kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 26 Mayıs 2007, Cumartesi
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC
Utku Görkem Kırdemir, Ogün gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni.

'Mahkeme'nin yıldızı benim'

EYLEM BİLGİÇ
12.05.2007
Ünlülerle basının, magazin gündemini tartıştığı Magazin Mahkemesi'nin hâkimi Utku Görkem Kırdemir, aslında başarılı bir gazeteci. Kırdemir bu programla, hep hukukçu olmasını isteyen babasını sevindirdiğini düşünüyor..
- Programda fazlasıyla ciddisiniz. Oysa bazen öyle tartışmalar oluyor ki... Nasıl gülümsemiyorsunuz?
- Belki de benim orada oturma sebebim budur. Ben her zaman mimiklerini, hal ve hareketlerini kontrol edebilen bir adamdım. Mesela haber spikerliğim sırasında duygularımı hiç yansıtmazdım. Bir de şimdiki formatta bir hâkimlik durumu var. Mahkeme başkanlığında biraz daha mesafeyi, ciddiyeti korumak gerekiyor. Hiç mi gülmek istemiyorsunuz derseniz, tabii ki istiyorum, benim de komiğime giden şeyler oluyor zaman zaman ama siz onu görmüyorsunuz, çünkü gülmüyorum.

'BEKİR HAZAR PROVOKATÖR'
- Programda nerede müdahale edeceğiniz, kimi dışarı atacağınız hep sizin inisiyatifinizde mi oluyor?
- Bu format, Can Tanrıyar dehasının bir ürünü. Ve Can Tanrıyar bana bu anlamda sınırsız bir özgürlük verdi. Bende kulaklık var, çoğu zaman kendisi rejide olur ama çok özel durumlar dışında bana müdahale etmez. Ben yapı itibariyle bana verilen yetki, sorumluluk ve özgürlüğü sonuna kadar kullanmak isterim. O nedenle de programda müdahale etmem gerekirse ediyorum.

- Bekir Hazar'a iltimas geçiyor musunuz?
- Hayır, geçmiyorum. Sadece Suna Üçkarışoğlu iki defa tarafımdan salondan atıldı. Şimdiye kadar, tavrı nedeniyle Şenay Akay'ın atılmasını gerektiren bir durum olmadı. Deniz Akkaya ve Bekir Hazar ise çok profesyoneller. Tam atacağım anda susuyorlar, yani son raddede "Peki hâkim bey," deyip geri çekiliyorlar. Ağızlarından tek bir hece daha çıksa atacağım aslında.

- Avukat konumundakileri bazen azarlıyorsunuz da. Bu format gereği mi yoksa gerçekten sinirleniyor musunuz?
- Format gereği orada birçok şey yapılabilir ama benim sinirlenmelerim ve müdahalelerim format gereği olmuyor. Evet, gerçekten sinirlendiğim zamanlar oluyor çünkü çok fazla üst üste konuşuyorlar. Ben bile anlamıyorum.

- Sizce programda en başarılı avukat kim?
- Ben dördünü de başarılı buluyorum.

- Bu çok politik bir cevap oldu. Avukatlarınızı kırmaktan mı korkuyorsunuz?
- Yine format gereği söylüyorum, kimseyi kırmaktan korkmuyorum. Onlar beni kırmaktan korksunlar. Ama madem sordunuz biraz açalım. Deniz Akaya, sözlerle çok güzel oynayan, sazı eline aldığı zaman çok iyi konuşan ve derdini iyi anlatan bir kadın. Bu anlamda Şenay Akay biraz daha geride duruyor gibi ama o da çok kısa konuşuyor, fakat bence halkın söylemek istediğini söyleyip, vuruyor ve bitiriyor. Bekir Hazar provokatör. O konuda çok başarılı ve işini iyi yapıyor. Suna Üçkarışoğlu da Şenay'ın bir başka şekli. O da annelik, evlilik, aile yapısı gibi bazı temel konularda şahinleşebiliyor. Ama programın yıldızı Bekir'dir, Deniz'dir, Şenay'dır, Suna'dır diyemem çünkü programın yıldızı benim (gülüyor).

- Siz seyirciye "Ünlüler mi, basın mı haklı?" diye soruyorsunuz ve genelde seyirci ünlüleri haklı buluyor. Sizce halk medyaya çok mu tepkili?
- Bu durumun ben de farkındayım. Durum 'Basın nasıl olsa haksızdır'a geliyor galiba. Türkiye'de sadece magazin basınına karşı değil, bütün medyaya karşı halkın son dönemde bir geri duruşu var. Bu program o yüzden de bir şans bence. Hem ünlüler tarafında kendini haber yaptırmak için yapılan rezillikleri ortaya koyacak, hem de yalan haber yapanların yalanını yüzüne tokat gibi vuracak. Sonuçta her iki tarafta da çürük incirler mümkün olduğu kadar temizlenecek.

- Magazin Mahkemesi size ne kattı?
- (Düşünüyor) Zor yerden sordunuz. Benim babam, kardeşim avukat. Babam ben üniversiteye girene kadar hep hukuk okuyup, avukat olmamı istedi. Yani babamın 20 yılda başaramadığını Can Tanrıyar dört dakikada başardı. Ben hayatım boyunca haksızlığa tahammül edemeyen ve belki de herkesten biraz daha fazla tepki gösteren bir insandım. Yani bu formattaki bu görev benim için biçilmiş kaftandı. Bir de benim "İnşallah bir gün olur," dediğim bir şey var; reklam, dizi oyunculuğu. Yapabilir miyim bilmiyorum ama denemek istiyorum açıkçası. Bu program belki bunu sağlayabilir.
Haberin fotoğrafları