kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 9 Temmuz 2007, Pazartesi
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC
Günaydın 
Prof. Dr. Tevfik Özlü
Sağlık Hakkı

Öğleden sonra bir işiniz mi var!

Ünlü bir hastanedeki randevuma tam saatinde 11.30'da gittim. Saat 12'yi geçtiğinde hala doktor yoktu. Doktoru arayan görevliler bana; 'doktorumuzun diğer hastanemizdeki nöbeti yeni bitmiş, şimdi de bir başka hastasıyla ilgilenecekmiş, öğleden sonra gelecek, siz de öğleden sonra gelir misiniz?' dediler. Onlara 'Bu ne ciddiyetsizlik' diye tepki gösterince; 'Öğleden sonra işiniz mi var?" sorusuyla karşılaştım...

Sağlık kurumlarının ve çalışanlarının, hastaların zamanlarına saygı duymaları gerekir. Tabii, bunun aksi de doğrudur. Hastalar da hekimlerin ve sağlık kurumlarının randevu sistemine ve hasta kabul etme kurallarına uymakla yükümlüdürler. Hasta olmasa bile, karşınızdakinin zamanına saygı göstermek, kişiler arası ilişkilerde asgari bir nezaket kuralıdır. Oysa herhangi bir kişiden farklı olarak; hasta ağrılı, halsiz, uykusuz, bitkin durumda olabilir.

BEKLETİLEMEZ!
Hastalık; kişiyi, her zamankinden daha sabırsız yapar, endişeye, paniğe ve depresyona neden olabilir. Bu haldeki bir kişiyi bekletmemek, zamanında ve geciktirmeden işini görmek gerekir. Hekimler de çok yoğun çalışan kişilerdir. Servis ve poliklinik hastaları, acil ve konsültasyon olguları, ameliyatlar, bilimsel ve eğitim amaçlı toplantılar, okuma, araştırma gereksinimi ile kişiye özgü görev ve sorumlulukların hepsini birden yürütmek durumundadırlar. Bu işler planlandığı gibi gitmeyebilir. Ameliyat uzayabilir, serviste bir hasta kötüleşebilir, acil bir konsültasyon çıkabilir. Beklenmedik sürprizler her zaman olasıdır. Bu nedenle randevularda gecikmeler, ertelemeler yaşanabilir.

HABER VERİLMELİ
Ne var ki; beklenmedik ve acil bir durum söz konusu olduğunda hekim ve/veya sağlık kurumu, randevu verilen hastayı bilgilendirmeli, gecikmenin nedenini ve ne kadar süreceğini açıklamalıdır. Bundan dolayı hastadan özür dilemeli ve hastanın mağduriyetini telafi etmek üzere bazı küçük jestler yapmalıdır. Bunların yapılmaması bir tarafa, sanki olağan bir durummuş gibi fütursuzca davranılması asla kabul edilemez. Hele bir de, bu olayın, 'İstanbul'daki bir Avrupa hastanesinde' yaşandığını düşünün. 'Bugün git yarın gel' mantığını, kimi kamu görevlilerine yakıştırırlar. Görülüyor ki, özel sektörün bazısında da durum pek farklı değilmiş. Bırakın hasta memnuniyetini, hastalarından 'bir müşteri saygınlığını' esirgeyen böyle bir anlayışı, hastanın şikayetini aktardığı ilgili başhekim acaba kabulleniyor mu?