kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 26 Mayıs 2007, Cumartesi
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC

Beklenen veto geldi

ANKARA
Sezer, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine ilişkin Anayasa değişikliğini "Önerilen rejimin benzeri yok", "İki başlılık doğar, rejim sıkıntıya girer"gerekçeleriyle veto etti..
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, cumhurbaşkanının 5+5 modeli ile halk tarafından seçilmesini "önerilen modelin dünyada bir örneği yok. İki başlılık doğar ve rejim sıkıntıya girer" diyerek veto etti. Sezer, anayasa değişikliği nedeniyle AK Parti'yi de sert dille eleştirdi ve cumhurbaşkanını seçemediği için "derhal seçime" gitmesi gereken bir Meclis'in böyle önemli bir düzenleme yapamayacağını ima etti. Cumhurbaşkanlığı seçimi için 184 kişinin Genel Kurul'da bulunmasını yeterli sayan düzenleme ile seçimlerin 4 yılda bir yapılmasını içeren maddeyi de veto eden Sezer'in gerekçeleri şöyle:

* CUMHURBAŞKANI İSTİKRAR UNSURU: Anayasamıza göre kuvvetler ayrılığına dayalı parlamenter rejim kabul edilmiştir. Cumhurbaşkanı bir denge ve istikrar öğesi, Başbakan da eşitler arasında birinci değil, güçlü bir lider niteliğinde öngörülmüştür.

* ÖRNEĞİ YOK: Anayasanın diğer hükümlerine dokunmadan cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin öngörülmesi, örneği ve uygulaması duyulmayan yeni bir sistem getirilmesi anlamına gelmektedir. Bu sistem, parlamenter modelden uzaklaşırken, başkanlık ya da yarı başkanlık modelinin özelliklerini taşımamaktadır.

* İKİ BAŞLILIK OLUR: Bir yandan güçlü bir Başbakan, bir yandan geniş yetkilerle donatılmış ve halk tarafından seçilmiş bir cumhurbaşkanı nedeniyle siyasal yönden iki başlılık olacak ve yürütme erki sorunlu duruma gelecektir.

* CUMHURBAŞKANLIĞI SİYASALLAŞACAK: Yansızlığıyla denge ve istikrar öğesi olan cumhurbaşkanını halka seçtirmek, yürütmenin iki kesimini de siyasallaştıracaktır.

* KOALİSYON OLURSA: Çoğunluğu oluşmayan bir parlamento ya da cumhurbaşkanını seçenden daha az bir çoğunluğa dayanan hükümet karşısında, halk oyunu doğrudan temsil eden cumhurbaşkanının yetkilerini siyasal yönden kullanımı kolaylaşır.

* YA AYNI PARTİDEN OLURSA: Halk tarafından seçilen cumhurbaşkanının, yine seçimle işbaşına gelen yasama ve yürütme organının siyasal kanadı ile aynı siyasal düşüncede olması dengelenemez bir iktidar gücü yaratır.

* MESAFELİ UYUM: Cumhurbaşkanı ile Meclis arasında bütünleşme değil mesafeli bir uyum gerekir.

* REJİMLE BAĞDAŞMAZ: Sistem değişikliği yapmadan ya da anayasal sistemi tümüyle ele alıp gerekli düzenlemeleri öngörmeden yalnızca cumhurbaşkanını halka seçtirmek parlamenter rejimin özüyle bağdaşmamaktadır.

* REJİM ÇIKMAZI: Değişikliğin yalnızca cumhurbaşkanı seçimine indirgenmesi, anayasal düzeni sorunlu duruma getirir. Gelecekte, TBMM'nin siyasal yapısındaki olası değişme de gözönünde bulundurulursa, bu sorunların çözümsüz kalacağı, bunun da bir rejim çıkmazı yaratacağını söylemek yanıltıcı olmayacaktır. BU MECLİS'LE OLMAZ

* YENİLENECEK MECLİS YAPAMAZ: Değişikliğin, temsilde adaletin sağlanamadığı bir Meclis tarafından ve bu kadar kısa bir sürede, tartışılmadan, olgunlaştırılmadan yapılmasının giderilmesi olanaksız sakıncalar yaratacağı açıktır. Üstelik bu değişiklik, cumhurbaşkanını seçemediği için 'derhal yenilenmesi' gereken bir Meclis tarafından gerçekleştirilmektedir.

* KABUL EDİLİR GEREKÇESİ YOK: Hem halkoylamasının, hem bu oylama sonucuna göre cumhurbaşkanının halk tarafından seçiminin, hem de genel seçimin neredeyse birlikte ya da üst üste yapılacağı bir gerçektir. Böylesine önemli bir konunun, bu kadar sıkışık bir süreçte gündeme getirilmesinin haklı ve kabul edilebilir bir gerekçesi olamaz.