SABAH - Bir zamanlar cehennem olan ülkelerin birinde
kapat
   
SABAH Gazetesi
 
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Bir zamanlar cehennem olan ülkelerin birinde
Bir zamanlar cehennem olan ülkelerin birinde


'Başkalarının hayatı'. Ve başkalarının hayatına burunlarını sokmak, daha da ötesi o hayatları sürekli, gözetlemek misyonunu yüklenen ajanlar, saygısız özel hayat takipçileri, yılışık röntgenciler... Hayır, günümüzdeki 'magazin' olayını ve bunun kitleleri röntgenci konumuna getiren çirkinliğini kastetmiyorum. Daha dramatik bir olayı kastediyorum. Baskı rejimlerinde, özellikle bu filmin anlattığı şekilde eski sosyalist ülkelerde, bunların da en katılarından biri olan eski Doğu Almanya'da yaşananlar... Rejimin Batı'dan gelen özgürlük rüzgârlarının korkusu içinde bireyleri, özellikle de özgürlüğün mesajcıları olan sanatçıları korkunç bir baskı altında tuttuğubir yönetim... Film aslında kaba çizgileriyle bir melodramı işliyor: aynı kadına âşık olan iki erkek, ihanet ve aldatma, yükselme ve kariyer hırsı. Ne var ki bu klasik kahramanlara ve çok işlenmiş duygulara bir başka öge katılıyor: dramın sanki somut ortaklarından biri olan ideolojik/siyasal fon. Öyle bir fon ki bu, insanların elini kolunu bağlıyor, o klasik kişi ve konumları trajediye doğru itiyor. Ülkenin gözde oyun yazarı, özgür vicdanına karşın rejimin karşısında açık biçimde dikilmekten hep kaçmış Georg Dreyman, ünlü bir sahne oyuncusu olan sevgilisi, kültür bakanı ve onun iki gözde bürokratı, 1980'lerde geçen bu ilginç filmin baş kahramanları. Yazar kahramanımız, ülkedeki baskı arttıkça cesaret kazanıyor ve Batı Almanya'da, Der Spiegel dergisinde yayımlanacak önemli bir rejim eleştirisini kaleme alıyor. Ama iki bürokrat, özellikle silik ve korkak bir kişilikten gelip tam bir rejim uşağına dönüşen Wiesler tarafından yakın takibe alınıyor. 2007 Oscar ödüllü filmin temel özelliği, 130 dakikalık uzunluğuna ve oldukça ciddi, ağır temalarına karşın, kendisini sıkı bir polisiye gibi merakla izletmesi. Parlak bir senaryo ve çok iyi oyuncular da buna katkıda bulunuyor. Ama asıl önemlisi, hikâyenin kıvrımlarına gizlenen o görkemli eleştiri. O eleştiri ki, bizlere insanları eşit kılmak, onları sermayenin hakimiyetinden kurtararak insanca ideallere yöneltmek amacıyla yola çıkmış bir ideolojinin, sonunda nasıl insan özgürlük ve onuruna düşman bir sisteme dönüştüğünü hatırlatıyor. Avrupa'nın göbeğinde ve sadece 20 yıl önce böylesine dramlar yaşanabilmesi, insan hayatlarının ucuz gündelik iktidar kaygılarıyla böylesine un ufak edilebilmesi nasıl mümkün olmuş? Tüm bunları hatırlamak ve hatırlatmak gerek. Ve film bunu çok iyi yapıyor. Tüm bu kişilere karşın, film temelde bir sanatçıyla onu sürekli gözaltında tutan bir ajanın öyküsü. Hatta, ciddi bir dönüşüme uğrayan ajan Wiesler kişiliği, filmin belki en ilginç karakteri. Demek ki filmin adı, Tavernier'nin Yargıç ve Katil, Chen Kaige'nin İmparator ve Katil gibi filmlerine benzer biçimde, 'Sanatçı ve Ajan' olabilirdi!...

BAŞKALARININ HAYATI * * * *
(Das Leben der Anderen)/
Yönetim ve senaryo: Florian Henckel von Donnersmarck/
Görüntü: Hagen Bogdanski/
Müzik: Stephane Moucha, Gabriel Yared/
Oyuncular: Ulrich Mühe, Sebastian Koch, Martina Gedeck, Ulrich Tukur, Thomas Thieme/ Alman filmi.
DİĞER SİNEMA HABERLERİ
 Allah korusun ya başkan Bush öldürülseydi?
 Işık kentinde kesişen öyküler
 Bale ve dövüşlerle bezeli görkemli bir melodram
 Batı gözlüğüyle görülmüş bir uygarlık savaşı
 Maya uygarlığı nasıl kendisini yok etti?
 Yıllara meydan okuyan yönetmenler
 Fellini filmleri Ankara'da...
 Bu diziden korkulur
 27 Mart Dünya Tiyatro Günü
 26. yılında, festivalin sağlığı yerinde
 İtalyan aygırı 62 yaşında ringe dönüyor
 TV dizisi havasında ve vasatın da altında
 Filmde Sinan'ın yeteneğini hatırlatan şeyler de var
 CIA'in kirli tarihinden sayfalar
 'Aşkın heyecanını herkes taşıyamaz'
 Kraliyet ailesi, prensesin hayaletine karşı!...
 Türk usulü polisiyede kilometre taşı
 Siyahî müziğe adanmış bir başarı öyküsü
 Düşmana dostça, insanca bir bakışın filmi
    Cumartesi Yazarlar
    Güncel
    Yaşama Dair
  » Sinema
    Gurme
ATİLLA DORSAY
Savaşın göbeğinde ve masallar içinde...
Mutfakta yine Ece var
Mutfakta yine Ece var
Ece Aksoy, kendi adını taşıyan Kuruçeşme'deki Ece Bar'ı sattı. Ama...
Nohut yerine fıstık pirinç yerine karnabahar
Nohut yerine fıstık pirinç yerine karnabahar
Tünel'deki Saf Restoran, yeni bir vejetaryen restoranı. Yiyecek ve...
Bienal'in 'özel' biletleri satışta
8 Eylül-4 Kasım 2007 tarihleri arasında gerçekleşecek 10.
Padişahların el yazmaları korumada
1999 depreminde zarar gören Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi...
'Şovmenlerin kof ego sorunu var'
Şok, Dikkat Şahan Çıkabilir, Bir İş Lazım gibi formatların yaratıcısı Alper...
Yoros Kalesi'nde göbek atmak
Boğaz'a nazır bir tepede, kim, neden kafa çekip göbek atar? Bu mantıklı mıdır?...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.