kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 22 Nisan 2007, Pazar
Son Dakika
ARAYIN
atv
Kanal 1
ABC
EMRE AKÖZ

Atatürk'ün armağanı mı?

Yarın 23 Nisan : ' Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'. Çeşitli etkinliklerle bu bayramı kutlarken şu cümleyi sık sık işiteceğiz: " Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği bu bayram..."
Mesela geçen gün NTV'den gelen epostada, yarınki program akışı vardı. Saat 09:00'da " Ata'dan çocuklara armağan " adlı program yayınlanacakmış.
Peki bu gerçek mi?
Hakikaten Mustafa Kemal 23 Nisan 'Ulusal Egemenlik Bayramı'nın aynı zamanda Çocuk Bayramı olmasını istedi mi? Mesela böyle bir emir verdi mi?
Yani 23 Nisan'ı çocuklara armağan etti mi?
Cevap: Hayır! Etmedi.

Biliyorsunuz, Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920'de açıldı. Tam bir yıl sonra, Saruhan (Manisa) Milletvekili Refik Şevket ( İnce ) Bey ve arkadaşlarının teklifiyle 23 Nisan ' Milli Hâkimiyet Bayramı' olarak kabul edildi.
Aradan yıllar geçti. 1929'da Himayei Etfal Cemiyeti (şimdiki adıyla ' Çocuk Esirgeme Kurumu') Başkanı ve Mersin Milletvekili Dr. Fuat
( Umay ) Bey'in girişimiyle 23-29 Nisan arası ' Çocuk Haftası' olarak kutlanmaya başlandı.
23 Nisan 1929'da kurumun genel merkezinde ilk tören yapıldı. Burada Başbakan İsmet İnönü çocuklara şeker dağıttı. Törenlerde tebrikleri kabul eden kişi ise dönemin Meclis Başkanı Kazım ( Özalp ) Paşa'ydı.
Atatürk, 1929'dan 1938'deki vefatına kadar, gerçekleştirilen 10 çocuk balosunun sadece ikisine katıldı.
Özetle: 23 Nisan'ın çocuk bayramı olmasında Atatürk'ün doğrudan bir katkısı yoktur.
Tabii o ' yapmayın' deseydi, yapılmazdı. İtiraz etmediğine göre ve iki kere de balolara katıldığına göre dolaylı bir şekilde onaylamış oluyordu.

Gelelim bayramın 'Milli Egemenlik' yönüne... 23 Nisan, 29 Ekim (Cumhuriyet'in ilanı) kadar önemli bir gündür.
Çünkü Kurtuluş Savaşı'nı Meclis yürütmüş, Padişah'a ve İstanbul hükümetlerine karşı Milli Mücadele'nin meşruiyetini Meclis sağlamıştır.
Eğer Meclis olmasaydı, Mustafa Kemal ve silah arkadaşları, ' padişaha başkaldıran asiler' gibi görünecekti.
Cumhuriyeti kabul eden, Mustafa Kemal'i cumhurbaşkanı seçen de yine Meclis'tir.
Ancak çocuk bayramının 23 Nisan'a bitiştirilmesi bence iyi olmamıştır. Çünkü 'Milli Egemenlik' gibi çok temel bir kavramın, ' himayeye muhtaç' bir varlık olan ' çocuk' ile yan yana getirilmesi olayı sulandırmıştır.
Meclis'in değerini düşürme çabaları bugün de devam ediyor. Mesela dünkü Cumhuriyet gazetesinde, ' Türkiye İnsan Hakları Kurumu' diye bir kuruluşun 'halkımıza' başlıklı bir ilanı yayınlandı.
İlanda sadece Mustafa Kemal'in 15 Ocak 1923'te Eskişehir'de yaptığı konuşmadan bir bölüm yer alıyor. Atatürk bu konuşmasında Meclis'in de hata yapabileceğini, hatta istibdada sapabileceğini belirtiyor.
İlanı verenlerin niyeti açık: Bugünkü Meclis'in meşruiyetini sorgulanır hale getirmek. Ne hikmetse, dört buçuk yıl böyle ilanlar vermeyi düşünmeyenler, tam da Meclis cumhurbaşkanını seçeceği zaman ortaya çıkıverdi.
Bir iki noktayı hatırlatarak konuyu kapatalım:
1) Atatürk öyle konuşuyordu çünkü amacı Meclis'i seçimlere sürüklemekti. Sözünü dinleyen, onu asla eleştirmeyen, kendi tabiriyle ' Kız gibi bir Meclis' istiyordu.
2) Atatürk o gün Eskişehir'de " Biz bütün milletçe, Hükümetçe ve Meclisçe samimi surette barışa taraftarız " da demişti.
3) Ve kötü bir tesadüf: Atatürk bu konuşmaları yaparken, yaveri Salih ( Bozok ) Bey'den gelen telgraf, annesi Zübeyde Hanım'ın vefat ettiğini bildiriyordu. Cenazeye gitmeyen Mustafa Kemal, İzmir'e şu telgrafı çekti: "Verdiğiniz elim haber beni çok müteessir etti. Merhumenin cenaze törenini uygun bir şekilde yaptırınız."