kapat
   
14 Ocak 2007 Pazar
 
SABAH Gazetesi
 
Servislerimiz
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Mahmut Ovur @ SABAH
SMS:
MOV yaz
boşluk bırak
mesajını yaz
4122'ye gönder
 

Barışı arayan ülke!

Ankara yılın ilk ayında önemli bir konferansa ev sahipliği yapıyor:
"Türkiye Barışını Arıyor."
Adından da anlaşılacağı gibi konu Türkiye'nin en acil ve derin sorunu şiddete son verilmesi...
Konferansın yapıldığı yer Gazi Mustafa Kemal Paşa Bulvarı üzerindeki İçkale Oteli...
Konferansın açılış konuşmacısı ünlü romancımız Yaşar Kemal ...
Kimlerin katıldığına gelince...
Özellikle konuşmacılar arasında belki de ilk kez Türkiye'nin siyasal ve sosyal her kesiminden insan var.
Türkler, Kürtler, Müslümanlar, Aleviler, işçiler ve iş dünyasından önemli isimler...
Tüm kesimlerin ortak kaygısı, "Acil barış..."
Peki Türkiye aradığı barışı bulabilecek mi?
İşte konferansa katılanlar da bu sorunun cevabını sorguluyor.
Açılış konuşmasını yapan Yaşar Kemal, Birinci Dünya Savaşı'nın 4, İkinci Dünya Savaşı'nın da 6 yılda bittiğini anlatıyor ve şöyle diyordu: "Bizim yirmi beş yıldır süren düşük yoğunluklu çatışmalar denilen light savaşımıza gelince, birkaç kez tek taraflı ateşkes olmasına karşın bu savaşımız bir türlü bitmiyor. Nasıl, niçin bitmiyor? Bunda kimsenin bilmediği bir keramet olsa gerek."
Yaşar Kemal'in açılış konuşmasından sonra konferansın ilk bölümü başladı.
Bu bölüm devam ederken, mikrofondan ilginç bir duyuru dikkat çekti.
Duyuru bir mahkeme kararıyla ilgiliydi. Mahkeme, konferansın kapanış konuşmasını yapacağı açıklanan Kürt romancı Mehmet Uzun'la eski DEP Milletvekili Orhan Doğan'ın konuşmalarının "izlenmesine" karar vermişti. Konuşmacılardan Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu, bu kararı şöyle yorumladı:
"Şaşırtıcı ama kıskanmadım da değil. Bizim konuşmalarımızı neden izlemeye almadılar. Taii bu tür şeylere iyimser bakmakta yarar var. En azından konferansın iptaline ilişkin bir karar değil."
Konferansın ilk bölümünde konuşanların ortak tespiti Kürt Sorunu'na acilen barışçıl bir çözüm bulunması gerekliliğiydi.
Mustafa Karaalioğlu şöyle diyordu:
"Toplum ciddi bir ayrışmaya doğru gidiyor. Bu çok tehlikeli bir durum. Devlet bu konuda ortak bir nokta bulmalı. Bu ateşkes kararını soğukkanlılıkla değerlendirmek gerekiyor. Aslında sorunla ilgili karar alıcılar gizli gizli bu işin böyle gitmeyeceğinin farkında. Ama siyasi bir karara dönüştürme cesaretleri yok."
Prof. Dr. Fuat Keyman ise Kürt Sorunu'nun artık bir "dağ" sorunu olmaktan çıktığını ve bir "kent" sorunu haline geldiğini belirterek şöyle diyordu:
"Soruna demokratik çözüm üretmek, Türkiye'yi de güçlü kılacaktır. Ancak, sorunu çözmesi gereken esas aktörler, her defasında erteleme yolunu seçiyor. Bunun artık aşılması gerekiyor."
İki gün sürecek konferansın diğer konuşmacıları arasında kamuoyunun yakından tanıdığı isimler var: Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Prof. Dr. Mümtaz'er Türköne, Dr. Cengiz Aktar, Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu, işçi sendikalarından Selim Uslu, Süleyman Çelebi, siyasilerden Celal Doğan, Ertuğrul Günay, Galip Ensarioğlu ...
Peki bu tür konferanslar Türkiye'nin barışı yakalamasına katkı sunabilir mi? Sorunun cevabını konferansı izlemek için gelen AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Abdurrahman Kurt veriyor: "Toplumun ortak noktalarının yaratılmasında ve sorunu herkesin kavramasında çok önemli rolü var. Burada şunu görüyoruz Türkiye'nin aydınları Kürtlerin yaşadığı sorunu biliyor ve beraber yaşamanın ortak noktasının acilen bulunması konusunda kararlılar. Bütün mesele bunun siyasete dönüştürülmesinde. Daha fazla sorun yaşamadan, kan dökülmeden nasıl bir noktaya gelinir, konusunda ortak bir kaygı var. Gelinmesi gereken en önemli noktaya gelinmiş. Bu sivil toplumda pekiştikçe siyasete yansıması daha kolay olur."
Umarız, toplumu değiştirmekle görevli siyasi aktörler, seçim dönemi gerekçesiyle bir kez daha toplumun her kesiminde tartışılan ve giderek yüksek sesle dile getirilen "barış talebi" ne tepkisiz kalmaz.
Eğer kalınırsa bu tepkisizliğin bedeli ne yazık ki öncekilere hiç benzemeyecek.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 MİT farkında peki ya siyasetçiler?   / 13-01-2007
 Solda 'birlik' rüzgârı   / 12-01-2007
 Önce mücahit, sonra müşahit, şimdi müteahhit   / 11-01-2007
 Bu kurumlar denetleniyor mu?   / 09-01-2007
 TCDD'de sekreter 'baş uzman' oldu!   / 07-01-2007
 'Aksini ispat edene çiftliği veririm'   / 06-01-2007
 Muhafazakâr mıyız sosyal demokrat mı?   / 05-01-2007
 THY'nin büyük ayıbı!   / 04-01-2007
 Denetleyen 'kimse yok mu?'   / 31-12-2006
 Açlık sınırında yaşamak!   / 30-12-2006
MAHMUT ÖVÜR
Barışı arayan ülke!
Ankara yılın ilk ayında önemli bir...
ASLI AYDINTAŞBAŞ
"Stratejik muallaklık" mı dediniz?
Başbakan Tayyip...
MUHARREM SARIKAYA
Turizme Rus pençesi...
Türkiye için Rusya, turist...
YAVUZ DONAT
Hoş geldin Murat Bardakçı ve......
Babası rahmetli İlhan...
Töre cinayetleri bitmek bilmiyor
Samsun'da Ali Aydın kaçırarak evlendiği eşi ve ailesi tarafından...
Ceneviz surlarına 'metro' sürgünü
Koruma Kurulu, Taksim-Yenikapı metrosunun tünel çıkışına denk gelen...
İslam'ın Matrix'çi gizli mezhebi Hurufilik
İslam'ın Matrix'çi gizli mezhebi Hurufilik
İran taraflarında, 14. asırda "Hurufilik" denilen yepyeni bir mezhep...
33 torba gönderildi, 32 ceset çıktı
33 torba gönderildi, 32 ceset çıktı
Uçak kazasında ölenlerin cenazeleri karıştı. 33 torbadan 32 ceset...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Pazar Sabah | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2007 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu