kapat
   
SABAH Gazetesi
 
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Ekrana 'hop' meteor yağdı
Ekrana 'hop' meteor yağdı

2006 yılında ekranda pop meteor yağmuru yaşandı. Afrodit Banu Alkan, göz göre göre hırpalandı, Hülya Şov çocuk efekti ile canlandı. Ahu-Meriç kuyruklu yıldızının dünyaya çarpmasına az kalmıştı ki, Ali Atıf Bir ve Ajdar imdadımıza yetişti.

Her yılı biraz daha fazla 'safari' tadında yaşıyoruz, değil mi? Güzel yurdumuzun her bir köşesi, birbirine yabancı, haliyle birbiriyle alakası kurulduğunda 'egzotik' alemlere dönüşüyor. Halkımız belgesel izler gibi 'sanatçı'gillerin beslenme, ön sevişme ve üreme süreçlerini takip ediyor. Misal, Hülya Avşar, akşamları evde, yoksulgillerin aleminde olağanlaşan avlanma, kapıp kaçma, ısırma hallerini, hayret, kaygı ve kınama hisleri içinde izliyor ve minik Zehra'nın geleceği için endişeleniyor. İzlediğimiz başka alemler de var tabii. 'Devletin derinliklerinde hayat', 'politik parazitler', kökten omurgasızlar... Güzel yurdumuz, haliyle 2006 senesini de çok acayip idrak etti. İşin 'hop kültür' yanından bakarsak, yepyeni heyecanlar yaşadığımız söylenebilir. Hiç kuşkusuz, en büyük heyecanımız, artık tekdüze hale gelen Hülya Avşar Şov'da ciddi senaryo değişikliklerine gidilmesi oldu. Yardımcı kadın ve erkek, hatta bebek karakterlerin eklenmesiyle ortama renk geldi. Aslında, bu 'şov'un benzerleri de hayli enteresandı. Mesela yılların 'afrodit'i Banu Alkan'ın Murat Taşdemir'le giriştiği dillere destan cebelleşme ve dahası Taşdemir'in yılların 'afrodit'ini alenen ve mütemadiyen hırpalaması, genel olarak 'hop' denebilecek kültürel atmosferimizde bir meteor yağmuru gibiydi. Keza, eski Yeşilçam yıldızlarımızdan Ahu Tuğba da, hiç çekinmeden 'hop' denebilecek bir kuyruklu yıldızın, Meriç'in parlamasına vesile oldu. Yıldızlar geçidi Safiye- Faik ikilisi ve Solo Ajdar ile doruklara çıkmıştı ki, RTÜK her güzel şey gibi bu çadır tiyatrosunun da sonunu getirdi.

YILIN ADAMI AJDAR
Ajdar'ın ekranlardan silinmesi, 'hakiki' pop meteorlarımızın pek bir hoşuna gitti. Ama boşunaydı bu sevinç. Çünkü Çin takvimi gibi bir şey kullanıyor olsaydık, 2006'yı 'Ajdar yılı' ilan edebilirdik. Zaten sanat astroidlerinin Ajdar haseti de bundan kaynaklanıyordu. Yani, kampanyalı tanıtımlarla, dünya kadar reklamla, danışıklı 'pişti'yle çekemedikleri ilgiyi, bu sanat UFO'su hayli hayli çekiyor, hatta çekim kuvveti alıp başını gidiyordu. Misal, 'muhteşem ikili'nin 'ikinci'si, artık sanat neyiyse, Cenk Eren, "Beyaz'a ne haberler gönderdim, beni çağırmadı 'şov'una' bir Ajdar kadar kıymetim yok muydu?" diye serzenişte bulunuyordu. Aslında bu soruyu tersinden sorduğumuzda yerini bulabileceği kanaatindeyim. "Ajdar kadar kıymetim var mı?" Kendi adıma Cenk Eren'in tek bir 'eser'i yok aklımda. Oysa Ajdar'ın Nane Nane, Kon ve Çikita Muz adlı 'eser'lerinin yıllar sonra da hatırlanacağı kanaatindeyim. İnanmayan 'youtube'e girip sonuçları karşılaştırsın.

DİĞERLERİ ÇOK MU İYİ?
Diyeceksiniz ki, "Ajdar'da berbat ses var." Doğrudur. Ama Seray Sever ya da Hülya Avşar kadar filtre edilse, kahve niyetine içilir bile... Ya şarkı sözleri? Vallahi ne diyeyim, yurdumuzu Eurovision'da Bülent Özveren'le birlikte temsil edecek olan Kenan Doğulu'nun Çakkıdı'sını bir kenara yazın ve Çikita Muz'un sözleriyle karşılaştırın, çıkan sonucun kare kökünü alın, oradan el sallayın... Bizim güzel yurdumuz, her şeyin başka başka isimlerle çağrıldığı bir acayiplikler ülkesi, bir Ali Atıf Bir Harikalar Diyarı haline geldiğinden beri, ölçü birimlerimiz, akıl, nizam, gramaj duygumuz altüst oldu. Bilim dünyamız, profesörlerimiz, her şeyimiz değişti. Evet, bilim dünyamız için Ali Atıf Bir neyse, sanat dünyamız için de Ajdar odur. Öyle ya, her türlü reklam ve pazarlama yöntemiyle öğrenci arayan özel üniversitelerimiz bu alanda bir guru olan Ali Atıf Bir'i mi hazmedemeyecek? Duyan da iki günde bir atom parçalıyorlar sanacak. Süreç içinde birkaç tren kazası yaşanmasaydı, 2006 Ali Atıf Bir yılı da olabilirdi. Bir'in suratına yediği kahve biraz fazla kaçtı, o kadar... Tabii şimdi kimse alınmasın. Misal, sanat gaz ve toz bulutumuz Bülent Ersoy'u hep fevkaladenin fevkinde bir yere yerleştiriyorum. 2006'yı Ajdar yılı gibi algılamam tamamen yapmış olduğu müthiş zıplamadandır. Özdemir Asaf olsam, durumu, "Bütün millet hızla cozutuyordu, birinciliği Ajdar'a verdiler" dizeleriyle özetleyebilirdim pekala... Ama ben size daha egzotik bir şekilde izah edeyim. Hindistan'da Pushkar diye bir kent var. Burası Hindu'ların kutsal kenti. Daha doğrusu uzun seneler öyleymiş. Sonra, 'hakikat' arayışındaki 'beyaz adam' bu gizemli ve egzotik kenti keşfetmiş. Tabii Amerika'nın, Avrupa'nın, kendini peygamber sanan ne kadar delisi, meczubu varsa buraya doluşmuş, ardından bunalımlı gençler de bunlara eklenmiş. Bildiğiniz Hindu din adamları şimdi turistlere şov yapıp para topluyor, dilenciler tef çalıyor, kendini peygamber sanan Amerikalılar göbek atıyor, gençler de saçlarını rasta yaptırıp kutsal göl kıyısında esrar üflüyor... Güzel yurdumuza bakınca, nedense aklıma Pushkar geliyor. Neyse, artık önümüzdeki yıllara bakacağız ve puanlar almaya çalışacağız. İyi seneler, iyi olan kazansın.

SAMİ TOSUN

DİĞER GÜNCEL HABERLERİ
 Murat Bardakçı: Babil hayalinin altında kaldı
 Komşu kızı neden Basra'ya gitti?
 İtalya'daki Türk köyünden davet var
 Mektuplar neler anlatır?
 Kimler geldi, neler geçti
 'Evliliğe helvası yenmiş kurum diyenler şeytandır'
 'Noel Baba kedime mama getir'
 Nobel'li Türkiye'yi şimdi neler bekliyor?
 Bu köydeki herkes zengin
 Yıldızlardan mesaj var...
 Türk sinemasının patlama yaptığı 2006
 2006'da satranç dünyasında neler oldu?
 2007'nin tekno yıldızları!
 Yakışıklılığı İtalyan dedesinden miras
 'Tigana'nın prensi olsam beni oyundan çıkarmazdı'
 'Çocuğuma yaratık gibi bakıyorlardı'
 Çırpınıyor Karadeniz...
 Bu kızlar okumak istiyor
 Yeşilçam'ın bahtsız kadınına yeni makyaj
    Pazar Sabah Yazarlar
  » Güncel
    Hobi
    Röportaj
    Gurme
    İyi Yaşa
BALÇİÇEK PAMİR
Hayatınızı çalmasına izin...
GÜLSE BİRSEL
Gaffur'un sırrı ne?
Doğrusu bu kadar büyük bir olay...
NBA'de 'top'lu eylem
NBA'de 'top'lu eylem
NBA Başkanı David Stern, 36 yıllık NBA topunu tepeden inme bir...
Lastiklerinde tutkal var
Lastiklerinde tutkal var
Ben hakkaten böyle bir şey görmedim. Lastiklerinde tutkal varmış gibi...
Evlilik seksi öldürür mü?
Psikiyatrist Prof. Dr. Arif Verimli ve İlişki psikiyatristi Doç. Dr.
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.