kapat
   
SABAH Gazetesi
 
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
'Çok ağır utangaçlığım vardır, çok ağır...'
'Çok ağır utangaçlığım vardır, çok ağır...'
'Biz beyaz olana da yamyam diyoruz'
'Haluk küçüğümdür, ben ağabeyim'
İlkinde 'Nereden girdim bu işe' dediği medyaya Karadeniz'den dönecek
Sibel Bilgiç'le kalıcı birliktelik
Aslen Fenerbahçeli

'Kafayı çatlattım'

Çocukken evinin üst katından betona kafa üstü çakıldığını anlatan Mehmet Ali Yılmaz'la futbol, medya ve aşk hayatı üzerine konuştuk. Siyaset hayatından ve medya dünyasından şikayetçi olan Yılmaz, Sibel Bilgiç'le birlikteliğinde bu kez çok kararlı.


'Çok ağır utangaçlığım vardır, çok ağır...'

Eski Spordan Sorumlu Devlet Bakanı, Trabzonspor Onursal Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, Özerk Futbol Yasası'nın Meclis'ten geçmesinde payı olmasından bin pişman.

- Zamanımızın kulüp başkanlarını genel olarak nasıl buluyorsunuz? Değişiklikler ne yönde?
- Eskiden kulüplerin başkanları ağabeyler olurdu. Güvenilir, sözü geçen, semtin, mahallenin veya ilin ağabeylerinden oluşurdu. Bu kanunla, belli bir bütçenin oluşumuyla meraklılar türemeye başladı tabii. Ağabeyler hakkında kötü şeyler oluşturarak, kahvelerde, basında, çeşitli yerlerde olumsuzluklar oluşturarak, güven sarsarak... 'Bu parayla bu kulübü biz de yürütürüz, ne var bunda' diyerek, parantez içinde biraz da yolumuzu buluruz diyerek, birtakım amigovari insanlar da bu işlere karışınca, özerk futbol yasasından beklediğimizi alamadık. Başkan olan büyük ağabeyler zengin insanlardı. Meclis'ten benim geçirdiğim kanunla oluşturulan havuz sistemi, yayın gelirlerinden nemalanalım diyerek çeşitli gruplar kulüplerin yönetimine talip oldular. Tüfek çıktı, mertlik bozuldu durumu oldu.

- Siz kendi bakanlık döneminizde yaptığınız o tarihi kongreyi anlatır mısınız?
- Bütün basın mensubu arkadaşlarımız orada olduğu halde, kongrede benim yaptıklarımı kimse yazamamıştı. Yani birisi elini kaldırırdı, indir elini dedim. Söz hakkı vermedim kimseye. Çok demokratik oldu diyemem. Mesela sigara molası veriyordum, bitince alın hepsini içeriye diyordum. Kapılar kapanıyordu ve dışarıda kalanları almıyorum içeri. Kongre bitti ve özerk futbol yasasına böyle geçildi.

- Spordan siyasete neden atlamıştınız?
- Süleyman Demirel ve Cavit Çağlar'ın isteği ile peki dedim, ama sonra pişman oldum.

- Neden?
- Ben biraz tembel adamım. Keyfe alışmışım. Sabahları erken kalkamam. Fazla sıkıya gelemem. Ama işim de eksik olmaz. Tam olur, ciddi ve dürüst olur ama herkesin hoşuna gitmeyebilir. Takım oyununda arıza olabilir. Siyaset baktım yüksek tempo gerektiriyor, benimle pek bağdaşmıyor. İstediği zaman kalkıp giden adam, siyasette istenildiği zaman kalkıp gitmek durumunda kalıyor. Bir hayli zorluklar çektim.

- Futbol neden bu kadar tartışılır konumda?
- İşin içine para girince entrikaları çoğaldı futbolun. Kısırdöngüye girmiş ve çok tartışılır durumda. Sürekli tartışılıyor. Tüm bunların önlenebilmesi için sanırım revizyon yapmak lazım. Bizim amacımız siyaset bu işi çözmesin, karışmasındı, ama şimdi herkes siyasetçinin yanına gidip, siyaseti işin içine çekmeye çalışıyor. 1991'deki bıraktığımız noktaya tekrar dönmeye çalışan çok insan var.

- 1997'de Federasyon Başkanlığı adaylığından vazgeçmiştiniz?
- Haluk Ulusoy 1997 yılında medyanın isteği ile federasyona benim başkan olmamı istedi. Çünkü bu yayın kargaşası, kanallara verilecek statü tam netleşmemişi. Şenez Erzik istifa etmişti. Edince bir boşluk doğmuştu. O boşluğu kim doldurur, kim otoriterdir? Mehmet Ali Yılmaz'dır diye arkadaşlar düşündüler ama ben aynı zamanda Trabzonspor'un Başkanlığını yapıyordum. Dolayısıyla o dönemde kabul etmedim.

- Özerkliğe inancınız ne kadar?
- Ben bakanken hakem seçimini de kişilerin inisiyatifinden kurtarmış adamım. Kişilerin iki dudağı arasında olmasın istemişimdir. Federasyon başkanlığı niye istenirdi, hakem atanması için. Ben federasyon başkanı hakem atayamasın istedim. Birtakım hilelerin yapıldığını, paraların yenip çar çur edildiğini, öyle bir kuşku ile bakılmış hale getirilmesidir. Benim zamanlarımda bunlar olmadı, gelirsem olmaz da. Federasyon başkanlığı için tavrım buydu benim.

- Ama gene de vazgeçtiniz...
- Vazgeçtim ama Abdullah Kiğılı'yı önerdim ben. Onu federasyon başkanı yapalım dedim. Haluk Ulusoy'u da başkan yardımcısı. Mete Kılıç'ı da başkan yardımcısı düşündük. Biri benim inisiyatifimde, biri Beşiktaş'ın inisiyatifinde olarak, Süleyman Seba'nın da iznini alarak, Haluk'u da kendi yakınım olduğu için koydum. Abdullah da bana kızdı hatta. 'Abi böyle olmaz' dedi. 'Bu adamların ikisi de sevimsiz. Bunları pek seven yok'. Swissotel'in lobisinde yaptık bu işi.

Şebnem AKSON

DİĞER GÜNCEL HABERLERİ
 Hollywood kapısı aralanıyor
 Bugün dünya için ne yaptınız?
 Rock'ın kırmızılı kadınları
 En hayırlı 'Kırmızı' alışveriş
 Fransa'dan Çin'e bir Türk markası
 Havada alışveriş kokusu mu var?
 Sabun köpüğünden ekmek parası
 Şeytan hep Prada giymiyor
 Toplamış kalbinin 50 parçasını...
 Afili depresif
 Osmanlı bir gecede kurulmadı
 Eyvah kitap okumuyorlar!
 Afrodit geri döndü
 George Michael'ı beklerken...
 Bebek cinayeti işlenen yurtta yüzler gülüyor
 Geleceğin motosikletleri hayal gücünü zorluyor
 Erkeklere özel bakım merkezi
 CK'in genç yüzü
 Afişe adını yazdırdı
    Cumartesi Yazarlar
  » Güncel
    Yaşama Dair
    Sinema
    Gurme
REFİK DURBAŞ
İstanbul resimlerinde bir roman kahramanı
TÜYAP Kitap...
Restoranında Ali Baba'nın...
Günlük yaşamın karışıklığından sıyrılmak için uçakla kilometrelerce yol kat...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.