kapat
   
19 Kasım 2006 Pazar
 
SABAH Gazetesi
 
Servislerimiz
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Mehmet Barlas @ SABAH
SMS:
MB yaz
boşluk bırak
mesajını yaz
4122'ye gönder
 

Öngörülebilir ülkede yaşamak can sıkar mı?

İnsanlığın en büyük zaafı, "Yarın"ı görememesi değil midir? Bu nedenle, kahinlere, falcılara duyulan talep hiç bitmemiştir tarih boyunca. Modern çağlarda da "Futurolog"lar, müspet ilme dayalı kehanetlerini kitlelere sunmaktadır. İdeolojiler ise, "Tarihi determinizm" benzeri modellerle, geleceğin bir kader değil, bir sonuç olduğunu iddia eder.
Bazı istisnalar dışında, insanın ne zaman öleceğini bilmesi imkansız.
Bu istisnalara örnek olarak, yüzme bilmeden denize girmeyi, benzin deposunun dolu olup olmadığını kibrit yakarak anlamaya çalışmayı falan gösterebiliriz. İnfazı kesinleşmiş idam cezası veya hasta ile doktorun anlaşarak "Ötanazi"ye karar vermeleri de, ölümün zamanının bilindiği istisnalar arasındadır. Neticede, bireylerin ve toplumların geçmişte çeşitli olaylar karşısındaki tutumları derinine değerlendirilince, bunların "Öngörülebilir" oldukları söylenebilir. Örneğin "İngilizler"in hangi durumlarda nasıl davranacaklarını bilebilirsiniz. Ama en öngörülebilir ortamlarda bile, hiç öngörülemeyen davranışlara rastlanması ve tahmin edilmesi mümkün olmayan krizlerin patlaması da mümkündür.

KELEBEK ETKİSİ
Mesela bütün makro rakamların sağlıklı olduğu, insanların yarına güven duygusunun zirvelerde dolaştığı bir gelişmiş ekonomide, bir anda kriz patlayabilir. Uzmanlar bu tür durumları, "Karmaşıklık" içerikli teorilerle izah etmeye çalışır. Okyanustaki bir kelebeğin kanat çırpmasının, bir kıtayı vuracak kasırganın yönünü etkileyebileceği benzeri tezler bile gündeme getirilir.
Türkiye benzeri hem sosyolojik hem de coğrafi açıdan karmaşık yapıya sahip ülkelerin en büyük özelliği, "Öngörülebilir olmamak"tır.
Bu coğrafyada toplumsal davranışlar da, siyasal kararlar da, kurumsal tutumlar da, önceden kestirilemez. Dünyanın en hoşgörülü davranışlarının sergilendiği kitlelerin, bir anda en katı, en hoşgörüsüz kalabalıkları haline dönüştüğünü görebilirsiniz. En
"Batıcı" siyasi partiler bir konjonktürde "3'üncü Dünyacı" ve Batı'yı "Düşman Kulüp" diye gören partiler bir dönemde "Batıcı" olabilir. Türkiye'ye yerleşen bir varlıklı İsviçreli, "İsviçre'de beş yıl sonra ne olacağını biliyorum. Türkiye'de ise gelecek haftayı kestirmek imkansız. İsviçre'de insanın canı sıkılıyor. Burada ise heyecan var" diye açıklamıştı aldığı kararın nedenini.
Bernard Lewis ise "Türkler hep yanlış kararlar alır. Ama son anda en doğru kararı da onlar verir" demişti.

PİRE VE YORGAN
"Drina Köprüsü"nün yazarı İvo Andriç, OsmanlıTürk tiplemesini yaptığı kısa hikayelerinde, "Pire için yorgan yakan" bir gözleme dayalı yaklaşır bizim insanımıza.
Dünya politikasında büyük devletler, ülkelerdeki rejimin demokratik veya despotik olmasına değil, yönetimlerin öngörülebilir davranışlı olmalarına bakar. Kuveyt'i işgal etmek gibi öngörülemeyen bir davranış sergilemeseydi, Saddam Hüseyin hala hem ABD, hem de Avrupa için en gözde yabancı yönetici konumunda olurdu. Kaddafi'nin hangi durumda ne tür bir davranış sergileyeceği bilindiği için, bütün bunalımlı ilişkilere rağmen, 1969'dan beri Libya'nın başında bulunuyor.
Gerek içeride gerek dışarıda "2007 Türkiye'de nelere gebe" konulu yorumlar yapılırken, bizim siyasetimizin ne ölçüde öngörülebilir olduğu da mutlaka tartışılmalıdır. Örneğin bu yıl "Genelkurmay başkanı kim olacak" diye ateşli spekülasyonlar yapılırken, "Çankaya-Hükümet-Ordu" üçgeni anlaşıp, Org. Yaşar Büyükanıt'ı YAŞ kararı beklenmeden Genelkurmay Başkanı atadılar ve bir "Kriz"i önceden kestiler.
Bakarsınız Cumhurbaşkanı seçiminde de, böyle bir gelişme, son anda gerçekleşir.
Ama 2007 seçimi sonrasındaki tabloyu kestirmek imkansız. Çünkü siyasi partilerin seçim sonrasında ne tür siyaset izleyecekleri, asla öngörülebilir değil. Dün Star'daki yazısında Mahir Kaynak da bu konuyu işlerken, şu noktaları vurguluyordu:

KAYNAK'IN GÖZLEMİ
AKP'ye alternatif aranıyorsa şu soruların cevaplanması gerekir: Bu partiyi iktidara taşıyan uluslararası şartlar değişti mi? Cari açığa bir dış ekonomik ilişki olarak bakıp daralmayı göze almak yeterli mi? Yeni bir siyasi arayışın başarılı olması için siyasal İslam'ın ya da böyle bir görüntünün dünyadaki güç odakları tarafından siyasetin dışına çıkarılması gerekir. Eğer ABD bölgedeki askeri varlığını azaltacaksa bunun yerine neyi koyacağının hesaplanması gerekir ve eğer ülkemiz bu boşluğu dolduracaksa askerlerin önemi artacak demektir. Bu durumun iç politikada önemli yansımaları olacaktır.
Eğer geçmişteki uygulamalar tekrarlanır ve bir siyasi hareket niçin iktidara getirildiğinin farkına varmadan ülkeyi yönetirse ve kendisinin bile bilmediği, önceden hesaplamadığı, halkın haberdar olmadığı şeyleri yaparsa üzülürüm. Mesela halk 1980 darbesinden sonra ekonominin liberalleşeceğini biliyor muydu? AKP'nin küresel politikalar izleyeceğinden haberdar mıydı? Bakalım bu sefer hangi sürprizlerle karşılaşacağız?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Başlar taç giymeden de akıllı olabilir...   / 18-11-2006
 Tutarsız olmak o kadar kolay ki bu coğrafyada...   / 17-11-2006
 Tercihimiz kamplaşmak mı yoksa uzlaşmak mı?   / 16-11-2006
 Yenilginin tahlili zafer kazanmak kadar önemli   / 15-11-2006
 Bilginin, kararlılığı sarsması tehlikesi var...   / 14-11-2006
 Dün dünle birlikte bitti cancağızım...   / 13-11-2006
 Buluşları, yaşamı kolaylaştıran Türkler...   / 12-11-2006
 Rumsfeld gitti, ama kuralları kalıcıdır...   / 11-11-2006
 Ana muhalefet partisi AB'dir   / 10-11-2006
 Savaşı Almanya kazansa AB de olmazdı...   / 09-11-2006
YILMAZ ÖZDİL
Suudilere özür borçluyuz
Çoğu kişi yakınır...
ERGUN BABAHAN
Eleni
Türkiye, 12 Eylül öncesinde tahrik sonucu tanıklık...
MEHMET BARLAS
Öngörülebilir ülkede yaşamak can sıkar mı?
İnsanlığın en...
FATİH ALTAYLI
Nisan gelirken
Cumhurbaşkanlığı ile ilgili yazımdan...
UMUR TALU
En çok onu sevdim
Bu hafta en çok onu sevdim. Koca koca...
ERDAL ŞAFAK
Derin Ege
Ege Girişim Bankası kurucularından...
'Irak felakete döndü'
İngiltere Başbakanı Blair, 2003'ten beri kanın durmadığı Irak'la...
Olmadığı zirvede bile Bush eylemi
Avustralya'daki G20 zirvesinde küreselleşme karşıtları polisle...
Balıklar Şenol'dan
Balıklar Şenol'dan
"Antalya'yı yenersek F.Bahçe-Beşiktaş derbisini keyifle balıkçıda...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Pazar Sabah | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu