kapat
   
SABAH Gazetesi
 
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Oyunu bozdu ama hayata döndü
Oyunu bozdu ama hayata döndü
Owen ve Mzee'nin hayranları takipte
Artan yünleri değerlendirin
Kekilli, PETA için poz verdi
Sevimli yavruya yuva

Tiyatronun kedisi Lorca

Lorca'nın kurtarıcısı Mihriban Adıgül, bu küçük afacana evini de açtı. Şimdi son derece sağlıklı olan kedi, aynı zamanda mutlu bir hayat sürüyor.


Oyunu bozdu ama hayata döndü

Tiyatronun havalandırma boşluğuna sıkışan Lorca, oyunda feryat edince duyarlı bir izleyici tarafından kurtarıldı. Oyuncuların iki gün kedinin çığlıklarına aldırış etmedikleri söyleniyor.

Son derece sevimli, hareketli, kıpır kıpır bir kedi Lorca. Durduğu yerde duramıyor. Şakalaşmayı çok seviyor. Hatta bazen biraz abartıp küçük tırmıklarının ve ısırıklarının dozunu kaçırabiliyor. Bu ele avuca sığmayan, henüz üç aylık küçük afacanın aslında hüzünlü bir öyküsü var. Bugün hayatta olması bile bir şans aslında. Lorca'nın şaşırtıcı öyküsü geçen haziran ayında Harbiye Muhsin Ertuğrul sahnesi civarında yaşanıyor. Onun başına gelen talihsizlik ise doğduktan birkaç gün sonra tiyatro salonunun havalandırma boşluğuna düşmesiyle başlıyor. Zavallı hayvan sıkışıp kaldığı bu daracık yerde, aç ve susuz bir şekilde yaklaşık iki gün yaşam savaşı veriyor. Ta ki izleyiciler arasındaki Mihriban Adıgül onu kurtarana kadar... Takı tasarımcısı Mihriban Adıgül, izlemeye gittiği bir oyun sırasında yaşadıklarının şokunu hâlâ atlatabilmiş değil ve olay gecesini şöyle anlatıyor: "1 Haziran akşamı Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde Federico Garcia Lorca'nın 'Beş Yıl Geçince' adlı oyununu Mahir Günşiray sahneliyordu. Yakından takip ettiğim tiyatro festivalinde keyifli bir akşam geçirme ümidiyle koltuğuma kuruldum. Oyun başladı. O da ne? Bitip tükenmek bilmeyen bir yavru kedi feryadı, tüm salonda yankılanıyor." Küçük kediciğin salonun sol duvarının içinden havalandırma boşluğundan yükselerek tüm salonu kaplayan feryatlarına rağmen oyunun normal akışında sürdüğünü söylüyor Adıgül: "Oyuncuların replikleri çığlık çığlığa yardım isteyen kediciğin gölgesinde ve konsantrasyondan çok uzak bir atmosferde sürüp gidiyordu. Belki yaralı. Belli ki bir yerlere sıkışmış ve çıkamıyor. Tam ortada oturduğum için yerimden kalkamıyor, yardıma koşamamamın çaresizliği ile nefesim boğazımda düğümleniyordu. Oyun dayanılmaz bir işkenceye dönüştü." ŞOK EDİCİ YANIT İlk yarının bitmesiyle perde kapanıp ışıklar yanar yanmaz hemen sesin geldiği duvarın yanına koştuğunu söyleyen Adıgül, o sırada yanına Mahir Günşiray'ın geldiğini anlatıyor: "Kendisine bu yavru kediyi hemen çıkarmamız gerektiğini söylediğimde; bu durumun onların suçu olmadığını, bu kedinin iki günlük provaları boyunca avaz avaz çığlık attığını, havalandırmayla tiyatro duvarının metal konstrüksiyonun arasına sıkıştığını, bu konuda bir şey yapılamayacağını, geçen yıl da aynı durumda kalan bir kedinin burada kalarak sıkışıp öldüğünü ve oyunlarını salona yayılan leş kokusuyla oynadıklarını söyledi. Eğer çok istiyorsak imza kampanyası ve alkış protestosuyla yetkililerden kediyi çıkarmak için izin istenebileceğini söyledi." Bu yanıtı duyunca şok geçirdiğini söyleyen Mihriban Adıgül, "Kan o an beynime sıçradı," diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: "Dilekçe verilecek ve günler sonra o hayvancağızın belli ki leşi çıkarılacak. Ne duyarlılık!" Tiyatronun teknik amirinden de bir yanıt alamayan Adıgül, birkaç duyarlı izleyiciyle birlikte itfaiyeyi aradıklarını söylüyor. Beş dakika içinde salona gelen itfaiyecilerle birlikte kurtarma çalışmalarına hemen başlamışlar: "Tiyatronun çelik konstrüksiyonuna önce asansörle çıkarak sonra da tırmanarak kedinin yerini tespit etmeyi başardık. Bir insan elinden daha küçüktü ve gözleri yeni açılmıştı ancak canlı bakıyordu. Çok kötü bir yere sıkışmıştı. İtfaiye erleri kediyi bir levye ile çıkartmaya karar verdiler. Ben de metal konstrüksiyonu açmaya çalışırken yaralanarak kanayan ellerimi yıkamak için lavaboya yöneldim." Salondan geçerken bir kez daha şok olmasına neden olan bir olay yaşamış Adıgül. Salonu dolduran izleyicilerin kendisine büyük bir tepki gösterdiğini söylüyor: "Televizyon dizilerinden ve tiyatro sahnelerinden aşina olduğumuz simalar, beni protesto ediyor, hakaretler yağdırıyordu. İnanamadım. Bir canlının kurtarılması için 20 dakika beklemek onlarda infial uyandırmıştı. Mahir Günşiray öfkesinden deliye dönmüştü. Kendilerine sanatın yaşamsal duyarlılıkları sembolize eden bir araç olduğunu, burada da bunun pratik bir örneğinin yaşandığını ve bu konuda sınıfta kaldıklarını söyledim." Protestoların sürdüğünü ve kendisinin salondan kovulduğunu ifade eden Adıgül, kedi çıkarılmadan bunu yapmayacağını söylemiş. Sonunda tüm engellemelere rağmen kedi kurtarılmış. Önce veterinere sonra da evine götürdüğü kediye Lorca adını vermiş Adıgül ve noktayı şu sözlerle koyuyor: "Bence Lorca, hepimize yaşama sanatını bu sefer farklı bir yolla anlattı."

NESLİHAN TUNÇ

DİĞER GÜNCEL HABERLERİ
 Cepheden tribüne bir dostluk hikâyesi
 Sabah kuşağında gündem yaratma sanatı
 'Türkiye sahtekârlara karşı konuşabiliyor'
 Şeytana kim marka giydiriyor?
 Bundan 15 yıl sonra Matrix gerçek oluyor
 İnternet ileride bir suç cenneti olacak
 Altı haftada rüya uzmanı yetişiyor
 Gisele'le daha seksi
 Görünmek isteyenler Galata'ya
 'Kahkaha çok tehditkar bir şey'
 Gezgin vatandaş her yerde
 Oyuncuların 'harika'lar diyarı
 İnsan yönetme sanatı
 Ve kadınlar mitolojiyi keşfetti...
 'Benim amacım Papa'yı korumak'
 Modanın 'timsah'ı
 Hastalık okulda başlayabilir
 Bugün hayvanlar için ne yaptınız?
 Şehrimize kumpanya geldi
    Cumartesi Yazarlar
  » Güncel
    Yaşama Dair
    Sinema
    Gurme
ALİ POYRAZOĞLU
Yetenek ekonomisi
Sekiz yıldır insan kaynakları, takım...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.