kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 22 Ağustos 2007, Çarşamba
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC
Günaydın 
YÜKSEL AYTUĞ

Bırakın da Barış huzur içinde uyusun

ONLAR ki, Barış Akarsu hayattayken konserlerine bir tek kameraman, foto muhabiri göndermezlerdi. Köşelerinde Barış'ın sanatından, efendi kişiliğinden tek kelime söz etmezlerdi. Ve o Barış ki, hayatı boyunca magazin kameralarından köşe bucak kaçar, magazin programlarına konu olacağım diye aklı çıkardı. Şimdi manşetlerde... İki gündür olan biteni büyük bir üzüntü ile takip ediyorum. Merhum Cem Karaca'nın mezarını açtırıp, DNA testi yaptıran İlkim Öz, bir gazeteye verdiği röportajda Barış Akarsu ile Erkin Koray'ın kızı Damla'nın büyük bir aşk yaşadığını, birlikteliklerinin evliliğe doğru gittiğini söyleyip, "bombayı" (!) patlattı. Korkarım, tıpkı Cem Karaca olayındaki gibi adı bir kez daha "mezar toprağından sansasyon eleyen kadın"a çıkacak. Dün, konuk olduğu "Orada Neler Oluyor?" programında durup, dururken mezar eşelemesini şu sözlerle açıklamaya çalıştı: "Sevgilisi Zeynep ile birlikte bu hayatta bir araya gelemeyip, öteki dünyada birleştiler gibi romantik bir öykü yaratıldı. Bu yanlıştı. Barış Akarsu yanlış bilgilerle anılmasın diye söyledim..." Peki, bu sözde "düzeltmenin" kime faydası oldu? Söyleyeyim: Adı bir kez daha gündeme gelen İlkim Öz'e, daha önce adını kimsenin duymadığı Erkin Koray'ın kızı Damla'ya ve Orada Neler Oluyor programının reytinglerine... Peki ya kaybedenler, üzülenler? Onları da sıralayayım: Barış'ın anne ve babasının bu olaylardan sonra neler hissettiğini bilen var mı? Ben biliyorum. İkisi de perişan haldeler. Ya da Zeynep'in ailesinin hangi duygu girdaplarına kapıldığını? Peki, daha 40'ı çıkmadan "playboy" gibi gösterilen Barış için yüz binlerce hayranının yüreğinde esen kasırgadan haberli misiniz? Ben haberliyim, çünkü yine E-Mail kutum mesajlarla kilitleniyor... Barış'a "en yakın" olan kişilerle konuştum. Diyorlar ki, "Barış'ın her göz kırptığı genç kız bir magazin programına çıksa, bir yıl boyunca başka bir şey izleyemezsiniz..." Zira Barış son derece yakışıklı, sempatik, popüler bir genç. Gittiği her yerde genç kızların yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Eğer İlkim Öz ve Damla kardeşimiz, yaşandığı iddia edilen bu ilişkiye ve Barış'ın anısına gerçekten saygı duyuyor olsalardı, magazin programlarını dolaşmak yerine "sevgilerini" yüreklerine gömüp, Barış'ın hiçbir zaman istemediği şekilde "ucuz magazin malzemesi" olmasına izin vermezlerdi. Barış hayatta olmadığına göre, Damla'nın hayatında kapladığı ya da kaplamadığı yeri ondan başkası bilemez. Böyle bir açıklamayı Barış'ın ağzından duyamayacağımıza göre, bundan sonra söylenecek her söz "ölüye saygısızlıktan" öteye bir anlam ifade etmeyecektir. Damla'yı ve İlkim Öz'ü canlı yayına çıkmaya zorlayanlar, -ki Damla telefonla yayına bağlanması için, programın yapımcısı olan gazetecinin kendisine ısrarda bulunduğunu canlı yayında söyledi- durup dururken Barış'ın anısı üzerinden prim yapmaya kalkanlar, onun anısından reyting sağmaya yeltenenler lütfen artık çenelerini kapatsınlar. İlkim Hanım, Damla ve Cengiz... Bırakın da şu genç adam mezarında huzur içinde uyusun...