kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 29 Mayıs 2007, Salı
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC

El-Maktum yükümlülüklerini yerine getirmedi

AA
Yeni Haber
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube Başkanı Eyüp Muhcu, ''İETT arazisini satın alan, ancak açılan davaları gerekçe göstererek satış bedelini yatırmayan Sama Dubai Gayrimenkul Yatırım A.Ş'nin İhale Yasası, ihale şartnamesi ve sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini'' savunarak, ''Bu ihaleyle ilgili yeni bir hukuka aykırı süreç söz konusudur. Bunun, ihalenin iptal nedeni olarak değerlendirilmesi gerekir'' dedi.

Muhcu, konuyla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, İETT'nin Levent'teki arazisinin satış ihalesi yapılmadan ''plan tadilatı iptali için'' dava açıldığını ve bunu hem ''İhale tamamen hukukidir, yasaldır, herhangi bir sorun yoktur'' diye açıklama yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın, hem de ihaleye katılan firmaların bildiğini belirterek, şunları söyledi:

''Bugün söz konusu olan ise ihaleyi alan Dubaili firmanın İhale Yasası, şartname ve sözleşmelerinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesidir. Bunu yaparken de sürmekte olan bir davayı gerekçe göstermesini anlamamız mümkün değildir. İhale öncesinde 'sürmekte olan bir dava vardır, yapılan ihalenin hukuksal dayanakları yetersizdir' diye bir açıklama yapmıştık ve bunu tüm taraflar biliyordu. Sürmekte olan bir dava sürecinde ihalenin yapılması, birinci hukuka aykırılığı oluşturuyordu. Bugün ise anlaşılmaktadır ki bu davayı gerekçe göstererek, bir başka deyişle bahane ederek yükümlülüklerini yerine getirmekten imtina etmektedir. Bu ihaleyle ilgili yeni bir hukuka aykırı süreç söz konusudur. İhale Yasası kapsamında değerlendirildiğinde, bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi ya da gecikmeli olarak yerine getirmesinin, ihalenin iptal nedeni olarak değerlendirilmesi gerekir. Zira ihale şartları daha başlangıçta belliydi ve bu şartlara göre tüm firmalar ihaleye girmişler ve tekliflerini buna göre sunmuşlardı. Bugün bir erteleme, öteleme, ya da yeniden plan yapılması, ihale şartlarının ihlali anlamına gelir.''

Muhcu, idare mahkemelerindeki davaların birkaç yıl sürdüğünü ve bunu da herkesin bildiğini belirterek, şu görüşleri dile getirdi:

''50 gün içinde bunun sonuçlanacağını beklemek çok gerçekçi değildir. Keşke idari kararlar daha kısa sürelerde alınsa ve oldu bittiler yaşanmasa. Mahkemelerdeki iş yoğunluğu, bürokrasideki kimi hantallık nedeniyle bu tür gecikmeler olabilmektedir. 50 gün içinde idare mahkemesi karar almazsa ne olacak? Yeni bir süre daha mı verecek? Karar alsa dahi tarafların bunu temyize gönderme hakları var. İhale Yasasına göre böyle bir süre söz konusu değil.''

Yargı kararı beklenmeden inşaat çalışmasının başlamasının hukuka aykırı olacağına ve yargının dava talebi doğrultusunda karar vermesi halinde de bunun telafisi olmayan zararlara yol açacağına işaret eden Muhcu, şirketin bir açıklama yapması gerektiğini söyledi.

Muhcu, ''Dubai kulelerinin yapılması düşünülen arazi kentin ortak donatı alanıdır ve bu doğrultuda değerlendirilmesi gerekir. Telafisi mümkün olmayan zararlara yol açmadan bu yanlıştan vazgeçilmesini diliyoruz'' diye konuştu.

ŞEHİR PLANCILARI ODASI

Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Sekreteri Tayfun Kahraman da hem belediyenin, hem de alan şirketin açılan davalardan haberleri olduğunu söyledi. ''İhaleye altlık oluşturan planların usulsüz elde edildiği ve dolayısıyla da ihalenin usulsüz olduğu'' gerekçesiyle satış işleminin iptaline ilişkin 1 Mayıs'ta Bölge İdare Mahkemesine ikinci bir dava daha açtıklarını belirten Kahraman, burada Büyükşehir Belediyesinin hem plan yapan, hem de planladığı alanı rayiç bedelinin çok üzerinde satan kurum olması nedeniyle de idari anlamda bir yanlışlığın söz konusu olduğunu savundu.

Tayfun Kahraman, ''Buraya, 'ne kadar pahalıya sattım' diye bakmamak lazım. Satış sonrası oluşacak altyapı maliyeti açısından baktığınızda, fiyatın kat be kat üzerinde. O yine bizim cebimizden, kamudan çıkacak'' dedi.

Açılan davaya ilişkin mahkemenin Büyükşehir Belediyesinden savunma istediğini ve yaklaşık 20 gün içinde bunun verilmesi gerektiğini belirten Kahraman, sürece ilişkin şu bilgileri verdi:

''Genelde savunmalar son gün verilir. Mahkeme heyeti dosyayı 2 ay sonra görüşür. Daha sonra bilirkişi atar. Bilirkişi toplanana kadar da bir 5 ay geçmiş olur. Bilirkişinin vereceği rapor doğrultusunda yürütmeyi durdurma verebilir. Firmanın istediği 50 günlük süre yetmez. Hukuki süreç 1.5 yıl sürer.'' Kahraman, ihalenin iptalinden yana olduklarını, ancak Dubaili firmanın Türk piyasasındaki prestijinden dolayı bu yatırımdan vazgeçeceğini zannetmediğini söyledi.

''ZORLU GRUBU DA PARAYI YATIRMADI''

İETT arazisinde yaşanan sürecin benzerinin Zincirlikuyu'daki Karayolları arazisinde de yaşandığına işaret eden Kahraman, Zorlu Grubunun da Zincirlikuyu arazisindeki satış bedelini yatırmaktan imtina ettiğini savundu.

Kahraman, Hükümet'in seçim öncesi bu tahsilatları yaparak yatırım yapmak istediğini, ancak şirketlerin de çok büyük bedeller olduğu için mahkemeden çıkacak bir olumsuz karar sonucunda paralarının peşinden koşmak istemedikleri için yatırmak istemediklerini kaydetti.

Kahraman, Karayolları arazisiyle ilgili de bu hafta dava açacaklarını bildirdi.