğuna işaret eden Baykal, DSP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli'nin CHP'ye yönelik eleştirilerini de şöyle yanıtladı:

"Kendi anlayışları doğrultusunda politikalarını uyguladılar. Bu onların bileceği iştir. Ben, CHP'nin bu konuda izlediği tavrın çok doğru, çok önemli olduğundan hiç kuşku duymuyorum. Tabi isterdim ki bu tavır başka siyasi partiler tarafından da benimsensin. Başka toplum kesimleri tarafından da sahiplenilsin. Bugüne kadar ben hiçbir konuşmamda DSP ile ilgili bir şey söylemedim. Gül'e yönelik eleştiri konusunda kimse CHP ve Deniz Baykal'a yarışma konumunda değildir. Biz bu konuda görevimizi yaptık, görevini yapmayanlar bunu değerlendirsinler. Değerli arkadaşımız eğer, Gül'ün eleştirilmesi gerektiğini düşünüyorsa onun Cumhurbaşkanlığının önünü açmama konusunda gerekli tavrı takınmaları ihtiyacını da herhalde gözden kaçırmayacaklardır. Ben bunlarla meşgul değilim, işin özüyle meşgulüm."

ILIMLI İSLAM

Türkiye'nin rejimi için artık "ılımlı İslam" değerlendirmelerinin yapıldığına dikkat çeken Baykal, Başbakan Erdoğan'ın "ılımlı İslam lafı çirkindir, İslam, islam'dır" sözlerine de sert tepki gösterdi. Baykal, Başbakan Erdoğan'ın "dini bir devlet olmaya itiraz etmediğini" ifade ederken, Erdoğan'ın, "dinin dozuna" itiraz ettiğini savundu. Baykal, şöyle dedi:

"Şimdi ılımlı İslam devleti olarak tarif edilmeyi kabul ederseniz, elbette hepimiz çoğunluğu Müslüman olan toplumuz. Bundan da hepimiz iftihar ediyoruz. Devletimiz nasıl olacak. Tartışılan konu budur. 80 yıldır Türkiye'de bunun mücadelesi veriliyor. Bu mücadelede bu Cumhurbaşkanlığı seçimi Türkiye'nin tarihi başarısına bir olumsuz etki getireceği için de büyük önem taşıyor. Türkiye artık bir laik, demokratik Cumhuriyet olarak algılanmaktan çıkıyor, bir ılımlı İslam devleti olarak nitelendiriliyor ve herkes de bunu içine sindiriyor. Bu ülkenin başbakanı da çıkıyor diyor ki, 'kardeşim İslam devleti tamam da niye ılımlı diyorsunuz. Başına niye bu sıfatı takıyorsunuz'."


BAYKAL'DAN ERDOĞAN'A SERT TEPKİ

NTV''nin sorularının yanıtlayan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan'ın gazeteci Bekir Coşkun'a yönelik açıklamalarına sert tepki gösterdi. Baykal, Erdoğan'ın sözlerini "haddini aşma hali ve şımarma " olarak nitelendirdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Bekir Çoşkun'a yönelik sözlerinin "çok açıklayıcı" olduğunu söyleyen Bakal, "Bunun altında yüzde 47'lik oy mu yatıyor, parlamentoda 341 milletvekili ile temsil edilmesi mi yatıyor. Bir Cumhurbaşkanını Türkiye'ye dayatmanın getirdiği ego mu yatıyor. Ama bir hukuk duygusunu, hatta bir insanlık anlayışının, bir demokratik düşüncenin, bir hoşgörünün kesinlikle yatmadığı görülüyor" diye konuştu.
Baykal şunları söyledi:

"Bir siyasal değerlendirme yapan saygın bir gazeteciye "Terk edip gitsin Türkiye'yi diyebiliyor. Bu gerçekten acı bir şeydir. Sorun da bu zaten. Bu anlayışın, bu yaklaşımın Türkiye'yi yönetiyor olması bizi ne gibi sorunlarla karşı karşıya bırakacak önümüzdeki dönemde göreceğiz. Bu bir şımarma halidir, bu bir haddini aşma halidir. Çok üzüntü verici bir manzara, çok büyük acı duyuyorum."

CHP'nin tarihi bir sorumluluk yaptığını ifade eden Baykal, Gül'ün son dönemde yaptığı açıklamaları da değerlendirdi. Baykal, "Bu sözleri söylemiş ve daha sonra da 'Anayasa kılavuzum olacak' diyen bir insan hakkında her şey söylenebilir de, 'özü sözü birdir' denemez. O zamanlar samimi konuştu arkadaşımız, şimdi de samimiyetle böyle düşünüyor. Onu aştık diyebilir. Eğer öyleyse bunu söylesinler anlayalım. Bunu söyleyecek insanların, 'Bunlar bizim çocukluk hastalıklarımız, bunları o zaman söyledik, bunlar ciddi şeyler değil demesi lazım' denebiliyor mu?" dedi.



PAÇACI: İPİ DEMOKRASİNİN BOYNUNA GEÇİRTTİRMEMEK ÖNEMLİ

MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı, ''CHP maalesef, siyasi inat ve ihtirasa dayalı politikasıyla demokrasi dışı gelişmelerden medet umar bir noktaya gelmiştir'' dedi.

Paçacı, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın bugün bir televizyon kanalının canlı yayınındaki, ''Meydanlarda ip atıldı. İp atıldığı zaman herkes zannetti ki bu ip, terörist başının idamı için atılmıştır. Şimdi ortaya çıkıyor ki bu, Abdullah Gül'ün kuyudan çıkarılması için atılmış bir iptir'' sözlerini değerlendirdi.

Bir siyasi partinin temel görevinin demokrasiyi korumak, geliştirmek ve demokrasinin önünü açmak olduğunu belirten Paçacı, partisinin de Meclis çalışmalarına katılarak, cumhurbaşkanı seçiminin 1. turuna iştirak ederek,demokratik sorumluluğunu yerine getirdiğini ve getirmekte olduğunu belirtti.

Baykal'ın siyasetinin tutarlılık sergilemediğini ifade eden Paçacı, şunları söyledi:''CHP maalesef, siyasi inat ve ihtirasa dayalı politikasıyla demokrasi dışı gelişmelerden medet umar bir noktaya gelmiştir. Bugün şikayet ettikleri Erdoğan'ın siyaset yapmasının önünü açan ve Erdoğan'ın Başbakan olmasını temin eden de bizzat sayın Baykal'dır. 9 Kasım 2002'de bir gazeteciye verdiği demeçte aynen şunu söylüyor: 'Sayın Erdoğan'a Başbakanlık yolunun açılması gerektiği görüşüne katılıyorum. Seçim sonucu da vatandaşın tercihinin bu olduğunu gösteriyor.' Peki, 2007 seçim sonuçları neyi gösteriyor?''

Siyasetçinin, yapmış olduğu siyasetteki tutarlılığın çok önemli olduğunu ve bu tutarlılığı gösteremezse güvenilir olmaktan çıkabileceğini vurgulayan Paçacı, Baykal'ın açıklamasının siyasi tecrübesine yakışmayan bir beyanat olduğunu söyledi.

''Önemli olan, ipi demokrasinin boynuna geçirttirmemektir'' diye konuşan Paçacı, siyasetçinin bu hassasiyete sahip olması gerektiğini belirtti.