kapat
   
SABAH Gazetesi
 
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Kraliyet ailesi, prensesin hayaletine karşı!...
Kraliyet ailesi, prensesin hayaletine karşı!...
Haftanın yıldız tablosu

Kraliyet ailesi, prensesin hayaletine karşı!...


Kariyeri üstün yapımlarla küçük, kişisel filmler ve başka şeyler arasında gidip gelen yaratıcı İngiliz yönetmeni Stephen Fears, bize şaşırtıcı bir film sunuyor. Ve sanki yeni bir tür sinema yaratıyor. Kraliçe 2. Elizabeth ve tüm kraliyet ailesinin; kocası prens Charles'dan boşanarak kendi hayatını yaşayan, son dönemin en çok konuşulan aristokrasi mensubu iken her şeyi terk edip içinden geldiği dünyaya dönen ve sonunda hâlâ konuşulan garip bir kazada ölen prenses Diana'nın trajik sonu karşısında yaşadıklarını anlatıyor film... Çok 'içerden' yazılmış gibi duran bir senaryo, ünlü prensesin hayatını veya ölümünü değil, ama hemen sonrasında olanları anlatıyor. Çok çeşitli nedenlerin bir araya gelmesi sonucu ülkesinde son derece sevilen ve ölümü adeta ulusal bir deprem yaratan Diana, hiçbir zaman ısınamadığı saray ve kraliyet ailesi için bir an önce öne gömülerek unutulması gereken bir yüktür. Ama öyle olmuyor. Ailenin olaya tepkisizliği öylesine büyük yankı yapıyor ve medya tarafından öylesine eleştiriliyor ki, çiçeği burnunda başbakan Blair, kraliçeden tavrını değiştirmesini istemek zorunda kalır. Gururu bir ikinci taç gibi başında taşıyan 50 küsur yıllık hükümdar Elizabeth, o dönemde hayatta olan ana kraliçe Mary, kocası prens Philip, oğlu prens Charles ve diğerleriyle birlikte, bu dönüşü uygulamak zorunda kalacaktır. Çünkü ne denli geleneklere bağlı olsalar ve değişmezliği ilke edinmiş bulunsalar da, kraliyet mensuplarının değişime ayak uydurması kaçınılmazdır. Frears, filmini birçok belge ve haber filmle de desteklenen bir büyük belgesel gibi çekmiş. Ve tipik, ince bir İngiliz mizahını da yapısına sindirmiş. Ama bu mizahla atbaşı giden hüzün duygusunu da unutmamış: bir yandan İngiliz toplumunun da hemen her toplum gibi prensprenses masallarına olan merakı, öte yandan dünyanın en eski mutlakiyetinin çağdaş yaşam ve medya tarafından amansızca kuşatılmasını görmenin hüznü... Frears yeni bir tür yaratmış dedim. Evet, çünkü filmi, belgesel veya dokü-drama denen türün bir örneği olmakla kalmıyor, başlı başına bir gerilim içeriyor. Gerilim, kraliçenin temsil ettiği gelenekselliğin ve kemikleşmiş yapının çağıyla olan çatışmasından çıkıyor. Ve değme macera filminden az değil!.. Bu ilginç film, elbette oyuncularından da büyük destek alıyor. Başta Helen Mirren'in eşsiz Elizabeth kompozisyonu, herkes süper oynuyor. Bu hoş çağdaş masal, bu kendine özgü gerilim, zamanımızın kimi sorunlarını kavramak için de görülmesi gereken bir küçük mücevher.

KRALİÇE * *
(The Queen)
/
Yönetmen: Stephen Frears/
Senaryo: Peter Morgan/
Görüntü: Alfonso Beato/
Müzik: Alexandre Desplat/
Oyuncular: Helen Mirren, Michael Sheen, James Cromwell, Sylvia Syms, Alex Jennings/ İngiliz filmi.
DİĞER SİNEMA HABERLERİ
 Türk usulü polisiyede kilometre taşı
 Siyahî müziğe adanmış bir başarı öyküsü
 Düşmana dostça, insanca bir bakışın filmi
 'Polis' Eskişehir'de
 Berlin 2007: Tarihe veya insan ruhuna doğru yolculuklar...
 'Yamyam katil' artık gına getirdi!..
 Altın Ayı 57. kez sahibini arıyor
 Kara Kıta'nın bitmeyen trajedisi
 Şehrin göbeğinde şiddet var!...
 Bir zamanlar bir Yahudi mesih adayı varmış...
 İyi niyetli ve idealist bir belgesel
 Smokinli kuşlar bir canlandırma başyapıtıyla dönüyor
 Yaşlılara yasak!
 SİYAD ödülleri: Görünenler ve geridekiler
 80'lerde New York'ta genç ve isyankâr olmak...
 Gerzekliğin dip noktası
 Suat Yalaz uyarlaması
 Amerikan taşrasında aşk ve cinsellik
    Cumartesi Yazarlar
    Güncel
    Yaşama Dair
  » Sinema
    Gurme
ATİLLA DORSAY
Hasan Hoca'yla Hacer'in aşk...
50 yıl sonra yeniden Çin restoranı
50 yıl sonra yeniden Çin restoranı
Babasının vefatının ardından annesi ve yedi kardeşiyle geçim derdine...
Kentli erkekler Arena'da buluşuyor
Yaşamı seven, güncel olayları takip eden, yeniliklere açık kentli...
Yeni akım: Kuaför değil yaşam koçu
Hillside MOS'un zeki, sempatik ve vazgeçilmez ismi Murat Kayabaşı...
Kadınların ayak sesleri
Dice Kayek'in geçen hafta Paris'te, Louvre Sarayı'nda yapılan son defilesi,...
Karadan gelen adamın deniz hikâyeleri!
Turgay Noyan'ın, memleketi Gaziantep'ten İstanbul'a gelip 1960'ların başında...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.