kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 27 Temmuz 2007, Cuma
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC
Cuma Sabah 
ATİLLA DORSAY

Bizi bağışla Levent Kırca

Levent Kırca zor günler geçiriyor. "Düşenin dostu olmaz," deyişi uyarınca da eline kalem ve köşe geçiren adama vuruyor. Yok Cem Yılmaz'ı eleştirmiş, yok TRT'de program yapmak için Başbakan'a yalvarmış, yok bilmem hangi magazin programını yarıda bırakıp çıkmış. Tüm bunlar, belli ölçüde doğru olabilir. Elbette magazin denen olayın ülkemizde aldığı ve artık büyük ölçüde abartmaya, şişirmeye, hatta, açık söyleyelim, yalana dayalı olduğu kanıtlanmış olayın kendine özgü boyutları içinde... Ama öyle olsa bile bu, Levent Kırca gibi dev bir sanatçıyı, böylesine itip kakma hakkını bize verir mi? Levent Kırca, bu toplumun yetiştirdiği en büyük mizah ustalarından biri, bir tür görsel dünya Aziz Nesin'idir. Daha tek kanallı TRT döneminden başlayarak sayısız kuşağı güldürmüş, eğlendirmiş, mizahın zekâ açıcı yollarında büyütmüştür. Ben ve artık yetişkin iki çocuğum, onun kimi skeçlerini hâlâ referans olarak alır ve birbirimize hatırlatıp güleriz: Levent'in trafiğe meydan okuyan sarhoş şoför tiplemesinden Oya Başar'ın her koşulda kızına "Üşütme yavrum, verem olursun," klişesini yumurtlayan vefakâr annesine kadar... Bunlar artık bizim kişisel ve ailesel belleklerimizin vazgeçilmez kahramanlarıdır ve sanırım Türk toplumunun ortak belleği için de aynı şey söylenebilir. Üstelik Kırca, televizyonda kazandıklarını uzun yıllar tiyatro sevdası uğruna harcamış ve o oyunlar için, parasını neredeyse har vurup harman savurmuştur. Peki, ama tüm bunları unuttuk mu biz? Koskoca ülkede Kırca skeçleri, Olacak O Kadar mizahı, onun bir dönemde adeta tüm ülkeyi ekran başına toplayan ve herkese önemli yaşam dersleri de veren komedileri unutuldu mu? Neden hiç kimseden bir ses, Kırca'ya reva görülen hakaretlere bir tepki gelmiyor? Ben eski dostuma karşı biraz geç kalmış bu savunmayı yaparken, büyük bir gönül rahatlığı duyuyorum. Umarım ki bu genel vefasızlığı bağışlar ve ilk fırsatta yeniden işbaşına geçer.